03 Aralık 2004 03:00

Ambargodan beter!

Irak'ta işgal nedeniyle binlerce sivil can verdi. Ancak işgalin bombalar ve kurşunlarla öldürülmeyen onbinlerce kurbanı daha var. Sağlık sisteminin tamamen çöktüğü ülkede, tedavi edilebilir hastalıklar nedeniyle günde 200 çocuk can veriyor.

Paylaş
Irak'ta işgalin başlamasının ardından ABD yönetiminin bilinçli bir politikası olarak sağlık sistemi tamamen çökertildi. Bu durumun kurbanları ise özellikle 5 yaşın altındaki çocuklar oldu. Basit ilaçların bile ülkeye sokulmadığı 13 yıllık BM ambargosu boyunca dahi sağlık koşulları bugünkünden daha iyiydi. İşgal öncesi ve sonrasını karşılaştıran birçok araştırmada da bu durum görülüyor. Araştırmaların ortak sonucu, halkın işgalden önce çok daha iyi koşullarda yaşadığı. Dikkat çekilmesi gereken bir nokta da, sağlık sorunlarının artmasının işgalin bir "yan etkisi" değil, ABD'nin bilinçli politikası olduğu.

Kalıcı zararlar Irak'ta işgal sonrası sağlık koşullarına ilişkin son raporu İngiliz tıbbi yardım kuruluşu Medact yayımladı. Raporda, savaşın sağlığa etkisine dair örnekler verilerek, birçok hastanede kalifiye eleman ve ilaç sıkıntısı çekildiği belirtiliyor. Medact yöneticilerinden Gill Reeve işgalin sağlık sistemini yıkmakla kalmadığını, aynı zamanda Irak halkının oluşan tahribatı giderme olanaklarını da ortadan kaldırdığını söyleyerek, verilen zararın kalıcılığına dikkat çekiyor. Reeve, "Irak'ta yaşanan tüm sorunların çözümü işgal güçlerinin Irak'tan çekilmesidir" diyor.

Çocuklar beslenemiyor Daha önce yayımlanan bir başka raporda ise, 6 ay ila 5 yaş arasındaki çocuklar arasında kötü beslenmeden kaynaklanan hastalıkların oranının, işgalin başladığı 2003 yılından sonra yüzde 4 artarak yüzde 7.7'ye yükseldiği belirtiliyor. Bu rakamlar, ambargo rejimi altında dahi, Iraklı çocukların bugünküne göre daha iyi yaşadıklarını gösteriyor. Norveçli sağlık kuruluşu Fafo, Irak Sağlık Bakanlığı ve BM Kalkınma Programı tarafından hazırlanan bir raporda da, yüzbinlerce Iraklı çocuğunun iyi beslenemediği ve ishalden hayatını kaybettiği belirtiliyor. Iraklılar arasında solunum hastalıkları, ishal ve tifonun da arttığı ve bu hastalıkların da ilaç yokluğu nedeni ile tedavi edilemediği belirtiliyor.

Basit hastalıklar 1990 yılından önce Irak, Ortadoğu'da en yüksek sağlık standartlarına sahip ülkelerden birisi idi. Şimdi ise UNICEF rakamlarına göre günde 200 Iraklı çocuk temiz su, gıda ve ilaç yokluğu ve kolay tedavi edilebilir ishal nedeniyle ölüyor. Bunun yanı sıra, Iraklı gebe kadınlar arasında da ölüm oranı hızla artıyor. Irak'a yönelik ilk ABD saldırısından önce, kentte yaşayan halkın yüzde 97'sinin, kırsal alanlarda yaşayanların ise yüzde 71'inin sağlık hizmetlerinden yararlandığı belirtiliyor. O dönemde, her Irak vatandaşı sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkına sahipti. Ayrıca sağlık hizmeti veren binlerce hastane ve tıp merkezi vardı.

İlaç sıkıntısı Ancak Körfez Savaşı'nın ardından sağlık kuruluşlarının sayısı hızla düştü. Irak'ta yıllardır kemoterapi ilaçları, antibiyotik ve aşı sıkıntısı yaşanıyor.

George Washington Üniversitesi'nden Tom Naggy, BM idaresi altındaki ABD ambargosu döneminde Irak'a basit ilaçların girmesinin bile yıllarca engellendiğini söyleyerek ABD'nin ayrıca Irak'ın su sistemini de bilinçli olarak çökerttiğini belirtiyor.

ÖNCEKİ HABER

'Yolu yok kalbim, Sağ çıkacağız bu acılardan'

SONRAKİ HABER

Yenilenen İstanbul seçimine 32 gün kaldı | Dakika dakika gelişmeler

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa