3 yıl IMF ve AB

3 yıl IMF ve AB'nin emrinde

AB Katılım Öncesi Ekonomik Program açıklandı. Zamları getiren mali disipline devam edileceğini belirtilen ve işsizliği öngören program, IMF programına referans oluşturacak.

IMF programına referans olacak ve aynı taahhütleri içeren Avrupa Birliği Katılım Öncesi Ekonomik Program (KEP) açıklandı. Türkiye'ye açıklanmadan önce IMF ve AB yetkililerine sunulan program, mali disiplini ve işsizliği öngörüyor. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve Devlet Bakanı Ali Babacan KEP'i birlikte açıkladılar.

IMF programına referans Şener, KEP'in Avrupa Komisyonu'na sunulan bir belge olmaktan öte, aynı zamanda IMF ile yapılan orta vadeli programın da referans belgesini oluşturacağını vurguladı. Para politikasına endekslenen halkın ihtiyaçlarına cevap vermekten uzak olan KEP'te üç yıl için sadece 1 milyon 650 bin kişiye iş bulunması öngörülüyor. Şu anki işsizlik rakamları 2 milyonun üzerine çıkmışken 3 yıl için belirlenen program işsizliğe çare bulmaktan uzak.

Programın hedefleri Program'ın temel amaçlarını, refah seviyesini artırmak, AB sürecinde ekonomik yapıyı geliştirmek ve Maastrich kriterlerine yakınsama olarak açıklayan Şener'in verdiği bilgiye göre üç yıllık ekonomi politikalarının hedefleri şöyle:
  • Sürdürülebilir yüksek büyüme performansına ulaşmak ve üç yıl boyunca yüzde 5'lik büyümeye ulaşmak,
  • Kişi başına geliri AB ortalamasına yaklaştırmak. Şu anda AB ortalamasının yüzde 33'ü seviyesinde olan satın alma gücüne göre milli geliri üç yıl sonunda yüzde 37'ye çıkarmak,
  • 2007 sonunda 1 milyon 650 bin yeni istihdam yaratmak,
  • Enflasyon oranını dönem sonunda yüzde 4'e indirmek,
  • Kamu açıklarını azaltmak,
  • Kamu brüt borç stokunun milli gelire oranının AB'ye yaklaştırılması. 2007 sonu için hedef 67.3.
  • İhracat performansını artırmak ve 2007 sonundfa 94 milyar dolara yükseltmek

  • Turizm gelirlerini artırmak, 2007'de 21 milyar dolara çıkartmak
  • Bölgeler arası gelişmilik farklarını AB seviyesine indirmek.




    YENİ MECLİS, AB VE IMF IMF'nin stand-by şartları arasında bulunan yapısal reformlar KEP'te de yer alıyor. Yerel yönetim reformunu da tekrar ele alacaklarını kaydeden Şener, kurumsal yapı incelenirken kamu yönetiminin tekrar yapılandırılacağını, karar alma sürecinin hızlanacağını ve kamusal harcamanın azalacağını ifade etti. Şener veto yiyen yerel yönetimler, kamu yönetimi ve belediyeler kanununun yeniden gündeme alınarak çıkarılacağı anlamına gelen sözlerinin ardından sosyal güvenlik reformunun da gecikmeden yasalaşacağı mesajını verdi. AB müktesebatına uyum çalışmalarının da süreceğine işaret eden Şener, en önemli uyum reformlarından birisinin sosyal güvenlik reformu olacağını savundu. Tek bir emeklilik rejimi kurulacağını söyleyen Şener, şöyle devam etti: "Genel sağlık sigortasıyla tüm nüfusu aynı norm ve standartlar üzerinde güvence altına alacağız. Tüm sosyal güvenlik kuruluşları tek bir çatı altında birleşecek ve sosyal güvenlik açıklarını uzun vadede yüzde 1'e indireceğiz". Şener, yapısal reformların hedeflerini de şöyle sıraladı:
  • Özelleştirme ile devleti üretimden uzaklaştırmak, özel sektör geliştirmek, payını artırmak
  • Yatırım ve üretim için uygun bir ortam oluşturmak,
  • Mali sektörü geliştirmek,
  • İşgücü arzının niteliklerini yükseltmek,
  • Kamu hizmetlerinin etkinliğini artırmak, kamuda kaynak israfını önlemek, kamunun piyasadaki düzenleyici ve denetleyici rolünü yükseltmek,
  • Vergi idaresini güçlendirmek, vergide kayıpları azaltmak,
  • Tarımda AB düzenlemelerini yapmak, primleri indirmek,
  • Enerji sektöründe özelleştirmeyi hızlandırmak.




    FAİZ DIŞI FAZLA ARTABİLİR Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Unakıtan faiz dışı fazlanın önceliklerinden biri olduğunu belirterek, "Faiz dışı fazla, mali disiplinle ilgili en önemli gösterge. 2003 ve 2004'te faiz dışı fazla hedefimiz yüzde 6.5 olarak belirlenmişti. 2005'te de yüzde 6.5 olacağını ifade ettik. 2006 ve 2007'de bu civarlarda bir faiz dışı fazla öngörüyoruz. Bu yıllarda (Kesin olarak yüzde 6.5 olacak) demedik" dedi. Hükümetin ekonomik programının en önemli ayaklarından birisinin özelleştirme olduğunu belirten Unakıtan, "Siz, ne yaptınız diyeceksiniz? Hükümetimizin çok kararlı bir iradesi var. 2004'te orta ve küçük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesinde çok büyük mesafe kat ettik. Kasamıza giren para, 1.2 milyar doları aştı. TÜPRAŞ, mahkemeden döndü. Zannetmeyin ki mahkemeden döndü diye bıkacak halimiz yok. Yakında TÜPRAŞ'ın özelleştirilmesi tekrar gündeme gelecek. TEKEL, Telekom, THY, eneji, PETKİM özelleştirmeleri gelecek" dedi.

    www.evrensel.net