01 Aralık 2004 03:00

Ceyda okula gitmek istiyor

Türkiye nüfusunun onda birini oluşturan engelliler, yaşamın her alanında çifte standarta tabi tutuluyor. İTÜ Konservatuarı'nı kazandığı halde, görme engelli olduğu için kaydı yapılmayan Ceyda Evrim Çam, başvurduğu yargıdan da olumsuz yanıt aldı.

Paylaş
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Konservatuvarı'nın iki ayrı sınavını kazanan ancak "göremiyorsun" denilerek kaydı yapılmayan görme engelli Ceyda Evrim Çam'ın yargı savaşı sürüyor. Hukuk mücadelesini Bölge İdare Mahkemesi'ne taşıyan Çam, öğrenim hakkının engellenmesi halinde konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar götürmeye hazırlanıyor. Ceyda Evrim Çam'ın, yargıya kadar götürdüğü olaylar zinciri ağustos ayında girdiği bir sınavdan sonra başlar. İTÜ Devlet Konservatuarı Lise Bölümü'nün 21 Ağustos'ta yaptığı sınavda başarılı olarak ilk elemeyi geçen Çam, 31 Ağustos'taki kesin kabul sınavına da girer. Aralarında okul müdürü Can Etili'nin de bulunduğu 20 kişilik sınav heyetinin karşısına çıkan Çam, 130 kişinin katıldığı bu sınavda da başarılı olarak 40 kişi arasına girmeyi başarır.

Rapor aldı Sınavın ardından kayıt işlemleri için belgelerini hazırlayan Çam, sağlık raporu almak için başvurduğu Büyükçekmece Devlet Hastanesi'nden, "Bir üst sağlık kurumuna başvurması gerekmektedir" yanıtını alır. Bunun üzerine Bakırköy Devlet Hastanesi'ne başvuran Çam, öğrenci işlerine de raporun gecikmesinin kayıt için engel teşkil edip etmeyeceğini sorar, aldığı yanıt, "Sağlık raporunu kayıttan sonra da getirebilirsiniz" olur. Bakırköy Devlet Hastanesi de Çam'ın başvurusu üzerine, "Görmeyi gerektirmeyen konservatuvar bölümlerinde eğitim ve öğretim görebilir" şeklinde bir rapor hazırlar. Raporu alan Çam, kaydını yapmak üzere gittiği okulda, hiç beklemediği bir tepkiyle karşılaşır. Okul müdürü Can Etili, "Görme engelliler için altyapımız yok. Hem derslerine nasıl çalışacak?" diyerek, Çam'ın kaydını yapmaz. Çam'ın, aynı okuldan daha önce 4 görme engellinin mezun olduğunu hatırlatması da kaydını yaptırmaya yetmez.

Yargıdan darbe Kayıt yaptıramayan Çam, yürütmenin durdurulması işleminin iptali istemiyle İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nde dava açar. Mahkemenin istemi reddetmesi üzerine Çam'ın avukatları karara karşılık davayı Bölge İdare Mahkemesi'ne taşırlar. Ancak Bölge İdare Mahkemesi de 4. İdare Mahkemesi'nin kararını onar. Çam'ın avukatları şimdi 4. İdare Mahkemesi'nin esas hakkında karar vermesini bekliyor. İç hukuk yollarının tüketilmesi halinde avukatlar davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyacaklar.




YASALAR ÇİĞNENDİ Gelişmelere ilişkin sorularımızı yanıtlayan Ceyda Evrim Çam'ın kendisi gibi görme engelli avukatı Mümin Özeken, "İstemimiz reddedildiğinden sonuca göre davayı Danıştay'a götüreceğiz. Eğer yine aynı karar verilirse bu durumda tazminat davası açacağız" dedi. Davanın sonuçlanmasının uzun bir zaman alacağını belirten Özeken, Çam'ın okulda öğrenim görmesinin engellenerek Anayasa'nın, uluslararası sözleşmelerin, insan hakları ve özürlü haklarının çiğnendiğini dile getirdi. Özeken, "Dosya mahkeme tarafından yeteri kadar incelenmedi ve sağlıklı bir karar verilmedi. Son derece yanlış ve emsal bir karar veriliyor. Metin Şentürk, Ruşen Yılmaz, Gülcan Demir ve Merih Özbay bu okullardan mezun oldular ve mesleklerini yapıyorlar. Mahkemeye Ege Üniversitesi Konservatuarı'nda hocalık yapan ancak görme engelli olan Prof. Dr. Önder Kütahyalı'yı emsal olarak gösterdik ancak dikkate alınmadı" şeklinde konuştu.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


İşte kentsel dönüşüm!Elif Görgü Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından hazırlanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Ataşehir Toplu Konut Alanı Nâzım İmar ve Uygulama İmar Planları halktan tepki gördü. TOKİ İştiraki Emlak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) A.Ş. ile SOYAk girişimi ile hazırlanan ve Bayındırlık Bakanlığı tarafından onaylanan planların, 'nüfus ve sosyal donatı dengelerini bozduğu, yapı ve nüfus yoğunluğunu artırdığı, sosyal alanları azalttığı' ileri sürülüyor. Ataşehir bugünkü haliyle 'HABİTAT, Kent içinde En İyi Kent Uygulaması' ödülü almıştı. Ancak, nüfus ve yapı yoğunluğunu iki katına çıkarıp sosyal donatı alanlarını azaltan planlar ile bu ödülün anlamı kalmayacak.

Sosyal alanlar azaltılıyor Planı değerlendiren Ataşehir Sakinleri Dayanışma Derneği, çok sayıda sorun tespit etti. Derneğin ortaya çıkardığı sorunlar şöyle:
  • Önceki planlarda 31 bin olarak planlanan nüfus yeni planlarla 68 bin olarak öngörülüyor.
  • Nüfus yoğunluğu iki katına çıkarılırken, sosyal alanlar, eğitim ve sağlık tesisleri azaltılıyor.
  • Mevcut planda E: 2.04 olan inşaat emsali yeni planda E:2.50 olarak planlanıyor. Toplam inşaat alanı ortalama 1 milyon 700 bin metrekareden, 2.5 milyon metrekareye çıkarılıyor.
  • Yeni planda yeşil alan olarak bırakılan yerler ise yüksek gerilim alanı altı, İSKİ ishale hattı üstü gibi, çocuk parkı ya da aktif yeşil alan olmaya müsait olmayan alanlar olarak belirlenmiş.
  • Plan, Bayındırlık Bakanlığı'nca çıkarılan 'Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik' kurallarına aykırı.
  • Ataşehir doğu bölgesindeki sosyal donatı alanları toplu konut alanına çevriliyor.
  • Eski planda meslek lisesi, sağlık tesisi, Kadıköy Belediyesi çiçekevi, Kadıköy Belediyesi hayvanevi, lise alanı, ticari, sosyal ve kültürel tesis alanı ve idari alan iptal edilerek toplu konut alanına çevrildi.
  • Bu bölgeye, toplam 3656 konut ve 14 bin 624 kişilik nüfus yoğunluğu getirildi.
  • Planlar, Büyükşehir Belediyesi Şehir Planlama Müdürlüğü'nün olumsuz görüşüne rağmen askıya çıktı. Dernek, yeni planın uygulanmasının ise şu sonuçlara neden olacağını savunuyor: Trafik kilitlenecek, otopark sorunu ağırlaşacak, altyapı yetersiz kalacak, çevre ve yaşam koşulları zorlaşacak. 'Avuçiçi kadar bir yere bir Anadolu Kenti sığdırılmaya' uğraşıldığını söyleyen Ataşehirliler, 'planın bütününün iptali ve yürütmenin durdurulması' istemiyle mahkemeye başvurdular.

  • ÖNCEKİ HABER

    İzinsiz afiş suç değil

    SONRAKİ HABER

    Kılıçdaroğlu: Kürtçe için yasal düzenleme yapılmalı

    Sefer Selvi Karikatürleri
    Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa