28 Kasım 2004 03:00

Testiyi kırmadan davası!

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi 6 genç hakkında Ankara Tabip Odası ve Türk Tabipler Birliği'nin yayınlarını dağıttıkları, afişlerini astıkları için 12 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Paylaş
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi 6 genç hakkında Ankara Tabip Odası ve Türk Tabipler Birliği'nin yayınlarını dağıttıkları, afişlerini astıkları için 12 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı. AKP Hükümeti'nin Sağlıkta Dönüşüm Projesi'ne karşı çıkan ve "herkese ücretsiz sağlık" diyen hekimlere karşı tutumunun devamı niteliğindeki dava, çocuğunu suya göndermeden döven Nasrettin Hoca'nın komşularına verdiği "Ya testiyi kırarsa!" cevabını hatırlatan olaya benzedi. Davalık olan öğrencilerin isimleri şunlar: İzzet Doğan, Kazım Rollas, Özgür Sinan Cengiz, Özge Taşkın, Hasan Barış Ilgaz ve Engin Kırmızıgül. Dava, Ankara Tabip Odası (ATO)-Tıp Öğrencileri Kolu (TÖK) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) imzalı afiş astıkları ve Ankara Tabip Odası Tıp Öğrencileri Kolu'nun yayınları ile Türk Tabipler Birliği'nin Tıp Dünyası ve Hekimden Hekime isimli dergilerini dağıttıkları için polis tutanağına dayanılarak açıldı. TCK'nın izinsiz afiş asmak suçunu düzenleyen 537'nci maddesi uyarınca öğrenciler hakkında 2'şer yıl hapis cezası istenen dava, 30 Kasım 2004 tarihinde görülecek.

'Dergiler afiş sayıldı' Öğrencilerin dağıttıkları iddia edilen "Tıp Dünyası" isimli gazete, "Hekimden Hekime" isimli dergi, "Geleceğimize sahip çıkıyoruz" başlıklı TTB-TÖK imzalı özel sayıları dağıtmak, TCK'nın 537'inci maddesinin kapsamına girmiyor. Çünkü bu yayınlar basın mevzuatının yürürlükteki hükümlerine göre yayınlanıyor. Öte yandan, yine öğrenciler tarafından asıldığı iddia edilen afişler de, kamu kurumu niteliğinde meslek örgütü olan TTB'ye ait. Bu afişlerin hastane, poliklinik ya da tıp fakültelerine asılması da TTB'nin yasa kapsamında yürütmekle yükümlü olduğu görevler arasında.

Yasadışı delil Öğrencilere açılan davanın dayanağı da polis memurlarının tuttuğu tutanak oldu. 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun 20'nci maddesine göre, polis, her istediğinde üniversite içine giremiyor. Davanın tek dayanağı olan polis tutanağı, "hukuka aykırı biçimde elde edilmiş delil" olduğu için hükme esas olamıyor. Hazırlık soruşturması aşamasında öğrencilerin ifadesinin alınmamış olması davanın diğer bir çarpıcı yönünü oluşturuyor. Cumhuriyet Savcısı İbrahim Coşkun Açıksöz'ün hazırladığı iddianameden de, öğrenciler için "yüklenen suçu işledikleri iddiası, afiş suretleri ve tutanak gibi kanıtlardan anlaşılmıştır" denilerek, soruşturma aşamasında başka bir kanıt ya da tanık arayışı içine girilmeye gerek duyulmadığı anlaşılıyor.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Engelliler yasalarını istedi Türkiye Körler Federasyonu tarafından Gündoğdu Meydanı'nda düzenlenen mitingte, engelliler için hazırlanan yasa tasarısının meclisten geçirilmesi talep edildi. Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan çeşitli derneklere üye engelliler, "Güçlüye beş dakikada yasa, özürlüye gam tasa", "Hükümet zengine kefil, özürlü aç sefil" yazılı dövizler taşıyarak, taleplerini dile getirdiler. Mitingte bir konuşma yapan Türkiye Körler Federasyonu Başkanı Ahmet Cantürk, Türkiye'de 8.5 milyon civarında özürlü olduğunu belirterek, engelliler yasasının çıkarılması konusunda 15 yıldır mücadele ettiklerini dile getirdi. Hükümetlerin IMF ve benzeri bahaneler ileri sürerek yıllarca kendilerini aldattıklarını dile getiren Cantürk, artık tahammülleri kalmadığını söyledi. Çağdaş Görmeyenler Derneği Genel Başkanı Celil Urhan da, 9 Aralıkta engellilerin yurdun dört bir yanından Ankara'ya akacaklarını dile getirerek, engelliler yasasının çıkarılması için topladıkları imzaları TBMM'ye ileteceklerini belirtti. Mitingte, engelliler tarafından bir müzik dinletisi de sunuldu.

ÖNCEKİ HABER

Okulunu hiç aksatmamış

SONRAKİ HABER

Putin, Merkel ve Macron ile Suriye, Ukrayna ve İran gündemini görüştü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa