27 Kasım 2004 22:00

Yargıdan örnek karar

Ankara 5'inci İdare Mahkemesi'nin verdiği bir karar, memurların aldığı kınama ve uyarı cezalarının iptali için idari yargıya başvurmalarının yolunu açtı.

Paylaş
Ankara 5'inci İdare Mahkemesi'nin verdiği bir karar, memurların aldığı kınama ve uyarı cezalarının iptali için idari yargıya başvurmalarının yolunu açtı. Karar, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Eğitim Araştırmaları Merkezi'nde çalışırken kınama cezası alan öğretmen Mehmet Mutlu'nun MEB'e dava açması sonucu alındı. Devlet Memurları Kanunu'nun kınama ve disiplin cezaları için ancak bir üst amire itiraz edilebileceği yönündeki hükmünün, "adil yargılanma hakkına aykırı olduğu" sonucuna varan mahkeme, Mutlu'ya verilen cezayı iptal etti. Yüzbinlerce memuru ilgilendiren mahkeme süreci şöyle gelişti: Mehmet Mutlu, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Eğitim Araştırmaları Merkezi'nde görev yaparken, "incelediği eğitim araçlarında birçok hata tespit etmesine rağmen, 'uygun bulunmuştur' diye rapor düzenlediği" iddiasıyla 2003 yılı Ağustos ayında kınama cezası aldı. Mutlu, bunun üzerine Ankara 5'inci İdare Mahkemesi'ne başvurdu. Mutlu, suçlamanın savunma hakkını ortadan kaldırabilecek ölçüde genel, soyut, belirsiz ve dayanaksız olduğu, soruşturmanın kendisine bildirilmeyerek savunma hakkının engellendiği ve soruşturmayı açan-cezayı veren makamın aynı olması nedeniyle hükmün geçersiz olduğu gerekçesi ile kararın iptalini istedi. MEB ise, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre kınama cezasına karşı dava açılamayacağını belirterek davanın görüşülmeden reddini istedi.

Hak ihlali Öncelikle Anayasa ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "uyarma ve kınama cezalarına karşı itirazın bir üst disiplin amirine yapılabileceği" şeklindeki hükmünün adil yargılanma hakkı, hak arama özgürlüğü karışısındaki durumunu ele alan Ankara 5'inci İdare Mahkemesi, kararında, sav ve savunma hakkının hak arama özgürlüğünün temelini oluşturduğunu kaydetti. Adil yargılanma hakkının temel insan haklarından biri olduğuna dikkat çekilen kararda, AİHM'de "idarenin eylem ve işlemlerinin yargı denetimi dışında tutulması"nın adil yargılanma hakkının ihlali olarak kabul edildiği hatırlatılarak, kimi Avrupa ülkelerinden davalar örnek gösterildi. Kararda, mahkemeye başvuru olanağının tanınmadığı bir idari rejimin adil yargılanmaya uygun olmadığı ifade edildi.

Memura idari yargı yolu açık Anayasa'nın 90'ıncı maddesine "usulüne göre yürürlüğe konmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası anlaşma hükümleri esas alınır" cümlesinin eklendiğine dikkat çekilen kararda, uluslararası sözleşmeler ile anayasa arasında bir uyumsuzluk olduğunda uluslararası sözleşmelerin üstünlüğünün kabul gördüğü kaydedildi. BM Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi'nin adil yargılanma hakkı başlıklı 14'üncü maddesinin mahkemeye başvurma hakkının hiçbir şekilde kısıtlanmamasını öngören hükümleri ile "uyarma" ve "kınama" cezalarına karşı yargı yolunu kapayan iç hukuk düzenlemelerinin aynı konuda farklı hükümler içermesi üzerine mahkeme, BM sözleşmesini esas alarak, Mutlu'nun kınama cezasına karşı dava açabileceğine karar verdi. Ankara 5'inci İdare Mahkemesi ayrıca Mutlu'nun görevini usule uygun yerine getirdiğini belirterek, kınama cezasını da iptal etti.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Narin: Türkiye'de fakir yok!

SONRAKİ HABER

Okulunu hiç aksatmamış

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...