27 Kasım 2004 22:00

Yine aynı senaryolar

Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürü Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Enerji Bakanı Hilmi Güler'in 2010 olan enerji darboğazı öngörüsünü 2008'e çekerek, özelleştirme için hükümete "elini çabuk tut"çağrısı yaptı.

Paylaş
Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürü Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Enerji Bakanı Hilmi Güler'in 2010 olan enerji darboğazı öngörüsünü 2008'e çekerek, özelleştirme için hükümete "elini çabuk tut"çağrısı yaptı. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Enerji Enstitüsü tarafından düzenlenen ''Türkiye'de Hidrolik Enerji Sorunları ve Çözümleri'' konulu panelde DSİ Genel Müdürü Eroğlu, 2008 gibi yakın bir tarihte Türkiye'yi bir enerji krizinin beklediğini iddia etti. Eroğlu, ''Bu nedenle elimizi çabuk tutmamız lazım. Burada özel sektöre büyük rol düşüyor. Devletin herşeyi yapması doğru değildir. Devletin özel sektörün yapamayacağı büyük projelere el atması lazım. Ama nehir santrali gibi küçük projelerde özel sektörün önünü mutlaka açmamız gerekiyor. Bunun için de bürokratik engeller kaldırılmalı'' diye konuştu. Eroğlu, Türkiye'de hidroelektrik enerjinin toplam enerji içindeki payının yüzde 25 olduğunu kaydederek, bu oranın çok düşük olduğuna dikkat çekti. Kamuoyunda yer alan barajların pahalı olduğuna ilişkin birtakım iddiaların doğru olmadığını savunan Eroğlu, Atatürk Barajı'nın 9, Karakaya Barajı'nın 4, Keban Barajı'nın ise 7 yılda yapılan masrafları karşıladığını kaydederek, hidroelektrik santrallerinin işletme maliyetinin doğalgaza göre daha düşük ve ekonomik ömrünün daha uzun olduğunu ifade ederek, son 10 yıl içinde Türkiye'nin tercihini doğalgazdan yana kullanmasından dolayı hidroelektrikten üretilen enerji payını azalttığını vurguladı.

Hidrolikte geç kaldık İTÜ İnşaat Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Dr. İstemi Ünsal bu denli ucuz ve temiz enerji kaynağı olan hidrolik santrallerin Türkiye'de çok geç kullanılmaya başlandığını söyleyerek, "Hidrolik santral konusu çok geç gündeme geldi. Buradan bir sonuç çıkaracak olursak, ekonomik kriterler irdelenmeli ve ülkeler kendilerine özgü çözüm yolları kullanmalılar" dedi. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Yasası'nın bir an önce çıkması gerektiği belirten Ünsal, bu yasanın, santrallerin nasıl kurulacağııdan halka nasıl tanzim edileceğine kadar her şeyi içerdiğini ifade etti. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Düzenleme Dairesi Başkanı Murat Erenel de Türkiye'nin hidrolik enerji santrallerinde yılda yılda 127 kwh enerji kazandığını ifade ederek, bu rakamın tüm kaynaklar düşünüldüğünde kazanılabilecek enerji oranının sadece yüzde 36'sı olduğunu söyledi.




'SU DA ÖZEL SEKTÖRE AKSIN' TBMM Sanayi Ticaret Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Dr. Soner Aksoy da, çevreye zarar vermemesi nedeniyle yenilenebilir enerji kaynaklarının bir ihtiyaç olduğunu belirterek, Türkiye'deki hidrolik enerji kaynaklarının sadece yüzde 30-35'inin kullanıldığına işaret etti. Aksoy, ''Geri kalan su akıp gidiyor. Değerlendiremediğimiz için akıp giden suyun Türkiye'ye yıllık maliyeti 4-5 milyar dolar'' diyerek, DSİ'nin yatırımlarının yeterli olmadığını, özel sektörün devreye girmesi gerektiğini savundu. Ayrıca Aksoy gazetemize yaptığı açıklamada, hükümetin aksine, ihtiyaç olmadıkça nükleer enerji santrallerinin yapılmayacağını iddia etti. "Nükleer santraller, mevcut arz ve talep projeksiyonu çerçevesinde önümüzdeki günlerde büyük bir darboğaz ya da enerji krizi olması ihtimalini düşünerek yapılan bir şey. Hemen nükleer santral yapılacak anlamında değil. Çevreye zararları nelerdir onlara bakmak gerek" şeklinde konuşan Aksoy, dünyada kullanılan 400 tane nükleer santral olduğunu hatırlattı.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Bakan yalan söylüyor

SONRAKİ HABER

Finlandiya’da yeni grev dalgası

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa