25 Kasım 2004 03:00

KPÖ parçalanabilir

Avusturya Komünist Partisi (KPÖ) çalkalanıyor. 32. Kongre'nin ardından, parti içinde iki ayrı grup belirginleşti. Muhaliflerden Manfred Eber, partinin içinde bulunduğu durumu Evrensel'e anlattı.

Paylaş
Avusturya Komünist Partisi'nde (KPÖ) iç sorunlar giderek ağırlaşıyor. Parti, bölünme ile karşı karşıya. Daha önce KPÖ genel başkanlığa aday olan ve uzun yıllar parti içinde üst düzey görevlerde bulunan Manfred Eber, kongre öncesi yaşanan tartışmalar, sağ çizgi ve izlenen politikalar konusunda sorularımızı yanıtladı.

Evrensel: Geçtiğimiz parti kongresini kısaca değerlendirebilir misiniz? Manfred Eber: 2003 yılında yapılan kongre, iki bölümden oluşuyordu. Birinci bölümde parti programı hakkında görüşmeler yapılırken, diğer bölümde güncel politik sorunlar ve eyalet başkanlığı seçimleri ele alındı. İlk bölüm ortak bir plan çıkarılamadan bitirildi, ama bir buçuk yıl içinde bir program taslağı çıkarılmasına karar verildi. Kongrenin ikinci bölümünde gerçekleşen seçimlerde kadın eşbaşkanlığına aday olan Petra Stöckl kıl payı ile kendisine karşı olan kadın adayı geçerken, ben de kıl payı ile şimdiki parti başkanı Walter Baier'e yenildim. Yönetim Kurulu için adaylığını koyan 70 kişiden sadece 7'si seçildi. Bu da KPÖ'nün iki eşit büyüklükte parçalandığını gösteriyor bence.

Kongre sonrasında nasıl gelişmeler yaşandı? Kongreden hemen sonra bütün katılımcılar ortak çalışma çağrılarında bulundu. Ama beş ay geçmeden, Petra Stöckl, baskılardan dolayı istifa etmek zorunda kaldı. Benzer sebeplerden dolayı dört kişi daha geri çekildi. Son aylarda parti içerisindeki çelişkiler daha da arttı. Eşbaşkan Baier ve etrafındaki fraksiyon, Marksizm, işçi sınıfı ve sosyalizm ile alakasını kesti. Bunun yerine Avrupai, alternatif sol bir politika geliştirdiler. Parti 'Avrupa Sol Partisi'ne katıldı ve böylece Avrupa Birliği'ne yönelik temel eleştiriler kurban edildi. Baier ve diğerleri çoğulculuktan bahsetmeyi çok seviyorlar, ama aynı zamanda onları eleştirenler hakkında disiplin soruşturması açılıyor. Örneğin bana ve Petra Stöckl'e parti içinde konuşma yasağı getirilmesine dair disiplin kuruluna başvuruda bulunuldu. Ama biz yılmayacağız.

Bu sene iki ayrı kongrenin yapılacağını duyduk. Bunun sebebi nedir? Yönetim Kurulu'nun geri kalanı; 4-5 Aralık'ta sadece delegeler için bir kongre yapılması çağrısında bulundu. Bununla birlikte partinin 32. Kongresi'nde alınan kararlara karşı gelindi. Çünkü her parti üyesi kongreyi dinleme ve kararlara katılabilme hakkına sahiptir. Bunun üzerine partinin Viyana'daki kollarından olan KPÖ-Ottakring, 27 Kasım'da üyelere açık bir kongre yapılacağını ilan etti. Bu da iptal edildi. Çünkü Baier ve fraksiyonu, kongreyi düzenleyenlere dava açtılar. Bu nedenle, kimsenin rahatsız olmaması için kongre iptal edildi.

İki ayrı kongre, iki ayrı grup... Bu iki grubu birbirinden ne ayırıyor? İki grup var, ama ikisi de homojen değil. Baier, pratikte otoriter parti anlayışını yürütürken, diğer yandan da gelişen her harekete atılıyor. Hareketin küreselleşmeye, sağ hükümete karşı olması onun için çok önemli değil. Hatta ahlak dersi vermeye bile kalkabilecek köktendinci Fokolore Hareketi bile ilgisini çekmişti. Bu hareket, Katolik kilise içerisinde radikal dinci eğilimi güçlendirmeye çalışıyor. Benim bir grupla birlikte çalışmamı belirleyecek tek şey materyalist eğilim ve emekçi kesimlerle ilişki, tabandaki çalışmadır.

KPÖ'nün geleceğine dair neler söyleyebilirsiniz? Şu an büyük bir bölünme tehlikesi bulunuyor, sadece bölünme değil, küçük gruplar halinde parçalanma tehlikesi de var. Belki KPÖ-Steiermark gibi güçlü eyalet örgütleri bunu atlatabilir. Steiermark'in başkenti Graz'da (250 bin nüfusu var) geçtiğimiz belediye başkanlığı seçimlerinde KPÖ yüzde 20 gibi bir oy almıştı. Bu da, birçok sanayi bölgesinde KPÖ'nün şehir meclisine aday göndermesi anlamına geliyor. Önümüzdeki eyalet seçimlerinde parlamentoya gitmeyi hedefliyorlar. KPÖ'nün bir geleceğinin olup olmadığını kesin söyleyemem. Ancak, Avusturya'da, Tirol'da komünist politikanın geleceğinin olduğundan eminim. Kapitalist sistemin çelişkileri, gün be gün, daha insani, daha demokratik ve alternatif bir sistemin gerekliliğini ortaya koyuyor. Bu alternatifin adı sosyalizmdir.

Geçen kongrede genel başkanlığa adaylığınızı koymuştunuz. Gelecek seçimlerde adaylığınızı yeniden koyacak mısınız? Hayır. Parti içinde başkanlık görevini daha iyi yapabilecek kadın ve erkeklerin olduğuna inanıyorum. Ben, eğer istenirse, şu yada bu şekilde parti çalışmalarına çalışmalara katılmaya devam edeceğim. Zaten önemli olan birlikte kolektif olarak çalışmak, şimdiki gibi bir ya da iki kişinin diktatörlüğü değil.

ÖNCEKİ HABER

İman böyle öldürüldü

SONRAKİ HABER

The SEC ruling has tarnished every election that has been and will be held!

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa