22 Kasım 2004 03:00

Çadırlardan da sürülüyorlar

Şırnak'ın çeşitli köylerinden koruculuğu kabul etmedikleri için, 1994 yılında, köyleri yakılıp boşaltılarak sürgüne gönderilen Kürtler, sığındıkları bereketli Çukurova topraklarından da kovuluyorlar.

Paylaş
Şırnak'ın çeşitli köylerinden koruculuğu kabul etmedikleri için, 1994 yılında, köyleri yakılıp boşaltılarak sürgüne gönderilen Kürtler, sığındıkları bereketli Çukurova topraklarından da kovuluyorlar. 10 yıldır Adana'nın Tuzla beldesine bağlı Kapıköy ve Kumhöyüğü köyü arasında kurdukları "Çadırkent"te yaşayan Kürt ırgatlar çadırlarından çıkarılmak isteniyor. Çukurova'nın yakıcı sıcağı, yağmuru çamuru demeden kamıştan yaptıkları çadırlarda çok zor şartlarda yaşamaya mecbur kalan ırgatlar, Kapıköyü Muhtarı İsmet Karakaş ve Kumhöyüğü Köyü Muhtarı Mustafa Kuzlu'nun baskılarıyla tekrar göçe zorlanıyorlar. Çadırlarını sökmek için kendilerine bir haftalık süre tanınan ırgatlar, 'Kürt olduğumuz için böyle yapıyorlar" diye konuşuyorlar. 500 kişinin yaşadığı ve bazı çocukların okula gittiği 'Çadırkent'te sürgüne zorlanan ırgatlar gidecek yer gösterilmediği için ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. Kendilerine gidecek yer gösterilmesini isteyen ırgatlar, Adana Valisi Cahit Kıraç ile görüşmeye hazırlanıyorlar. Vali istiyormuş! 1994 yılında koruculuğu kabul etmedikleri için Şırnak'ta bulunan köylerinin yakılmasının ardından Çukurova'ya geldiklerini ifade eden elçi (ırgatlara iş bulan) Ali Külter, Kapıköy ve Kumhöyüğü köyü muhtarlarının çadırlarını kaldırmaya çalıştığını bildirdi. Muhtarların "Vali öyle istiyor' diyerek çadırlarını kaldırmak için kendilerine bir hafta süre verdiklerini anlatan Külter, "Bize nereye giderseniz gidin diyorlar" şeklinde yaşadıkları durumu anlattı. 3 çocuk babası ırgat Enes Külter, ne yapacaklarını şaşırdıklarını ifade etti. Kendilerine bir hafta mühlet verildiğini kaydeden Külter, 'Gitmezsek Jandarmayla kaldıracaklarını söylediler" diye konuştu.

'Suçumuz Kürt olmak' 10 yıldır aynı yerde yaşadıklarını ve tarlalarda çalıştıklarını aktaran Vahdullah Kara, Kapıköy ve Kumhöyüğü köyü halkının muhtarlara destek vererek kendilerini buradan kaldırtmaya çalıştıklarını belirtti. Çadırlarda çok zor koşullarda yaşadıklarına değinen Kara, "Biz tarlalarda çalışıyoruz. Onlardan sağlık ocağı, okul istemedik. Bizim buralara yerleşip kalmamızdan korkuyorlar" dedi. '' ji bo na ku em Kurdın lime wusa dikin (Kürt olduğumuz için böyle yapıyorlar) diyen ırgat Hamit Çevik'te, "Her şeye rağmen burada yaşamaya razıydık. Şimdi kışın ortasında bizi buradan da sürmeye çalışıyorlar" şeklinde konuştu. Toprak ağalarının kendi paralarını da vermediğini dile getiren Çevik, "Bizim memlekette evimiz, köyümüz kalmadı. Yaktılar, yıktılar. Şimdi paramızı da vermeden bizi sürecekler. Biz nereye, kime sığınalım. Devlet bize ya yer göstersin, yada yurtdışına çıkarsın. Başka yapacak bir şeyimiz yok ki" dedi.

'Bir haftalık süre' Kendilerine bazen ikametgâh lazım olduğunu ancak muhtarların vermediğini ifade eden ırgat Tahir Külter ise "Biz sanki bu ülkenin vatandaşı değiliz. Bize 'Bir haftada buradan çıkacaksınız' diyorlar. Bu kışın ortasında nereye gidelim. İlla buradan göndereceklerse bize kalacak yer göstersinler" diye konuştu.

ÖNCEKİ HABER

Böyle zihniyet görülmedi

SONRAKİ HABER

Bursa Demokrasi Güçleri ulaşım zammını ve YSK kararını protesto etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa