20 Kasım 2004 22:00

Kürt sorunu Avrupa'nın
   baskısıyla çözülmez

Barış İçin Aydın Girişimi tarafından Ankara'da düzenlenen Barış Konferansı'nda Kürt sorununun eşitlik ve demokrasi temelinde çözümünün ve barışın hayat bulmasının Türkiye'nin kendi dinamikleri ile mümkün olacağı vurgusu dikkat çekti.

Paylaş
Barış İçin Aydın Girişimi tarafından Ankara'da düzenlenen Barış Konferansı'nda Kürt sorununun eşitlik ve demokrasi temelinde çözümünün ve barışın hayat bulmasının Türkiye'nin kendi dinamikleri ile mümkün olacağı vurgusu dikkat çekti. Konferansın önceki gün yapılan ikinci bölümünde konuşan KESK MYK üyesi İhsan Avcı, savaşın ekonomik açıdan bir yıkıntı getirdiğini, sendikal hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına neden olduğunu dile getirerek, bu nedenlerle sendikal hareketin savaşa karşı durduğunu anlattı. Konferansta konuşan Hak-İş Genel Sekreteri ve Hizmet-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan ise girişimi esas amacından uzaklaşmadığı sürece destekleyeceklerini ifade etti. Ateşkes ilanının sorunların çözümü konusunda avantaj sağlayacağını bildiren Arslan, sloganlardan, simgelerden uzak, kurumsal kimliğin ve ideolojik bakışın ötesinde bir çalışma yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Arslan, Türklerin de Kürtlerin de barış istediğini ifade ederek, "Barış istemini ortaya koyarken daha dikkatli davranılırsa büyük kesimin desteği sağlanır" dedi.

DEP'lilere eleştiri Bergama Köylüleri sözcüsü Oktay Konyar ise Kürt siyasetçilerin AB ile kol kola olduğunu savundu. Hiç kimsenin Kürtlerin ödediği bedelleri gerekçe göstererek Kürt hareketine kendi bildiği gibi şekil veremeyeceğini kaydeden Konyar, "Kürtleri öldürerek prim sağlayan Ağar'la görüşmenin gerekçesi yoktur. Ne onlar bu bezirgânlığı yutar, ne de siz onlara inanırsınız" diye konuştu. Barışı sadece bir kesimin sloganı olarak gören kesimlerin de anlayabileceği bir dilden konuşmak geretktiğini belirten Mazlum-Der Genel Başkanı Ayhan Bilgen ise, "payına milliyetçilik düştüğü için" milliyetçi olan kesimlerin olumsuz yanlarının da söylenerek barışın onlara da anlıtılması gerektiğini belirtti. Kürt sorununun "farklılıkları yok etmeliyiz" psikolojisinin sonucu olduğunu kaydeden Mehmet Bekaroğlu da, sorunun çözümünün coğrafyanın birliği ile düşünülmesi gerektiğini bildirdi. Başörtüsü sorununun çözümünde dahi dış dinamiklerden medet umulduğuna dikkat çeken Bekaroğlu, "Dış dinamikler Felluce'de katliam yapan güçlerdir" dedi. Bekaroğlu, "Türkiye'nin barışı bölgeden, Kürt halkının mutluluğu da Türk ve Arap halklarının mutluluğundan bağımsız değildir" dedi.

Bildirge uyarısı Konferansın ardından katılımcılara sonuç bildirgesinin ilk hali sunuldu. EMEP Genel Başkan Yardımcısı Ender İmrek, Kürt sorununun demokratik çözümünün Türkiye'nin AB'ye girip girmemesine ya da müzakere tarihi alıp almamasına bağlı olmadığını belirterek, bildirgede yer alan 17 Aralık vurgusunun çıkarılmasını istedi. SDP Genel Başkanı Filiz Koçali de Kürt sorununun AB sürecini aştığını ifade ederek, vurgunun metinden çıkarılmasını istedi.

ÖNCEKİ HABER

İslam düşmanlığı kışkırtılıyor

SONRAKİ HABER

UNISON Konferansı'nda Türkiye'deki baskılar konuşuldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa