19 Kasım 2004 03:00

Sokakta mı doğuracak?

6 aydır Esenler Yüzyıl Köprüsü'nün altında yatıp kalkıyor Yasemin Avcı. Genç kadının 5 çocuğu var. En büyüğü 14, en küçüğü ise 4 yaşında. Küçük çocuğunun Trakyalı bir ailenin yanında olduğunu bilmesinin dışında Avcı'nın diğer çocuklarından haberi bile yok.

Paylaş
Esenler Yüzyıl Köprüsü sabahın ilk ışıklarıyla birlikte insan ve araba sesleriyle birlikte gecenin sessizliğini geride bırakıyor. Artık hiç kimsenin dikkatini çekmiyor köprünün yan tarafında soğuktan kendini korumak için kat kat montlar, çoraplar giyen ve üstüne ince bir çarşaf geçirip uyuyan kadın. Sokakta kaldığından beri, ekmeğini paylaştığı kedilerinden başka kimsesi yok yanında. Fotoğrafının çekildiğininin farkında bile değil. Ufak ufak sesleri duyuyor ve uyanıyor. Ama soğuk geçen gecenin ardından yarı donmuş vücudunu hareket ettiremiyor. Neden dışarda olduğu sorusuna cevap vermeye çalışırken ciğerleri sökülürcesine bir öksürük nöbeti başlıyor. Söyleyecekleri boğazına düğümleniyor. Uzun bir öksürükten sonra yattığı yerden kalkamadan duyulur duyulmaz bir sesle, "1 yıldır evim yok, 6 aydan beri de dışardayım. Yağmurda, soğukta sıcakta... Yağmur yağdığında şu köprünün altına sığınıyordum, kirayı ödeyemedik. Ev sahibi de bizi dışarı attı" diye anlatmaya başlıyor. Adı Yasemin Avcı. Yaşını söylemiyor ama en fazla 35 yaşlarında. Trakyalıymış. Eşi Güngör Avcı fayans diziyormuş kendisi de, konfeksiyonlarda ortanca olarak çalışıyormuş. "Bir anda ikimizin de işi kötü oldu. Çalıştığımız yerler para vermemeye başladılar. İşten ayrıldık, başka iş de bulamadık. Sonra evimizi kaybettik, orda burda süründük, en sonunda burada yaşamaya başladık" diye anlatıyor. Çocukları olup olmadığı sorusuna da, "Yaramı dağlamayın" diyor ve hiç dinmeyen gözyaşlarına boğuluyor. 5 tane çocuğu var Yasemin Avcı'nın. Ev sahibi evden attıktan sonra çocukları yanındaymış, ama gün geçtikçe tek tek ayrılmış ya da elinden alınmış hepsi. En büyüğü 14 en küçüğü ise 4 yaşında. "En büyük oğlum sokaklarda yaşıyormuş, en küçüğü ise Trakya'da bir aile almış ama ben tanımıyorum. İyi bakıyorlardır herhalda, o küçük çocuğu ne yapacaklar ki...?" Diğerlerinden ise haberi yok. Yalvaran sesle "Daha fazla sormayın" diyerek çaresizliğini dile getiriyor.

Cami tuvaletinde banyo yapıyor Evden atılmasının ardından eşyalarını yanında taşıyan Avcı'nın, "Ben gece uyuduğumda gelip eşyalarımın içini karıştırıyorlar, bir kısmını alıp götürdüler. Çok az eşyam kaldı, onu da komşular çalınmasın diye bir apartmana koydular" diye anlatıyor. Avcı'ya yiyecek verenler ise komşuları ve çevrede bulunan esnaf. "İyi insanlar, ama bazen yapmadıkları iyilikleri söyleyip başıma kakıyorlar, kimileri de arkamdan gülüyor. Bunlar zoruma gidiyor" diyerek tekrar gözlerinden yaşlar süzülüyor. Genç kadın tuvalet ve banyo için ise caminin tuvaletini kullanıyor. "Geçen gün caminin tuvaletinde bu soğukta buz gibi suyla banyo yaptım ondan sonra da bir daha kendime gelemedim, üşütmüşüm" diyor. Sığınma evinden gelmişler, Yasemin Avcı"yı götürmek için, "Ben burda ölsem de onlarla gitmem, kocamı da götürün ona da yardım edin diyorum. Bana 'onu boşver' diyorlar. Onun da yardıma ihtiyacı var. Araba çarptı ayakları kırıldı, mide kanaması geçirdi, yine tedavi olamadı. O olmadan ben bir yere gitmem" diye sığınmaevine gitmemesinin nedenini anlatıyor. Eşinin yanına gelmesi bazen haftaları buluyormuş. Komşuları, "Bu kadına bakmıyor tinercilerle birlikte geziyor" demesine karşın genç kadın, eşinin de bunu çaresizlikten yaptığını söylüyor.

Tek sahibi kediler 3 köpeği 2 de kedisi varmış Yasemin Avcı'nın. "Bu kediler ufacıktı ben buraya geldiğimde. Şimdi kocaman oldular. Beni onlar bekliyor. Ekmeğim olursa onlara da veriyordum, ama bir tanesi soğuklara dayanamadı hasta oldu. Bana da hastalık bulaşmasın diye köpeği yanıma yaklaştırmıyorum. Yiyecek getiren komşular da korkmasın diye yanımdan kovuyorum. Onlar beni bekledi, benim yaptığıma bak. Ama kovmasam komşular ekmek getirmiyor" diyor bir taraftan da vicdan azabı duyarak. Konuşmaları gören karşı aparmandaki kadın yaklaşıyor. Kadının neler yaşadığını bir kez de o anlatıyor. "Senin benim gibi onun da ailesi vardı. Ama işlerini kaybettikleri için sokaklara düştüler..." Kadın yiyecek getirdiklerini ancak eşleri izin vermediği için evlerine alıp bakamadıklarını söylüyor ve anlatmaya devam ediyor, "Kadın hamile doğurdu doğuracak, sokakta mı doğursun buna bir sığınacak yer bulmamız lazım..." Uzun bir konuşma boyuncu hamile olduğundan hiç sözetmeyen ve üzerine çarşaf geçirdiği için hamileliği belli olmayan Avcı kadının söylediklerini doğruluyor, "Yanlış hesaplamıyorsam 8.5 aylık...."

ÖNCEKİ HABER

ABD borçlanma sınırını yükseltti

SONRAKİ HABER

Artı Gerçek: Açlık grevlerine dair olumlu gelişmeler yaşanabilir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa