Suyla deprem tahmini

Suyla deprem tahmini

Depremi önceden kestirmenin mümkün olup olmadığı sürekli tartışılır. Stockholm Üniversitesi'nden araştırmacılar, yeraltı suyundaki kimyasal değişimi gözleyerek, birkaç hafta öncesinden uyarı verebileceklerini düşünüyorlar.

Depremi önceden kestirmek, birçok yerbilimcinin hayali. Dünya, her gün ortalama 50 depremle sarsılıyor. Bunların çoğu, çok küçük oldukları veya insanların yaşamadığı bölgelerde meydana geldikleri için hissedilmiyor. Ama güçlü bir depremin kalabalık bir bölgeyi vurması, felaket etkisi yaratabilmekte. Böyle bir felaket, son olarak 26 Aralık 2003'te meydana geldi. Richter ölçeğine göre 6.3 büyüklüğünde bir deprem, İran'ın güneydoğusundeki Bem kentini dümdüz etti. 26 bin insan öldü, binlercesi bir gecede evsiz kaldı. Eğer Bem halkı önceden uyarılabilseydi, bu hayatların çoğu kurtulacaktı. İnsan, binlerce yıldır depremin insafına kalmış bir biçimde yaşıyor. Ama belki bu durum, artık değişecek. Stockholm Üniversitesi'nden Alasdair Skelton ve meslektaşları, ne zaman deprem olacağına dair öngörüde bulunma konusunda bir adım daha attıkları kanısında. Fikirlerini İzlanda'da denemekteler. Yakında, İzlanda halkına, büyük bir depremi birkaç hafta önceden haber verebilmeyi umuyorlar. Yöntemlerinin deprem kuşağındaki diğer ülkelerde kullanılması konusunda da iyimserler.

Deprem öncesi hareket Kuramları basit. Bir deprem, önce yerin çok altındaki kayalara gerilim bindiriyor ve küçük çatlaklar açıyor. Bu çatlaklar sonunda birbiriyle birleşiyor ve yeraltındaki su yukarı, yüzeye çıkıyor. Skelton, "Çatlaklar sadece birkaç milimetre genişliğinde olabilir. Bu bile, suyun hareket etmesi için yeterli" diyor. Su yukarı ilerlerken, içinden geçtiği kayalardaki mineralleri eritiyor. Bazı mineraller diğerlerinden daha çabuk erir; bu nedenle yüzeye ulaşan ilk suyun içinde, bu tip mineraller bulunur. Sonra gelen suda ise, daha zorlu olan diğer mineraller. Skelton ve ekibi, suyun kimyasındaki bu değişimi ölçerek, çatlakların ilk ne zaman açıldığını tahmin etmeyi, böylece depremin vurmasına ne kadar zaman olduğunu anlamayı planlıyor. İzlanda, basit jeolojisi ve haftada 100-200 deprem ile, ideal bir çalışma alanı. "Buradaki örnekleme istasyonumuzda yere bir delik açarsanız, ilk kilometre boyunca tortu vardır, sonra ise uzun bir yol boyunca bazalt adlı volkanik kaya gelir" diyor Skelton. İyi bir deprem! Skelton ekibinden Lillemor Claesson, 2002 yazında, İzlanda'nın beş farklı bölgesinde açılan deliklerden haftada bir su örnekleri toplamaya başladı. Şans eseri, 16 Eylül 2002'de, yani o çalışmaya başladıktan sadece 10 hafta sonra, Tjornes hattında 5.8'lik bir deprem meydana geldi. Su örnekleri laboratuvara götürüldü ve deprem öncesinde suyun kimyasındaki değişime bakıldı. Ekip; farklı kimyasalların bileşiminde net değişimler keşfetti: İlk örneklerde demir ve krom vardı, sonrakilerde biraz manganez, ardından çinko ve nihayet, depremden hemen öncesi örneklerde bakır. Bu seyir, teoriyi güçlendiriyordu...

Deneyler devam edecek İzlanda halkı pek istekli olmasa da, bilimciler şimdi, ikinci bir kontrol için yeni bir büyük deprem istiyor. Yöntemin işe yaradığı kesinleştiğinde; deneylerini İran, Türkiye, Japonya ve ABD'nin batısı gibi bölgelerde yinelemek istiyorlar. Bu ülkelerin jeolojisi İzlanda'dakinden daha karmaşık olsa da, yerin derinliklerinden gelen sudaki değişimi ölçebileceklerini düşünüyorlar. Skelton, "Bir dizi su örnekleme istasyonunu kullanarak, en az 4.0 büyüklüğünde bir depremin merkez noktasını önceden gösterebileceğimizi umuyoruz. Hem de birkaç hafta önceden" diye anlatıyor.Yöntemin bir diğer avantajı, görece az maliyetli olması. Skelton, bir deprem bölgesinde bu tarz bir istasyonlar ağı kurmanın 10 ila 100 bin sterline mal olacağını hesaplıyor. Kurtarılabilecek hayatlar düşünüldüğünde, bu fikre kulak vermek gerek...

(The Guardian)

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.