11 Kasım 2004 03:00

Kanlı mı olsun kansız mı!

Büyük Ortadoğu Projesi'nin tartışıldığı sempozyumun ikinci gününde, ABD'nin bölge politikaları eleştirilerek Avrupa ülkelerinin süreçte daha aktif olması gerektiği dile getirildi.

Paylaş
İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın düzenlediği Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi konulu sempozyumun ikinci gününde "projenin bölge ülkelerine getirebileceği yükümlülükler ve yararlar" üzerine sunumlar yapıldı. Sunumlar, ağırlıklı olarak; projede yer alan demokratikleşme, reformlar, insan hakları, özgürlük gibi 11 Eylül sonrası ABD söyleminin merkezine oturan kavramlar ekseninde idi. Ancak bu tartışmalar arasında, ABD'nin bir bütün olarak Ortadoğu'yu yeniden yapılandırma girişiminin arkasında yatan gerçek niyetler öne çıkmadı.

Amerika'nın inandırıcılığı yok Katılımcıların ortak noktalarından biri Ortadoğu'da reformların zorunlu olduğu ancak bunun zora dayalı müdahale ile değil, Avrupa ülkeleri üzerinden "sivil toplum örgütleri aracılığı ile" yapılması gerektiği idi. Eski büyükelçi Yalım Eralp, ABD'nin inandırıcılığının kalmadığını, bu yüzden projenin ABD liderliğinde yürütülmesinin projenin önündeki en büyük engel olduğunu belirtti. Eralp, AGİT'in daha sempatik olacağını belirterek, bölge ülkelerinin AGİT'e üye olmaları gerektiğini söyledi. İslam Konferansları Örgütü (İKÖ) eski Genel Sekreteri Arshad Zaman ise, projede İsrail ve Filistin çatışmasının yer almamasını eleştirerek demokrasiyi yaymaktan bahseden Bush'un seçimle gelmiş Filistin lideri Yaser Arafat'ı tanımamasının Bush'un demokrasi anlayışını ortaya koyduğunu söyledi. BBC Türkiye Masası Şefi Andrew Mango ise dünyanın bölgeye bilgisel ve teknik olarak yardım etmesi gerektiğini savundu. Ortadoğu halklarının yabancılara güvenmediğini söyleyen Mango, "Sürekli yabancıların iradesinde yaşamış insanların komplo teorilerine kapılmaları doğaldır, yabancılara güvenmezler" dedi. GOP ile Marshall Planı arasında bir benzerlik kurulmasına da karşı çıkan Mango "Marshall Planı zaten ulus devlet olan Avrupa ülkelerine para aktarımı idi ama Ortadoğu için bu söylenemez" dedi.

Karakaş'tan eleştiri Ercan Karakaş ise demokratik ve barışçıl bir dünyanın lafla kurulamayacağını belirterek "Artık ne ABD'nin ne de başka bir ülkenin çıkarının gerektirdiği şeyleri dünyanın geri kalanına dayatma hakkı olmamalıdır. Sosyal yönü olmayan bir demokrasi anlayışının geniş kitleleri tatmin etmesi beklenemez. Demokrasinin yaşanması için herkesin asgari düzeyde ekonomik ve sosyal olanaklara sahip olması gerekir" dedi. ABD'nin, Ortadoğu'da ya da "Genişletilmiş Ortadoğu"da demokrasiyi hakim kılmayı değil, petrol zengini bu ülkeler üzerinden küresel hakimiyetini pekiştimek istediğini belirten karakaş BOP'un bu şekliyle uygulanmasının mümkün olmadığını belirtti.

ÖNCEKİ HABER

Büyük savaşın vatansız bıraktıkları

SONRAKİ HABER

Bursa Demokrasi Güçleri ulaşım zammını ve YSK kararını protesto etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa