10 Kasım 2004 03:00

Stockholm'de Irkçılığa karşı filmler

İsveç'in Stockholm, Göteborg ve Malmö illerinde 10-14 Kasım arasında belediyeler, Amnesty, Çocuk Esirgeme Kurumu, Birleşmiş Milletler dernekleri ve bazı yüksek okulların organize ettikleri anti-ırkçı sinema günleri yapılıyor.

Paylaş
İsveç'in Stockholm, Göteborg ve Malmö illerinde 10-14 Kasım arasında belediyeler, Amnesty, Çocuk Esirgeme Kurumu, Birleşmiş Milletler dernekleri ve bazı yüksek okulların organize ettikleri anti-ırkçı sinema günleri yapılıyor. Değişik etnik köken, ulus ve kültürden insanların birbirlerine hoşgörüyle yaklaşmalarını sağlamak amacıyla düzenlenen sinema günlerinde değişik ülkelerden 20'den fazla film gösterilecek. Hafta sonu da ırkçılık ve yabancı düşmanlığını konu alan bir çok seminer, panel ve konferans düzenlenecek. 20 yıl polis olarak görev yaptıktan sonra polisin yabancılara karşı ırkçı tutumunu protesto ederek istifa eden Michael Lund'da seminerlere katılarak yaşadıklarını ve deneyimlerini anlatacak. Sinema günleri esas olarak ırkçıların yoğun propaganda yaparak etkilemeye çalıştığı gençlere, özellikle de liseli gençlere yönelik düzenleniyor. Sinema günlerini organize edenler esas amaçlarının Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Sözleşmesi'ndeki hükümlerin uygulanmasını sağlamak, ırkçılık ve yabancı düşmanlığına karşı mücadele etmek olduğunu söylüyorlar. Anti-ırkçı sinema günlerinde gösterilecek filmler arasında Afrika, Latin Amerika ve Asya ülkelerinde yaşayan yoksul halkın yaşam koşullarını anlatan dökümenter filmler ağırlıkta. Yönetmenliğini Joakim Demmer'in yaptığı "Death in Gilbraltar" eski bir gemi ile Afrika'dan Ispanya'ya doğru yola çıkan göçmenlerin başlarından geçenleri konu alıyor. Batan gemiden kurtulmayı başaran göçmenlerin bir kısmı yarı donmuş durumda karaya çıkmayı başarırken, diğerlerinin kıyıya vuran cesetleri toplanarak Afrika'daki yakınlarına gönderiliyor. İsrailli sanatçı Avi Mograbi'nin çekimini yaptığı ve İsrail'de gösterilmesi yasaklanan "Detail" adlı 8 dakikalık film ile birlikte yönetmenliğini Viggo Ludberg'nin yaptığı Filistin halkının mücadelesini desteklemek amacıyla İsrail'e giden International Soladarity Movement üyelerinin çalışmalarını yansıtan "Sadece Bir Özgürlük Var" filmi de sinemaseverlere sunulacak. İzlenmeye değer bir başka film ise yönetmenliğini Caroline Campbell'in yaptığı "Rus Ayısı Kendi Çocuklarını Yediği Zaman." Bu filmde Çeçenistan'ın Rus birlikleri tarafından işgali sırasında halka karşı girişilen baskı ve katliamlar anlatılıyor.

ÖNCEKİ HABER

1940'larda Zonguldak

SONRAKİ HABER

Bursa Demokrasi Güçleri ulaşım zammını ve YSK kararını protesto etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa