Haydi şimdi işinizin başına dönün!

Haydi şimdi işinizin başına dönün!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan´ın Almanya´ya gelişinin ertesi günü, sabah erkenden işe gider gitmez, iş arkadaşlarımın hışmına ugradım. Kartımı bastıktan sonra, bizim Klaus ve Michael sanki beni bekliyormuşlar gibi yarı kızarak ve gülümseyerek “Gördün mü başbakanınızı, televizyonda size önce Türkçe ö

İrfan Erdoğan

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan´ın Almanya´ya gelişinin ertesi günü, sabah erkenden işe gider gitmez, iş arkadaşlarımın hışmına ugradım. Kartımı bastıktan sonra, bizim Klaus ve Michael sanki beni bekliyormuşlar gibi yarı kızarak ve gülümseyerek “Gördün mü başbakanınızı, televizyonda size önce Türkçe öğrenin diyor .Olamaz,öyle şey burada yaşıyorsunuz önce Almanca öğrenmeniz şart”, sonra da hangi dili öğrenirseniz öğrenin ona kimse birşey demez ve karışamaz“dedi.

Diğer arkadaşlar da söze karışarak herkes bildiğince düşüncesini söyledikten sonra söz sırası bana gelince “Arkadaşlar, tabi ki biz Almanya´da yaşıyoruz. Önce buranın dilini çok iyi öğrenmemiz lazım. Kim ne derse desin bu olmazsa olmaz” diye söylediklerimin altını çizerek konuşunca, Klaus ile Michael biraz daha rahatlamış olarak konuşmaya devam ettiler.

“Haklısın, sen zaten buralısın ayrıca vatandaşımızsın, aksini söylemek zaten senden beklenemez” dedi Klaus, boynuma sarılarak.”Arkadaşlar ben Alman vatandaşı olmasam da gerçek bu. Siz şimdi Türkiye´de olsanız öncelikli olarak mecburen Türkçe öğrenmek zorunda kalacaksınız. Öyle değil mi?” deyince, “Haklısın” dediler.

Ama Klaus televizyonda dinlediği başbakan Recep Tayyip Erdoğan´ın her sorusu kafasına takılmış olacak ki yine bana dönerek “Peki neden bir başbakanınız Almanya´da yaşayan Türkiye kökenlilere böyle desin ki sizce?” deyince, bu defa söze İbo karıştı. İbo Klaus´a kizarak: “Ne yani dilimizi de mi konuşmayalım, olmadı git fırıncıya söyle de bize ekmek de vermesin olur mu“ deyince herkes kahkahalarla güldü, ama ortalık bu defa  gerginleşince her kafadan bir ses çıktı. Kimi katıldı düsüncelerimize, kimi katılmadı. Zaten gürültüden kimin ne söylediği de belli olmadı.

Sonra Kayserili Doğan söze karıştı “Arkadaşlar biz işçi insanlarız, bana ne başbakandan cumhurbaşkanından, biz işimize bakalım” diyerek, sözde ortalığı yatıştırmaya çalıştı ama olmadı. Bu defa oturduğu odasının penceresinden toplanıp tartıştığımızı gören ustabaşı Holger yanımıza gelerek durumu öğrendikten sonra “Arkadaşlar tabi ki herşeyi konuşalim tartışalım ama birbirimizi kırmadan üzmeden. Tartıştığınız konular tartıştığınıza değmeli ayrıca birbirinizi ikna etmek istiyorsanız da öncelikle birbirinizi canı gönülden dinlemek zorundasınız, yoksa işin içinden çıkamazsınız” dedikten sonra, “Haydi şimdi işinizin başına dönün diyerek odasına geri döndü. Biz de tartışmayı bitirdikten sonra tekrar işimizin  başına döndük.

*Almanya

www.evrensel.net