02 Kasım 2004 03:00

Kentsel dönüşümün
   sosyal altyapısı olmalı

Kadir Topbaş yönetimindeki AKP'li İstanbul Büyükşehir Belediyesi, gecekondu yıkımlarına tüm hızıyla devam ediyor.

Paylaş
Kadir Topbaş yönetimindeki AKP'li İstanbul Büyükşehir Belediyesi, gecekondu yıkımlarına tüm hızıyla devam ediyor. Önce Alibeyköy, ardından Armutlu ve Pendik'te bazı gecekonduları yıkan Büyükşehir Belediyesi, asıl büyük hamleyi Maltepe'de yapmaya hazırlanıyor. Büyükşehir tarafından hazırlanan Maltepe E-5 Üstü Kuzey Nâzım İmar Planı, yaklaşık 70 bin kişinin tasfiye edilmesini öngörüyor. Planda, Maltepe'nin Fındıklı, Başıbüyük, Gülensu ve Gülsuyu mahalleri ile Zümrütevler Mahallesi'nin bir kısmında 'kentsel dönüşümü' gerçekleştirmek iddiasıyla bazı alanların 'park, yeşil saha, okul alanı ve yeni yollar yapılması için' yıkıma gidilmesi öngörülüyor. Planı, şaşkınlık ve tepki ile karşılayan mahalle halkı, meslek odalarını da çağırdıkları toplantılarda 'başlarına ne geleceğini' öğrenmeye çalışıyorlar.

Rant endişesi Bu toplantılara katılan Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Mehmet Ali Candaş, Kuzey Nâzım İmar Planı'nın henüz yasalaşmamış olan 'Kentsel Dönüşüm Yasa Tasarısı'na dayandırıldığına dikkat çekti. Candaş, dönüşümün küçük çapta uygulamalarla değil, sosyal altyapısı olan makro bir planlama ile çözülebileceğine vurgu yaparak, gecekondu yıkımlarının bir altyapısı olması ve evleri yıkılan insanların barınma probleminin çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Candaş, planlama konusunda çok geç kalındığını anlatarak, "Türkiye'de planlama konusu bile ranta dönüştürülmek isteniyor. Örneğin, Avcılar'ın Çatalca'ya taşınacağı söylentisi bile Çatalca'daki arazilerin değerlerini astronomik rakamlara çıkardı" diye konuştu.

Ne olacak? Planların hazırlanma safhasında bölge halkının haberdar edilmemesini de eleştiren Mehmet Ali Candaş, planın kapalı kapılar ardında hazırlanıp onaylandığını ve halkın karşısına bir yıkım planı olarak çıkartıldığını söyledi. Bölgedeki gecekonduların da yıkılmasını içeren planda, sokakta kalacak olan insanların geleceğine dair bir düzenleme yapılmadığını kaydeden Candaş, şöyle konştu: "Bu insanlar buraya gökten inmediler. Birisi bu insanlara yer gösterdi. En temel hak insanların yaşam hakkıdır, ondan sonra da barınma hakkı gelir."

Teknik hatalar Planın teknik hatalarına da değinen Candaş, düşünülen bazı yollar için yüzde 30'a varan eğim düzenlediğini söyleyerek, şu noktalara dikkat çekti: - Karayolları standartında maksimum 12 eğim vardır. Bu bölgelere baktığımızda planlanan yollardaki eğimler standartların üzerinde. Burada değil kışın yazın bile arabaların inmesi çıkması çok zor. - Yeşil alan bırakılan yerlerde yapılar var. Bir ön araştırma yapılıp gerçekten yıkılması gereken binaların bulunduğu yerler yeşil alan bırakılabilirdi. - 1/25 bin ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı var. Bununla 1/5 binlik planların uyumlu olması gerekiyor. Bu nâzım planında çevre planı esaslarına uyulmamış. Üst ölçekli plana uyulmayınca İmar Kanun'a aykırılık söz konusu olur. Ancak bu aykırılığın bire bir varlığını ispatlamak için iki planı da sayısal ortamda çakıştırıp, uygulama yapmak gerekiyor.


Dönüşüm değil süresiz af Her yıkımda sözü geçen 'kentsel dönüşüm' ile ilgili hazırlanan ve yakında meclise sunulması beklenen yasa tasarısı, meslek odaları tarafından 'süresiz imaf affı' olarak tanımlanıyor. Şehir Plancıları Odası'nın konu ile ilgili hazırladığı raporunda yer verilen eleştirilerden bazıları kısaca şöyle:
  • Tasarı taslağı bir çok maddesi ile "süresiz imar affı" niteliği taşımaktadır.
  • Taslak, özel mülkiyetteki arsa ve arazileri içine almamaktadır. Dönüşümün gerçek kapsamını oluşturan sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel dönüşümler göz ardı edilmektedir.
  • Tasarının toplumsal boyutu bulunmamaktadır.
  • Tasarı, kaçak olarak yapılmış ve faaliyete geçmiş sanayi tesislerinin yasallaşmasını olanaklı kılmaktadır.
  • Taslak, "Kentsel Dönüşüm"ü sağlamaktan çok, yasadışı gelişen alanların yasallaştırılması ve bu yasallaştırma işleminden kaynak sağlanması ilkesini benimsemektedir.

  • ÖNCEKİ HABER

    'Ünlüler çiftliğiyle değil
        gerçek üreticilerle ilgilenin'

    SONRAKİ HABER

    Mansur Yavaş: 3 cip var biri zırhlı, Melih Gökçek’e tahsis edilmiş

    Sefer Selvi Karikatürleri
    Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa