02 Kasım 2004 03:00

Irak'ta sivil ölümleri
   dünyadan gizliyorlar

ABD ordusu, Irak'taki sivil ölümlerini 'saymadığını' açıklamıştı. Oysa son bilgilere göre bu ölümler kayda geçiriliyor ve gizli bilgi olarak saklanıyor.

Paylaş
ABD ordusunun, Irak'taki sivil ölümlerin "hesabını tutmadığına" ilişkin önceki açıklamaları yalanlandı. Uzmanlar, ordunun sivil ölümler hakkında rakamları titizlikle topladığını, ancak elde ettiği rakamları gizlediğini bildirdiler. Savaşın siviller üzerindeki etkileri konusunda uzman olan Profesör Richard Garfield, "Emekliye ayrılan General Tommy Franks, 'Biz ceset saymayız' demişti. Ama ABD ordusu, Irak'taki kayıpların hesabını tutuyor. 1991'den bu yana, bu kayıtlar gizli tutulmaktadır" diye konuştu.

Powell'ın kararı Irak'a yönelik son askeri saldırının başından bu yana 100 bin sivilin can verdiğini belirten raporu hatırlatan Garfield, "Pentagon'un bu rapora tepkisine bir bakın. 'Bu rakamlara inanmıyoruz, ama biz hesap tutmadığımız için yorum yapamayız' dediler. Dışişleri Bakanı Colin Powell rakamları halktan gizlemeye karar verdi. Oysa demokrasilerde böyle bir gizlilik olamaz" diye konuştu. Bağdat'taki ABD destekli hükümet de, sivil kayıplarını gizliyor. Sağlık Bakanlığı yetkilisi Nagam Muhsin, geçen yıla kadar hastane kayıtlarından veri topluyordu. Ancak aralık ayında bakanlık yönetimi kendisine "durmasını" emretti. Bu emrin Amerikalılardan geldiği öne sürülüyor. Geçen hafta The Lancet dergisinde yayınlanan rapor, Irak işgalindeki can kaybına dair ilk bilimsel çalışma olarak nitelendiriliyor. Sivil kayıplarının 15 bin civarında olduğunu hesaplayan "Irak Ceset Sayımı" adlı internet sitesi, Lancet raporu karşısında, kendi yöntemlerinin yetersiz olduğunu kabul etti.

Eski bürokrat konuştu Geçen hafta İngiltere'nin başkenti Londra'da düzenlenen bir panele katılan Irak'ın eski merkez bankası başkanı, ilginç açıklamalarda bulundu. Respect Koalisyonu'nun düzenlediği toplantıya katılan Dr. Hayreddin Hasib, ABD'nin Irak'ı işgal etmesinin sebebini "petrol rezervlerine el koymak ve İsrail'in güvenliğini sağlamak" olarak açıkladı. Amerikalıların Avrupa Birliği ve Çin'in yükselişinden rahatsız olduğunu dile getiren. Dr. Hasib, "ABD, ekonomik süper güç statüsünü korumak için petrol rezervlerine ihtiyaç duyuyor. Dünyanın petrole erişimini onlar kontrol ederse AB, Japonya ve Çin üzerindeki hegemonyasını sürdürebilir" diye konuştu. Saddam Hüseyin ile El Kaide örgütü arasında hiçbir ilişki olmadığını, Irak'ta kitle imha silahı da olmadığını hatırlatan Hasib, "Dünya bu gerçekleri anladığı anda, Amerikalılar bu kez 'Irak'ta demokrasi yok' demeye başladılar" değerlendirmesini yaptı.

Direniş değerlendirmesi Irak direnişini de değerlendiren eski bürokrat, "Üç ana gruptan söz edebiliriz. Birincisi; Arap milliyetçileri veya Baasçılar. Bunların içinde eski rejimi destekleyen de, karşı çıkanlar da var. İkinci grup ise Arap İslamcılar. Üçüncüsü; Ensar el İslam veya Ebu Musab Ezzerkavi örgütü gibi, yabancı savaşçılar. Güvenilir kaynaklar bana, Zarkavi'nin yandaşlarının en fazla 200 kişi olduğunu söyledi" diye anlattı. Direnişçilerin, işgalcilere günde 90 civarında saldırı düzenlediğini kaydeden Hasib, Bağdat ve civarında çeşitli mafya gruplarının para için sivilleri kaçırdığını, bunların direnişle uzaktan yakından ilgisi olmadığını kaydetti. ABD'deki seçimlerin Irak için çok önemli olduğunu söyleyen Dr. Hasib, "John Kerry kazanırsa sorunu BM'ye götürebilir ve bir geri çekilme takvimi belirleyebilir. BM de, küçük Arap ülkelerinden kurulan uluslararası bir güç yardımıyla, geçici bir hükümet kurar. Mevcut durumun devamı halinde ise, kukla hükümet düşecektir. Başbakan İyad Allavi her an öldürülebilir" diye konuştu.

ÖNCEKİ HABER

Halk Cephesi kazandı

SONRAKİ HABER

Tarsus'ta ölüme terk edilen eşeği belediye sahiplendi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa