01 Kasım 2004 03:00

Bush döneminde Amerika

Irak ve Afganistan halklarının yanı sıra ABD vatandaşları da George Bush yönetiminin politikalarının bedelini en ağır şekilde ödediler ve Bush seçilmese bile daha uzun süre ödemeye devam edecekler...

Paylaş
George W.Bush'un Florida'daki tartışmalı seçimlerin ve mahkeme kararıyla başkan olmasının ardından, ABD'deki toplumsal sınıflar arasındaki uçurumun arttığı söylenebilir. Sosyal yardım alanındaki kapsamlı kısıtlamalar sürerken çalışanların ücretleri değişmedi. Bush döneminde, ABD'nin, gelir düzeyi çizelgesinde "eşitsizliğin en yoğun olduğu" 112 ülke içinde 71. geldiği saptandı.

Ekonomi 1959-1970 dönemlerinde hızla düşen yoksul sayısı, 2000'li yılların ekonomik durgunluk sorunuyla birlikte arttı. Bush'un ekonomiyi canlandırma amaçlı vergi indirimleri ise zenginleri palazlandırmaktan başka bir işe yaramadı. Bu indirimden büyük oranda ABD'nin süper-zengin yüzde 1'lik kesimi faydalandı. Bush zenginler lehindeki vergi düzenlemesini yaparken en zengin yüzde 1'den ortalama 35.000 dolar az vergi aldı. Bu rakam nufüsun yüzde 20'si için yapılan 647 dolarlık indirimin 54 katı. 2000'de istihdam oranı büyük oranda düşerken üretimde 2.7 milyon kişi azaldı. Yaşanan ekonomik durgunlukta reel maaşlar azalırken şirketlerin kârları ortalamanın çok üstünde artış gösterdi. Asgari ücretlerde artış olmadığı gibi işten çıkarmalarda verilen tazminatta ve işsizlik ödeneğinde de artış yapılmadı. Vergilerin zenginlerin çıkarına düzenlenmesi de ülkenin gelecekte büyük bütçe açıklarıyla uğraşmasına neden olacak. Bush yönetimi, sosyal güvenliğe ve tedaviye ulusal gelirin yalnızca yüzde 10'unu ayırdı. Bu rakam 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana görülen en düşük rakam. Bush, askeri harcamayı yılda 100 milyar dolar kadar artırdı. Ekonomi araştırmaları bu kadar paranın askeriye akıtılmasının 1 milyon kişiyi işinden edeceğini belirtiyor. Ayrıca yine Bush döneminde kamusal konutlara ayrılan fonlarda 700 milyon dolar, mesleksizleri destekleyen programlarda ise 700 milyon dolar azaltma yapıldı.

İnsan hakları Bush yönetiminin insan hakları ve özgürlükleri baltalayan en önemli darbesinin Yurtseverlik Yasası olduğu söylenebilir. 'Yatak altındaki yeni öcü'nün terör olarak belirlenmesinin ardından haklarda ciddi kısıtlamalara gidildi. Bu aynı zamanda medya üzerindeki baskının da arttığı bir dönemdi. Yasal kısıtlamaların yanı sıra "yurtseverliğin dozunu artıran" medyada otosansür de yaygınlaştı. 2001 Temmuz'unda Bush yönetimi, eyalet ve belediyeler bazında ayrımcılık karşıtı yasaları geçersiz kılmak için İnanç Merkezli Girişim (FBI) adlı bir plan hazırladığını açıkladı. Bush'un FBI planı, sert eleştiriler aldı. Bush, geride hiç özgürlük bırakmayacak şekilde insan haklarına bitmez tükenmez saldırılar için mahkemeler üzerinde de etkili olmaya çalıştı. Senatör Rick Santorum'un da desteğini alan ve kürtaj ve eşcinsellik karşıtı William Pryor'u önemli görevlere getiren Bush hamile kadınların hayatlarının sona ermesine neden olabilicek Kasım 2003 tarihli kürtaj karşıtı yasaya da imza attı.

Eğitim Bush döneminde eğitimin tamamen özelleştirilmesinin adımları atıldı. Bush'un eğitim alanına yaptığı en önemli 'katkı' ise Hiçbir Çocuk Geride Kalmasın (NCLB) ismi ile başlatılan kampanya oldu. NCLB bir anlamda halk eğitiminin baltalanması olarak da yorumlanabilir. Bu aynı zamanda kamu okullarının özelleştirilmesinin de yolunu açan bir sürecin başlatılması oldu. Eğitim Bakanlığı 2001 ve 2003 arasında muhafazakâr gruplara özelleştirme için 50 milyon dolar verdi. Ayrıca çok sayıda özel eğitim şirketine para desteği verildi. Özel şirketler için iki milyar dolarlık bir pazar yaratıldı. 2005 Bütçesi'nde de Bush yönetimi eğitimin özelleştirilmesi için kaynak ayırdı. Ayrıca 2005 Bütçesi'nden okulu yarım bırakan öğrencilerin eğitilmesini öngören 38 program için yapılacak harcamalar kaldırıldı.

Sigorta hakkı 2000 yılına göre 5 milyon insan daha sağlık sigortasından mahrum kaldı. Ki bu sayının 2.4 milyonu çocuklardan oluşuyor. Sigortalara patronların ödediği pay arttı. Ancak Bush, özel sigortayı destelemek üzere yatırımları artırdı. Böylece patronların yükü azaltıldı. 2003 yılında sigortasız Amerikalı sayısı 45 milyon olarak belirlendi. Ki bu rakam 2000 yılında 38.8 milyon idi. Dört yıllık Bush döneminde ABD'liler sağlık sigortalarına daha fazla ücret ödemelerine rağmen hizmetlerden daha az yararlandılar. 2000 yılından sonra işçinin ödediği sağlık sigortası payı yüzde 36 artarken, geliri sadece yüzde 12.4 arttı. Böylece gelirinin yüzde 25'inden fazlasını sadece sağlık sigortasına harcamak zorunda kalan ABD'lilerin sayısı 4 yıl içinde 11.6 milyondan 14.3 milyona yükseldi.


Bush'un finansörleri... ABD Başkanı Bush'un seçim kampayasına milyon dolarlar akıtan Amerikan tekellerinin her birinin adı insan hakları ihlali, çevre katliamı ya da yolsuzluklarla anılıyor. 2000 seçimlerinden bu yana Bush'a finansal yardım yapan ilk 6 şirket ayrıca Demokrat aday Kerry'e de arka çıkmayı ihmal etmiyor. Philip Morris'in eski şirketi Altria'nın liste başı olduğu bu şirketler dünya çapında boykot ediliyor. Bush'a destek veren 6 şirket ve 'bağış' miktarı şöyle: -Altria: 6.830.000 dolar... -Exxon-Mobil: 2.730.000 dolar... -Chevron-Texaco: 2.420.000 dolar... -Pepsi Cola: 1.940.000 dolar... -Coca Cola:1.040.000 dolar... -McDonalds:780.000 dolar...


Gaziler Bush'a karşı Irak ve Afganistan işgallerinde yer alan ABD askerleri, ülke çapında George Bush karşıtı kampanya başlattılar. Gazilerin Gerçek Operasyonu adlı kuruluş, ABD askerlerinin sesini hükümete duyurmak istediklerini belirtti. Irak'ta yaralanan askerlerden Robert Acosta, "Pentagon sizi sadece 7 bin 700 yaralı askerden biri olarak görür. Sizin her gün aynada görmek istediğiniz şeyi görmezler. Bizi dinlemelisiniz çünkü hiç kimse savaştan dönenleri dinlemeden savaşın gerçekleri hakkında fikir edinemez" dedi. Birçoğunun Irak savaşına vatandaşlık hakkı elde etmek için gittiğine dikkat çeken Gazilerin Gerçek Operasyonu, askerlerin döndükten sonra intihar girişiminde bulunduğunun altını çiziyor.


Alternatif seçimler ABD'de seçimler yapılırken dünyanın bazı başkentlerinde de alternatif seçimler yapılacak. Ancak bu seçimlerde George Bush ya da John Kerry için oy kullanılmayacak. Uluslararası Bush Karşıtı Kampanya tarafından Londra'da 2 Kasım'da yapılacak 'seçim'de ABD politikaları oylanırken, ABD tekelleri de boykot edilecek. Belçika, Brezilya, Fransa, Kırgazistan ve İspanya'da da yapılacak seçimlerin amacı, ABD vatandaşı olmayanların da tercihlerini duyurabilmeleri. Kerry ya da Bush'un seçilmesi halinde savaş ve insan hakları konusunda hiçbir düzelmenin olmayacağını söyleyen Bush karşıtı örgüt bu nedenle alternatif seçimler düzenlediklerini açıkladı.

ÖNCEKİ HABER

Irak'ta bombalı pazar

SONRAKİ HABER

Hakkari'de kayyumun 33 milyon TL ödediği hattan su akmıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa