Sendikal rekabet değil

Sendikal rekabet değil

TÜMTİS Genel Başkanı Sabri Topçu, İzmir'deki olayın sendikal rekabet değil, üyelerine yönelik saldırı olduğunu gerekçeleriyle açıkladı.

TÜMTİS Genel Başkanı Sabri Topçu, İzmir'de yaşanan olayların "sendikal rekabet" değil, Nakliyat-İş çatısı altında barınan ve adına "Devrimci Mücadele" denilen bir grubun üyelerine yönelik saldırısı olduğunu bildirdi. Olayın sendikal rekabet değil saldırı olduğunu gerekçeleriyle açıklayan Sabri Topçu, bu olayı "sendikal rebabet" olarak göstermenin saldırganlara cesaret vermek anlamına geleceğini bildirdi. Emek Platformu'nun, İzmir'de SSK hastanesi önünde gerçekleştirdiği eylemin tüm emekçi kesimleri birleştirmesi açısından önemli olduğunu söyleyen Topçu, "Eylemin ardından çalıştıkları siteye gitmek üzere servis otobüslerine yönelen üyelerimize, önceden planlanarak, getirilen tabanca ve bıçaklarla saldırılması, işçi ve emekçilerin birliğine karşı olanların arzuladığı gibi eylemi provoke eden bir rol oynamıştır" dedi. Saldırı sonucu 5 üyelerinin, AA muhabirinin ve Devlet Su İşleri'nde çalışan bir işçinin kurşun ve bıçakla yaralandığını hatırlatan Topçu, olayın "sendikal rekabet sonucu çıkan bir çatışma değil, üyelerini hedef alan silahlı saldırı olduğunun" göstergelerini açıkladı. Tabanca ve bıçak kullananların üyeleri değil, saldırganların olduğunu vurgulayan Topçu, saldırı sonucu yaralananların 5'inin üyeleri, ikisinin ise yine saldırganların açtığı ateş sonucu yaralanan emekçiler olduğunu belirtti.

Aynı isimler Saldırganların herhangi bir işyerinde çalışmadığını, işçilikle ve sendikacılıkla da ilişkilerinin olmadığını, saldırganların bazılarının üyelerine yönelik önceki saldırılarda yer alan kişiler olduğunu ifade eden Sabri Topçu, şöyle devam etti: "Gözaltındaki Erdoğan İskender Ağcabay ile firari durumdaki Turay Turan ve Yusuf Gencer adlı şahıslar ne bir işyerinde çalışan işçidir, ne de herhangi bir sendikanın yöneticileridir. Üstelik Turay Turan, 26 Ağustos 2003 tarihinde Konya'da 3 üyemizin bıçak darbeleriyle ağır yaralandığı saldırıya katılmaktan dolayı Konya 1. Asliye Mahkemesi'nde yargılananlardan biridir. Nakliyat-İş'in avukatı olan Tacettin Çolak ise 'Tabancayı ateşleyenlerden biri" olduğu gerekçesiyle gözaltında bulunmaktadır."

Şubeleri de üyeleri de yok! Topçu, olayın sendikal rekabet değil, saldırı olduğunun bir başka göstergesini ise şöyle açıkladı: "Bizim sendikal rekabet diye bir derdimiz veya yetki sorunumuz yok. Kaldı ki Nakliyat-İş'in İzmir'de ne örgütlü bir işyeri, ne de şubesi vardır. Biz işimize bakıyoruz. İstanbul, Ankara, Konya, Gaziantep ve diğer illerde örgütsüz işçileri örgütleme çalışmamızı ve bu nedenle işten çıkarılan işçilerimizin işe iadeleri için mücadeleyi sürdürüyoruz." Bu saldırıların emekçilerin birlikteliğine zarar verdiğini, sermayenin istediği bir şekilde gündem değiştiren bir rol oynadığını vurgulayan Topçu, "Sendikamız işçi sınıfının diğer emekçi kesimlerle birliğini ve ortak mücadelesini her zaman savundu ve bu uğurda gösterdiği çabaları halen sürdürmektedir. Sınıfa karşı sorumluluğumuz gereği çatışma ve kavga ortamından uzak kalmaya çaba sarfettik, sarfetmeye devam edeceğiz" diye konuştu.

'Tecrit edilmeli' Olayı "sendikal çatışma" veya "sendikal rekabet"e bağlamanın, niyet o olmasa bile, saldırganlara cesaret vermek anlamına geldiğine dikkat çeken Topçu, orta bir yol izlenerek saldırıların ve provokasyonların önlenemeyeceğini kaydetti. Sendikalar, meslek örgütleri ve emekten yana siyasi partilerin, işçi ve emekçilerin birliğine ve ortak mücadelesine zarar verenleri protesto edip tecrit etme çağrısında bulunan Topçu, saldırılara karşı üyelerinin hak ve çıkarlarını korumaktan vaz geçmeyeceklerini bildirdi.

www.evrensel.net