26 Ekim 2004 01:00

Delilsiz dava başladı

Bir diskette isimlerine rastlandığı gerekçesiyle tutuklanan 42 kişiden 16'sı, 7 ay sonra ilk kez hakim karşısına çıkartıldı. Aleyhlerinde tek bir delil bile olmadığını belirten tutuklular, tahliyelerini talep ettiler.

Paylaş
DHKP-C örgütüyle "ilişkide oldukları" iddiasıyla NATO Zirvesi öncesinde tutuklanan 42 kişiden 16'sı nihayet 7 ay sonra hakim karşısına çıkartıldı. Tutuklular, "Diskette adın çıktı" denilerek hiçbir gerekçe gösterilmeden gözaltına alındıklarını belirterek, haklarında tek bir delil olmamasına karşın aylardır hukuka aykırı bir şekilde cezaevinde tutulduklarını söylediler. Haklarında beraat kararı verilmesini talep eden tutuklular, dava sürecini "polis komplosu" olarak değerlendirdiler. 12'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün görülen davaya Şadi Özpolat'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı. Sanıkların kimlik tespitlerinin yapılmasıyla başlanan duruşmada Halkın Hukuk Bürosu'ndan Taylan Tanay, Şadi Özpolat'ın babası Halil Özpolat ve birçok avukat hazır bulundu.

'Komplo' Örgüt yöneticisi olduğu iddiasıyla tutuklanan Şadi Özpolat, savunmasında, gözaltına alınma nedenlerinin, "şifreli belgeler var" şeklinde açıklandığını söyledi. Hakkındaki iddiaları yanıtlayan Özpolat, polisin bastığı tüm kurumları "hücre evi" olarak lanse ettiğini ve basının da bu yönde haberler yaptığını bildirerek, "Hukuk etkinlenmek istenmiştir. Bize mücadele etmekten vazgeçin denilmektedir" şeklinde konuştu. Özpolat, Erdoğan Kadri ismindeki bir kişi tarafından verilen ifadelere göre kendisinin örgüt yöneticisi olmakla suçlandığını vurgulayarak, polisin delil ararken hukuku ve mantığı zorladığını ifade etti. Özpolat, aynı zamanda polisin delil olarak gösterdiği aralarında isim listesi ile DSP, MHP ve ANAP'ın hedef olarak belirlendiği belgelerin düzmece olduğunu anlattı.

İddialar asılsız Özpolat, sakıncalı biri olarak gösterilmeye çalışıldığını ancak gözaltına alınmadan önce yasal yollarla yurtdışına çıktığını açıklayarak, "Her yerde aranan birine nasıl pasaport verilir?" diye sordu. "Disketten adın çıktı" denilerek bir disketin delil olarak gösterilmeye çalışıldığını bildiren Özpolat, "DHKP-C yöneticisi olduğum ve Fırat kod ismiyle faaliyet yürüttüğüm iddiaları asılsızdır" dedi. Şadi Özpolat'ın, ifade verdiği sırada zaman zaman uykuya yenik düşen mahkeme heyetini, "Dinliyorsunuz herhalde hakim bey" diyerek uyarmak zorunda kalması dikkat çekti.

Disket nerden çıktı? Tutuklu sanıklardan Ekmek ve Adalet Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Gülizar Kesici ise kendisinin Yılmaz Yayıncılık'ta gözaltına alındığını, ancak tüm belgelerde Ekmek ve Adalet dergisinin basıldığının bildirildiğini söyleyerek, "Polisin Ekmek ve Adalet dergisini arama izni varken nasıl başka bir kurumu hukuka aykırı bir şekilde arar? Dergide disket bulunduğu söyleniyor. Dergi basılmadı o zaman bu disket nereden çıktı?" sorusunu yöneltti. Yasal bir dergide çalıştığını aktaran Kesici, iddiaların ciddiye alınması durumunda, polisin ve valiliğin bu derginin çıkmasına izin vermekle yasadışı hareket ettikleri sonucunun doğacağını vurguladı. Kesici'nin konuşmasının ardından hakim karşısına çıkan 14 kişi de suçlamaları kabul etmedikleri yönünde ifade verdi.

ÖNCEKİ HABER

İtalya RAİ'yi satıyor

SONRAKİ HABER

Artı Gerçek: Açlık grevlerine dair olumlu gelişmeler yaşanabilir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa