25 Ekim 2004 01:00

Kadınlar somut adım istiyor

KESK 2'inci Kadın Kurultayı'nda sendikalarda kadının yönetime ve mücadeleye katılımı için politikaların geliştirilmesi, önlemlerin alınması ve bir an önce harekete geçilmesi fikri öne çıktı.

Paylaş
KESK'li kadınlar, kadınların sendikaya ve sendikada yönetime katılımı için önlemler alınması ve üretilen politikaların geliştirilmesine dönük hem hükümete ve hem KESK'e somut adımlar önerdiler. Kurultayda, birleşik bir kadın hareketi yaratmak ve ortak bir mücadele programı oluşturmak için emek ve kadın örgütleri ile bir ön konferans yapılması için çağrı kararı alındı. KESK Kadın Kurultayı, önceki gün yapılan "Olumlu Eylem Politikaları" ve "Kadın ve Siyaset" gibi başlıklarla devam etti. Atölye çalışmalarının rapor haline getirildiği kurultayda, "Olumlu Eylem ve Güçlendirme Politikaları" başlıklı atölyenin çalışma raporunu sunan Eğitim Sen Kadın Sekreteri Elif Akgül, KESK'in ev işleri, çocuk, yaşlı bakımının toplumsallaştırılması, doğum öncesi ve sonrası izinlerin ihtiyaç oranında olması, gelir kaybı durumunda tazminat verilmesi gibi taleplerin takipçisi olması gerektiğini belirtti. Çalışan kadınlar için ücretsiz kreş, çocuk yuvası gibi gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirten Akgül, performans denetiminin değil, demokratik denetimin benimsenmesini istedi. Okulöncesi eğitimin tüm çocuklar için parasız olması gerektiğini dile getiren Akgül, doğum yapan emekçi kadınlara, "birinci derecenin birinci kademesindeki en yüksek devlet memurunun" üç aylık maaşı kadar doğum parası ödenmesi talebini ifade etti. KESK'e bağlı tüm sendikalarda kadın komisyonları ve sekreterlikleri oluşturulması, kadın sekreterliğinin tüzüksel güvenceye kavuşturulması gibi önerileri dile getiren Akgül, KESK'in bütün etkinliklerinde çocuk bakım olanakları sağlanması gerektiğine dikkat çekti. Sendikaların mekânlarının kahvehane, lokal gibi kullanılmaması fikrini aktaran Akgül, KESK'in 3 ayda bir kadın emekçilere yönelik yayın çıkarması önerisini dile getirdi.

Tartışılan konular Kurultayda kota konusunda da iki ayrı görüş ortaya çıktı. Bir grubun kota uygulamasını savunması, bir grubun ise, kadının mücadelesinin önündeki engeller aşılmadan kotanın şekilsel kalacağı yönündeki eleştirileri üzerine tartışmalar bu noktada yoğunlaştı. Daha sonra, öze yönelik eleştirinin olmaması üzerine KESK içindeki kadın kotasının yüzde 30'dan 40'a çıkarılmasını öngören önergenin, oy çokluğu ile sonuç bildirgesine sunulmasına karar verildi. İşyerlerinde ayrımcılığın tespiti için KESK içinde tüm sendikalardan temsilcilerin olacağı bir komite kurulması önerisinin de kabul edildiği toplantıda, birleşik bir kadın hareketi yaratmak ve ortak mücadele programı oluşturmak için emek, kadın ve kitle örgütlerinin kadın temsilcileri ile ön toplantı ya da konferans yapılması için çağrı yapılması karara bağlandı.


'Kadın başkan şaşırtıyor' "Kadın ve Siyaset" başlıklı oturuma katılan Diyarbakır Bağlar ilçesi Belediye Başkanı Yurdusev Özsökmenler, hakim siyasetin iktidara ve hegemonyaya dayandığını bildirdi. Kadın siyasetinin bunun tam tersi olması gerektiğini dile getiren Özsökmenler, bunun "hiç kimseyi 'öteki'leştirmeden bütün farklılıklarla bir arada olmayı" gerektirdiğini söyledi. 350 bin nüfuslu ve yoksul bir ilçede genellikle kadınlarla çalıştıklarını ifade eden Özsökmenler, ilçe halkının hâlâ kadın bir belediye başkanının başarılı olacağına inanmadığını anlattı. "Kadın başkan vekilim personel görüşmeleri için şantiyeye gittiğinde bir işçi ona, 'Başkanın eşi çok iyi çalışıyor' demiş. Vekilim de 'Ama başkan evli değil ki' dediğinde işçi, 'Ne yani butün bunları kadın başkan mı yapıyor' demiş" diye konuşan Özsökmenler, toplu iş sözleşmesinde eşine şiddet uygulayan işçilerin maaşının yarısının eşine ödenmesi, kız çocuklarını okula göndermeyenlerin erkek çocuk yardımının da kesilmesi gibi önlemler aldıklarına dikkat çekti.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


DEHAP heyeti, Avrupa yolcusu DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan başkanlığında oluşturulan heyet, Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesi ve Kürt sorunun demokratik yollarla çözümü için lobi faaliyeti yürütmek amacıyla Avrupa'ya gidiyor. DEHAP Genel Başkanı Bakırhan ve DEHAP Genel Başkan Yardımcısı Nazmi Gür'den oluşan heyete önümüzdeki günlerde Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in de katılması bekleniyor. Bugün Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Komisyonu'nda bir konuşma yapacak olan Bakırhan, AB sürecinde Kürtlerin demokratik talep ve istemlerini Avrupa'daki yetkililerle paylaşmak istediklerini söyledi. Bakırhan, öncelikli olarak yürütecekleri diplomasi faaliyetlerinde 17 Aralık'ta Türkiye'nin AB ile müzakere sürecinin başlamasını Kürt sorunun çözülmesinin önemi üzerinde duracaklarını ifade etti. Görüşmeler esnasında Kürtlerin AB'ye girişi önemsediğini ve ezici bir çoğunluğunun da AB'ye girişi desteklediğini anlatacaklarını belirten Bakırhan, "Avrupa'da görüşeceğimiz siyasetçiler, başkanlar, siyasi parti grupları ve Türkiye raportörleri ile Türkiye üzerinde daha demokratik bir denetim geliştirmesi yönündeki düşüncelerimizi aktaracağız" dedi.

'17 Aralıkla sınırlı kalmayacak' Kürtler açısından bu sürecin biraz dışında kaldıklarını dile getiren Bakırhan, "17 Aralık'ta müzakere sürecinin verilmesini bekliyoruz. Ve bugüne kadar Kürtler açısından eksik kalan ayağın diplomasinin geliştirilmesi hedefliyoruz. Bizim faaliyetlerimiz 17 Aralık'la sınırlı kalmayacak. 17 Aralık sonrasında gelişecek bir süreç ve 10 yıl sürecek bir çalışmadır. Türkiye'nin 17 Aralık'ta tarih alması ile birlikte biz de bu sürece müdahil olacağız ve önerilerimizi, eleştirilerimizi sunacağız" diye konuştu. DEHAP Genel Başkan yardımcıları öncülüğünde oluşturulacak 4 heyetin de kasım ayından itibaren Avrupa'nın çeşitli ülkelerine gideceğini belirten Bakırhan, bu heyetlerin ise daha çok yerel düzeyde temaslarda bulunacakları ifade etti.

Fransa ziyareti DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ayrıca yapacakları görüşmelerin en önemli ayağını Türkiye'nin üyeliğine sıcak bakmayan çevrelerle görüşmelerin oluşturduğunu belirterek, "Özellikle en son Başbakan'ın Fransa ziyareti ile açığa çıkan Fransa'daki Türkiye'nin üyeliğine sıcak bakmayan sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler ve siyasetçilerle görüşerek, Türkiye'nin müzakere tarihinin başlamasının önemi üzerinde duracağız. Ve bu yönde ikna çabalarımız olacak" dedi.


HEYETİN AVRUPA PROGRAMI 25 Ekim'de Tuncer Bakırhan Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Komisyonu'nda bir konuşma yapacak. 26 Ekim tarihinde Bağımsız Demokratlar Grubu Başkanı Bay Bonde, Hıristiyan Demokratlar (PPE), Sol Grup (PSE), Liberal Grup, Yeşiller Grubu ile, 27 Ekim'de ise İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Helen Flautre, AP Raportörü Cemiel Eurlings, AP-TC Karma Parlamenterler Komisyon Başkanı Joost Lagendijk, ayrıca AP Başkanı, Dışişleri Komisyonu Başkanı Massimo Dalema ile görüşülmesi planlanıyor.

Fransa ayağı 28 Ekim'de Paris'e geçecek olan heyet, Fransız partilerden, Sosyalist Parti, Yeşiller Partisi, iktidar partisi UMP ve iktidar ortağı Demokrat Parti (UDF) ile görüşecek ve St Denis Belediye Başkanı ile yemekte buluşacak. 29 Ekim tarihinde ise Komünist Parti ile görüşecek olan DEHAP heyeti, MRAP, Barış Hareketi, FIDH, LDH, CIMADE, SOS Racism, Al-Türkiye koordinatörü'nden oluşan sivil toplum kuruluşları ile temaslarda bulunacak.

ÖNCEKİ HABER

Üniversiteyi sattılar
   öğrencileri sürdüler

SONRAKİ HABER

‘68’li Tayfur Cinemre hayatını kaybetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa