23 Ekim 2004 01:00

DEP'liler yeni parti kuruyor

Kapatılan DEP eski milletvekilleri Leyla Zana, Orhan Doğan, Hatip Dicle ve Selim Sadak, "demokratik toplum hareketi" adı altında yeni bir partileşme sürecine girdiklerini, bu sürecin ilk adımlarını attıklarını açıkladılar.

Paylaş
DEP'in eski milletvekilleri Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak, "demokratik toplum hareketi" başlattıklarını, bunun partileşme sürecinin ilk adımları olduğunu açıkladılar. Zana, dünyada ve Türkiye'de büyük bir değişim olduğunu, bu değişime ayak uyduramayanların sürecin dışında kalıp, kan kaybettiğini belirterek, özgür, demokratik, katılımcı ve çoğulcu siyaset alanında yükselmek, Türkiye'nin zenginliği ile kucaklaşmak ve halkı iktidara taşımak istediklerini söyledi. Yenidan başlayan yargılamalarının ilk duruşmasına gitmeden, sabah erken saatlerde Gordion Otel'de dün bir basın toplantısı düzenleyen milletvekilleri adına ortak yazılı açıklamayı Leyla Zana okudu. Kimilerinin "aşırılıklar çağı", kimilerinin "savaşlar ve sefalet çağı" dediği yeni bir yüzyılda olduklarını, ancak ne ad verilirse verilsin insanlığın hâlâ açlık, hastalık, savaşlar ve pek çok yaşamsal sorunla uğraşmaya devam ettiğini kaydeden Zana, çözüm getirilemiyor olmasının iktidarların siyasal ve politik tercihlerinden kaynaklandığını ifade etti. Yaşamın her alanında değişim ve dönüşümün dayattığına, buna yanıt verebilenlerin güçlenerek, yaşamaya, söz ve karar sahibi olmaya devam ettiğini, yeni sürece eski söylem ve pratiği ile yanıt olanların sürecin dışında kaldığını savunan Zana, Türkiye'nin de dünyadaki bu değişimin dışında kalamayacağını söyledi. Türkiye'nin daha çok dış dinamiklerle beslenen bir değişim sürecini yaşadığını, adeta kabuk attığını belirten Zana, "Üzülerek belirtmek isteriz ki, iç dinamikler bu sürece etkin katılım sağlayamadılar" dedi.

'Parçalı görünüme son vereceğiz' "Türkiye toplumu tek tipli olmadığını, bağrında farklı etnik kökleri, dil ve kültür zenginliklerini, dinsel, düşünsel ve inanç farklılıklarını taşıdığını ve bu gerçeklikle barış içinde, kardeşçe, eşitlik temelinde ve bir arada yaşamak istediğini açığa çıkarmıştır" diyen Zana, siyaset kurumlarının bu beklentiye yanıtsız ve yetersiz kaldıklarını söyledi. "İşte bu nedenle siyasette eski, yasaklı ve belki de bir zamanların 'öcü yüzleri' olarak demokrasi ve barışa içtenlikle hizmet etmek istiyoruz" diyen Zana, siyasette yaşandığını savundukları boşluk, dağınıklık ve parçalı görünüme son verme arzularına işaret etti. Demokratik ve özgür bireyi yaratmadan demokratik toplumu, demokratik toplumu yaratmadan da devletin demokrasiye duyarlı kılınamayacağı görüşünü belirten Zana, bu amaçla demokratik toplum hareketini başlattıklarını açıkladı. Leyla Zana, önlerinde iki yol ama tek seçenek bulunduğunu, bunun da aydınlığa açılan yolda korkmadan, cesaret ve kararlılıkla yürümek ve gönülden omuz vermek olduğunu dile getirdi. Eskide ısrar ve tekrarla ülkenin pek çok insan, pek çok zaman, enerji kaybettiğini ifade eden Zana, "Vizyonumuz ve temel amacımız; Kürt demokratik hareketinin yarattığı özgür, demokratik, katılımcı ve çoğulcu siyaset alanında yükselmektir" diye konuştu.


MAHKEMEDE HÜKÜMLÜ-SANIK TARTIŞMASI DEP'in eski milletvekilleri yeniden mahkeme karşısına çıktılar. Milletvekilleri, Ankara 1 No'lu DGM yerine getirilen 11'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde, yine Orhan Karadeniz başkanlığındaki heyet tarafından yargılanıyorlar. Mahkeme heyeti, Yargıtay'ın bozma ilamını okuyarak, milletvekillerinin katılıp katılmadığını sordu. Milletvekillerinin kabul ettikleri bozma ilamı, Orhan Karadeniz'in karşı oyu ile mahkeme heyeti tarafından da oy çokluğu ile kabul edilerek, yargılama yeniden başladı. Başkan Karadeniz'in milletvekilleri için "hükümlü" ifadesi kullanması ve tutanaklara bu şekilde geçirmesi üzerine itiraz eden Avukat Yusuf Alataş, Anayasa'nın 90'ıncı maddesinde yapılan değişikliğe atıfta bulundu. Bu değişiklik ile uluslararası hukukun gözönünde bulundurulmak zorunda olduğunu söyledi. Alataş, AİHM'nin, yargılamanın adil olmadığı yönündeki kararının dikkate alınması gerektiğine, bu doğrultuda müvekkillerine "hükümlü" denmesinin yanlış olduğuna işaret etti. Cumhuriyet Savcısı Dilaver Kahveci bu talebe karşı çıkarak, bozma ilamında da "hükümlü" ifadesinin kullanıldığını savundu. Tartışmaların ardından mahkeme heyetinin oybirliği ile bu istek reddedilerek, tutanaklara "hükümlü" ifadesi geçirildi. Karadeniz'in şaşırarak üç kez "sanık" demesi ise dikkat çekti. .Savunma avukatları, müvekkillerinin bozulan kararlarının Karadeniz başkanlığındaki heyet tarafından verildiğini, yeniden yargılamanın sağlıklı olması için başkanın değişmesini istedi. Ancak istek kabul görmedi. Davaya 17 Aralık'ta devam edilecek.

ÖNCEKİ HABER

İnsan hakları ile kan uyuşmazlığı

SONRAKİ HABER

Bursa'da otelin dış cephe temizliğini yapan sepetli vinç düştü: 2 işçi öldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa