22 Ekim 2004 01:00

Sendikacılar ASF'yi değerlendirdi

Londra'daki Avrupa Sosyal Forumu toplantılarına sendikacıların katılımı, geçen yıllara oranla daha fazla oldu. Türkiye'den de birçok sendikacı, ASF kürsüsünden sorunlarını ve mücadelelerini anlatma fırsatı buldu, diğer ülkelerden sendikacılarla görüş alışverişinde bulundu.

Paylaş
Avrupa Sosyal Forumu'na bu yıl çok sayıda sendikacı katıldı. Türkiye'den de bu alanda güçlü bir katılım söz konusuydu. Londra'da bir araya gelen çeşitli ülkelerden sendikacılar, üç gün boyunca bir araya gelerek fikir alışverişinde bulundular, gündemi değerlendirdiler ve kalıcı ilişkiler kurdular. Sendikacılara, ASF'den beklentilerini ve Londra buluşmasında bu beklentilerin karşılanıp karşılanmadığını sorduk. İşte aldığımız yanıtlar:

Fevzi Ayber (Eğitim-Sen Yönetim Kurulu üyesi): "ASF'ye ilk kez katılıyorum. Diğer ülkelerdeki sorunları öğrenmek, ülkemizdeki sorunlarla benzeşen ya da ayrışan yanlarını görmeyi amaçlıyorduk. Katıldığımız seminer ve panellerde gördük ki; sorunlarımız çok benziyor. Uluslararası sermaye ve ona bağlı hükümetlerin çeşitli ülkelerde uyguladığı politikalar aynı doğrultuda. Bu neoliberal saldırılar, bizim gibi ülkelerde çok daha ağır sonuçlar ortaya çıkarıyor. Forumda 'Başka bir dünya mümkündür' çemberine sıkışmış ve çıkış yolu net bir şekilde ifade edilmeyen görüşler ağırlıktaydı. Kapitalizm dahilinde yapılacak bazı reformlarla, bu sorunların aşılacağı türünden düşünceler dile getirildi. Tabii, kapitalizm yok edilmeden başka bir dünya inşa edilemeyeceği düşüncesi de ele alındı. Fikirlerin tartışıldığı, her konuşmacının kendi açısından çözüm yolları önerdiği bir forumdu. Aslolan, her ülkenin işçi ve emekçilerinin kendi ülkelerinde bu saldırılara karşı verecekleri mücadeledir. Bu mücadele de, iktidarı hedefleyen bir mücadele olmalıdır. ASF'nin mevcut haliyle bu mücadeleye çok fazla katkı sunacağını düşünmüyorum. Ama burada birçok ülkeden sendikacılarla ilişki kurabildik. Bu ilişkilerin sürekli kılınması, pratik çalışmamızın ilerlemesine katkı sunabilir."

Alex Gordon (İngiltere Demiryolu İşçileri Sendikası): "Sendikamız ASF hazırlık çalışmalarına aktif bir biçimde katıldı. Bunu yaparken de umudumuz, tüm dünyadan onbinlerce gencin burada sendikacılarla, barış aktivistleri ve diğer sosyal gruplarla buluşmasıydı. İngiltere'deki sorun, bir adada yaşadığımızdan ötürü nispeten yalıtılmış olmamız. Diğer ülkelerden insanlarla karşılıklı ilişki ve bilgi alışverişimiz pek sık değil bu nedenle. ASF bu açıdan çok yararlı. Sosyal Forum oldukça başarılı geçti diyebilirim. Gerek katılımcı sayısı, gerekse katılan ülke sayısından memnunuz. Bu forumun sadece Avrupa ile sınırlı konuları işlememesi için çaba sarfettik. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik konusu da önemliydi. Nitekim Türk Hükümeti Türkiye'yi AB içinde görmek isterken, bazı Avrupa ülkeleri buna karşı çıkıyor. Bu durumda bizim de Türkiyeli işçi ve emekçilerle görüşme sorumluluğumuz bulunuyor. Forum boyunca çeşitli ülkelerden gelen sendikacılarla yeni ilişkiler kurabildik."

Celal Ovat (DİSK Gıda-İş Genel Başkanı): "Burada gördüm ki birçok ülkede emekçiler aynı sorunları yaşıyor. Tartışmaların sonucunda şunu söyleyebilirim: Her ülkede örgütlenmeyi hızlandırmalıyız. Almanya'dan ve İtalya'dan metal işçileriyle, ABD ve İngiltere'den öğretmen sendikalarıyla görüşmeler yaptık. Ayrıca İngiltere Demiryolu İşçileri sendikasının düzenlemiş olduğu tanışma toplantısına katıldık. Buraya Almanya, İngiltere, Rusya'dan katılan sendikacılarla görüş alışverişinde bulunduk. Bugüne kadar gerçekleşen uluslararası sendikal konferansların belgelerini bu sendikacılara ulaştırdık."

Sabri Topçu (TÜMTİS Genel Başkanı): "Forumu iki noktadan değerlendirmenin yararlı olacağını düşünüyorum. Birincisi, işçi sınıfının ve sendikaların sorunlar konusunda gündeme getirdikleri çözüm önerileri ve mücadele yöntemlerinde bir ilerleme var mı? İkincisi ise, sosyal hareketlerin durumu. Sendikaların bu toplantılara daha fazla katıldığını gözlemledim. Mücadele etmek isteyen sendikacılarda daha farklı bir arayışın olduğunu, fakat bunların sorunları tam olarak çözebilecek arayışlar olmadığını gördüm. Örneğin, benim de konuşmacı olarak katıldığım bir toplantıda, Almanya'dan metal sendikasından katılan sendikacı arkadaşın Opel işçilerinin mücadelesi için sosyal foruma katılanlardan dayanışma beklentilerini dile getirmesi iyi bir şey. Ancak bu konunun asıl değişik ülkelerdeki Opel işçilerinin temilcilerinin ve sendikacılarının bir araya getirilerek çözülebileceği, asıl dayanışmanın ve mücadelenin buradan örgütlenebileceği fikrinin zayıf olduğunu gördük. Katıldığım başka bir toplantının konusu ise işçi sınıfı, sendikalar ve politik temsil sorunuydu. Özellikle sosyal demokrat partilerden kopan sendikacıların, mevcut burjuva partilerinin işçileri temsil edemeyeceği, yeni işçi partilerinin kurulması gerektiği ve bunda sendikacılara önemli görevler düştüğünü belirtmesi, sevindirici bir gelişmeydi. Birçok arkadaşımızla birlikte toplantılara konuşmacı olarak katıldık. Ülkemizdeki mücadelenin deneyimini aktardık. Daha önce düzenlediğimiz uluslararası sendikacılar konferansının devam ettirilmesi için girişimlerde bulunduk. Burada dikkatimi çeken başka bir olgu ise, arayış içerisinde olan birçok işçinin foruma katılmasıydı. Ayrıca kendi işkolumuzdan olan, İngiltere Demiryolu İşçileri Sendikası ile kurduğumuz ilişkilerin karşılıklı mücadelemizi güçlendireceğine inanıyorum."

Ommund Stocker (Norveç Sendikalar Birliği): "Emekçiler olarak ortak mücadele etmeli ve çalışmalarımızı daha iyi koordine etmeliyiz. Norveç'e çok düşük ücretle çalışan göçmen işçiler geliyor. Demek oluyor ki, sözgelimi Doğu Avrupa'da sendikaların kurulması ve güçlenmesine yardımcı olmazsak, Norveç'teki sorunlarımızla da baş edemeyiz. Ekonominin küresel olduğu günümüzde, direnişimiz de küresel olmak zorundadır. Sendikaları koordine edebilirsek, dünyayı değiştirebiliriz. Dünya çapında ilişkiler kurmak şart. Çalışmalarımızı nasıl koordine edeceğimizi ele aldığımız uluslararası bir dayanışma grubu kurduk. Özellikle Kolombiyalı sendikacılarla ortak çalışmak istiyoruz. Düşünün ki, dünyada öldürülen her üç sendikacıdan ikisi Kolombiyalı. Beklentilerimizin karşılandığını söyleyebilirim. Ama pratik çalışmayla çok daha fazla ilgilenmeliyiz."

Mieke de Rademacker (Belçika Sendikalar Birliği): "Buraya, ortak stratejiler üretmek için geldim. Diğer sendikalarda, bizim çalışmalarımızla paralellikler gösteren çalışmalar görmek beni sevindirdi. Ortak sorunlarımız var ve bu nedenle tek bir bütün olarak hareket etmeliyiz."

ÖNCEKİ HABER

Türkiye yine nöbete

SONRAKİ HABER

Melih Gökçek'ten zırhlı cip savunması: Valilik kararıyla araç tahsis edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa