Baroda seçime doğru

Baroda seçime doğru

İstanbul Barosu 23-24 Ekim tarihlerinde Olağan Genel Kurulu'nu gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Şimdiye kadar 5 grubun adaylığını açıkladığı genel kurul öncesinde avukatların seçim çalışmaları da hız kazandı.

İstanbul Barosu Olağan Genel Kurulu için geri sayım başladı. Türkiye'nin en etkin kitle örgütlerinden biri olarak kabul edilen İstanbul Barosu'nun 23-24 Ekim tarihlerinde toplanacak genel kurulunda yaklaşık 20 bin avukat, yeni yönetimi belirlemek için oy kullanacak. Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salonu'nda toplanacak genel kurul öncesinde artık son hazırlıklar yapılıyor. Seçimlere katılacak yönetim kurulu adayları yoğun bir çalışma dönemine girdiler. Seçimlere şimdiye kadar 5 grubun katılacağı duyuruldu. Önce İlke Grubu'ndan Kazım Kolcuoğlu, Çağdaş Avukatlar Grubu'ndan Bahri Bayram Belen, Çağrı Grubu'ndan Muharrem Balcı, Birlik Grubu'ndan Mustafa Kuran ve son olarak Hukuk Grubu'ndan Ferit Hakan Baykal adaylığını açıkladı. Yönetime talip olan gruplar arasında Bahri Bayram Belen'i aday olarak çıkartan Çağdaş Avukatlar Grubu hayli şanslı görünüyor. Belen'in listesinde, Haluk İnanıcı, Filiz Kerestecioğlu, Kubilay Kerestecioğlu, Mustafa Kemal Güngör, Hasan Alıcı, Şeref Turgut, Nilüfer Çeliker, Vilson Akbaş, Bilgütay Hakkı ve Metin İriz bulunuyor. Çağdaş Avukatlar Grubu yönetim kurulu adayları son günlerde hummalı bir şekilde "Baronun geleceği, geleceğin barosu" başlığı altında hazırladıkları broşürlerin bürolarda ve adliyelerde dağıtımını yapıyor ve "nasıl bir baro ihtiyacı?" sorusunu avukatlarla birlikte tartışmaya açıyor. Broşürlerde, "Gücün hukukla sınırlandığı, hukukun meşru güç olduğu bir dünya, çağdaş özgürlükçü bir toplum ve demokratik sosyal bir hukuk devleti hedefliyoruz" görüşüne yer verilerek, bağımsız bir yargı ihtiyacı dile getiriliyor.

Baro söz sahibi olmalı Avukatların mesleki sorumluluklarını yerine getirmede avukat bağımsızlığının zorunlu koşul olduğu tezini savunan Çağdaş Avukatlar, baroların özellikle kamu tartışmalarında ve adaletin yönetimine ilişkin konularda taraf olmasını, yasal reform çalışmalarında etkin olarak yer almasını istiyorlar. Baro Meclisi'nin tüm avukatların sesi olmasının önemine dikkat çeken Çağdaş Avukatlar Grubu, Kamu Avukatları ile ilgili yasa değişikliği taslağı ve Tüzel Kişi Bünyesinde Çalışan Avukatları Koruyucu Avukatlık Yasası Değişiklik Taslağı'nı da tartışmaya açıyor.

Öncelikli hedefler Çağdaş Avukatlar Grubu'nun hazırladığı seçim broşüründe öncelikli hedefler şöyle sıralanıyor:
  • Duruşma salonunun mevcut düzenlemesinin yargı eşitliği ilkesine göre yeniden tasarlanması,
  • Duruşma salonu içinde tüm taraflar için bilgi teknolojisinin kullanımının sağlanması,
  • Yargılama esnasında hakimlerin karar görüşmelerinde savcının bulunmaması, tartışmalara katılmaması,
  • Avukatın talebi halinde belirtilen tanığın dinlenmesinin temel kural haline gelmesi ve avukatların tanıklara doğrudan soru sorması; tüm ifade ve beyanların tutanağa doğrudan geçirilmesi önündeki engellerin kaldırılması,
  • Avukat aleyhine devam eden soruşturma ve kovuşturmaların, uluslararası sözleşme ve belgelerde tayin edilen kriterlere uygun olarak yürütülmesi,
  • Avukatların dilekçe kapsamının ve duruşma esnasındaki söz ve davranışlarının kesinlikle ceza yargılamasına konu olmaması,
  • Avukatlar aleyhine yürütülen disiplin soruşturmalarında, ceza soruşturması esnasında usuli işlemlerin başlatılmasında Adalet Bakanlığı'nın etkisinin kaldırılması,
  • Gözaltına alınan, tutuklanan, mahkûm edilen kişilerin avukatlarına, avukatlarında onlara erişimi önündeki engellerin kaldırılması,
  • Cezaevlerinde avukatlara yönelik tacize varan aramaların sona erdirilmesi,
  • Yargılama esnasında avukatların müvekkilleriyle görüşebilme olanağının sağlanması.


    Ankara'da Demokratik Sol kazandı Ankara Barosu seçimlerini uzun süredir yönetimde olan Demokratik Sol Avukatlar Grubu kazandı. İlan edilen sonuçlara göre, Demokratik Sol Grubu'nun adayı Vedat Ahsen Coşar 2111 oy alarak Ankara Barosu Başkanı oldu. Baroda Birlik grubu başkan adayı İlhan Masarifoğlu 1701 oy alırken, Çağdaş Avukatlar'ın başkan adayı Hüseyin Biçen 826 oyda kaldı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde yapılan genel kurulda seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından Ankara Barosu eski Başkanı Semih Güner cübbesini Coşar'a devretti. Baro Yönetim Kurulu ise şu isimlerden oluştu: Senay Ertem, Tacar Çağlar, Sitare Sağsen, Zafer Günal, Fahrettin Kayhan, Hürriyet Sümer, Faruk Bilkay, Hatice Kaynak, Aynur Özkan ve Reşit Durukan.


    Çağdaş Avukatlar Grubu'nun planları
  • Genç avukatların sorunlarının giderilmesi ve mesleğe yeni başlayacak avukatlara vergisel açıdan avantaj sağlayacak yasa değişiklikleri için öncülük etme,
  • "Hukuk çalışma mekânları" yaratma,
  • Genç avukatlara ücretsiz yabancı dil eğitimi,
  • Avukatlık Yasası 35/A ve Avukatlık Yönetmeliği 16/17 maddelerinin tadil edilerek geliştirilmesi ve avukatların mali olanaklarının artırılması için mücadele,
  • Avukat hakları merkezi kurma çalışmalarını aktifleştirme,
  • İstanbul'da üç ana adliye binası yapılması ve adliye binalarının yenilenmesi,
  • Kurumlararası işbirliğini geliştirerek, hukukçu, psikiyatrist, adli kolluk birimlerinin eşgüdümlü çalışabileceği oluşumlar yaratmak,
  • İnsan hakları merkezinin yeniden yapılandırılması,
  • Çocuk hakları merkezinin etkinleştirilmesi,
  • Kadın hakları merkezinin geliştirilmesi,
  • CMUK uygulama servisinin, baronun acil servisinin sanık haklarının güvencesi haline getirilmesi.

    src=/resim/b1.gif width=5>
    Başa dön


    Köy Hizmetleri kapatılacak Bakanlar Kurulu Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü'nün kapatılması, SSK hastanelerinin de Sağlık Bakanlığı'na devri kararını aldı. Hükümet Köy Hizmetleri'nin kapatılmasında Kamu Yönetimi Temel Yasası'nı yeniden çıkarmayı bile beklemeden, "acil" olarak ayrı bir tasarıyı imzaya açtı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında dün toplanan Bakanlar Kurulu, yeni saldırı kararlarına imza attı. Toplantıda alınan kararlar ve imzaya açılan tasarıları, Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek açıkladı. Sözlerine, "kamuda yeniden yapılanmanın ihtiyaç olduğunu" belirterek başlayan ve kendi bakanlığına bağlı 136 ilçedeki adliyelerin kapatılması ile devlete 100 trilyona yakın kazanç geldiğini örnek gösteren Çiçek, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün kapatılmasını getiren tasarının imzaya açıldığını söyledi. İstanbul ve Kocaeli dışındaki illerde Köy Hizmetleri'nin verdiği hizmetlerin il özel idareleri, bu iki ilde de belediyeler tarafından verileceğini belirten Çiçek, kapatılacak genel müdürlükler arasında Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü'nün de olduğunu ifade etti. Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü'nün kaldırılıp görevlerinin de Toplu Konut İdaresi Genel Müdürlüğü'ne verilmesi kararlarına işaret eden Çiçek, bürokratik bir işlemi ortadan kaldırıp, aynı işi tek bir genel müdürlüğe bırakmak istediklerini iddia etti.

    SSK'ya tasfiyenin ilk adımları Sağlık kurumları ile ilgili yeni düzenlemeler yapacaklarını, ilk adım olarak da kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık tesislerinin Sağlık Bakanlığı'na bedelsiz devrinin kararlaştırıldığını kaydeden Çiçek, SSK hastanelerinin ise bedel karşılığında devredileceğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı, askeriye, üniversiteler gibi kurumlar dışındaki tüm kurumların sağlık tesislerinin devrinin sözkonusu olduğunu kaydeden Çiçek, "sağlık hizmetlerinin tek elden yürütülmesi ile bir standart geleceğini, israfın ortadan kalkacağını, denetimin, yatırım ve insan kaynaklarının değerlendirilmesinin de tek elden yapılacağını" savundu. Çiçek, Çalışma Bakanlığı'nın sigorta, Sağlık Bakanlığı'nın da sağlık hizmetleri vereceğini belirtti.


    KARAR HUKUKDIŞI Bakanlar Kurulu'nun, "SSK hastanelerini Sağlık Bakanlığı'na devretme" kararına tepki gösteren SES Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, hükümetin kararının hukuk dışı olduğunu bildirdi. Bakanlar Kurulu kararına karşı çıkan Tombul yaptığı yazılı açıklamada, SSK'nın işçiler ve onlar adına işverenlerin ödediği primlerle kurulan bir kurum olduğuna, yani işçilerin "özel mülkiyeti" olduğuna vurgu yaptı. İşçilere sorulmadan SSK'nın mülkiyetinin devrinin hukuk dışı olduğunu kaydeden Tombul, ülke nüfusunun yüzde 50'sine, tüm sağlık personelinin yüzde 20'si ile hizmet ürettiğini, buna rağmen verimli çalıştığını dile getirdi. SSK'nın sağlık hizmetini kendisi ürettiği için kişi başı sağlık harcamasının yılda 110 dolar civarında, Emekli Sandığı için 289 dolar, memurlar için 220 dolar olduğuna vurgu yapan Tombul; hastanelerin devri halinde kişi başına sağlık harcamalarının en az 210 dolara yükseleceğine işaret etti. SSK'nın yaklaşık 35 bin kişiye hizmet verdiği düşünüldüğünde, devir işleminin SSK'ya yılda en az 3-3.5 milyar dolar ek yük getireceğini kaydeden Tombul, SSK'nın açmaza gireceğinin de altını çizdi.

    www.evrensel.net