18 Ekim 2004 01:00

İşçilikten uzaklaştık

Metal sözleşmelerinin fabrikalarında tartışılmadığını anlatan Siemens işçileri, "işçiliği" ortadan kaldıran uygulamaların fabrikalarında hayata geçtiğini vurguladı.

Paylaş
Siemens işçileri, MESS patronlarının dayatmaları sonucunda uyuşmazlıkla sonuçlanan toplusözleşme sürecini değerlendirdiler. Sendikaları Türk Metal'in sözleşmeye ilişkin işçileri bilgilendirmediğini ifade eden işçiler, çalışma arkadaşlarının işsiz kalma endişesiyle süreci tartışmadığını anlatıyor. İşçiliğin ortadan kaldırılmak istendiğine vurgu yapan işçiler, "Ne iş yapıyorsun sorusuna, 'işçiyim' denmiyor. 'Montaj elamanıyız, teknik elemanız' gibi yanıtlar veriliyor. Bu patronların ne zamandır olmasını istedikleri bir durumdu" diyorlar.

Güvensizlik körükleniyor Elektronik aksamlar üreten Siemens'te 567 işçi çalışıyor. Körüklenen ve giderek yaygınlaşan güvensizlik nedeni ile kendi aralarında bile tartışmadıklarını anlatan işçiler, işten atılma riski nedeniyle isimlerini veremiyor. İşçiler, sürecin fabrikalarında nasıl karşılandığını şöyle özetliyor: "Sendika ayda bir iki defa gelip, 'Sözleşme şu aşamada, bu aşamada' diyorlar. Ama ayrıntılı bilgi vermiyorlar. Kazanılmış haklarımızın gasp edilmek istendiğini basından öğreniyoruz. Fabrikada belli başlı arkadaşlarla konuşuyoruz sadece. Gerçi, içlerinden tepki gösterdiklerine eminiz ama bu da anlık bir tepki." Suskunluğa, işten atılma korkusunun yol açtığını aktaran işçiler, "Arkadaşlar piyasaya bakınca aldıkları ücretin iyi olduğunu düşünüyorlar. Bunu kaybetmek istemediklerinden herkes sessiz bekliyor" diyor.

İşçi kelimesi kaldırıldı Siemens işçileri, arkadaşlarının ruh halini aktarırken bir noktanın daha altını çiziyorlar. "Arkadaşlarımızın bir çoğu maalesef işçilikten uzaklaşmış. Sendikalı olmanın farkını bilen yok. Örgütlülükten 'biz militan mıyız, bölücü müyüz' ü anlıyorlar. Ne iş yapıyorsun sorusuna, işçiyim denmiyor. İşte 'biz montaj elamanıyız, teknik elemanız' gibi yanıtlar veriliyor. Bu patronların ne zamandır olmasını istedikleri bir durumdu. İşçi sağlığı, işçi güvenliği yerine, iş sağlığı, iş güvenliği deniyor artık. İşçi kelimesini bile kaldırdılar. Birlikte olmanın gücüne varıp, 'hadi arkadaşlar servisin güzergâhını sendikaya yöneltiyoruz' dediğimizde, sendikayı tehlikeli bir yer olarak görüyorlar" diyen işçiler, Türk Metal'in, bu tablonun oluşmasında katkısının oldukça fazla olduğunu ifade ediyorlar.

'İleri unsurlar var' Siemens işçileri, arkadaşlarının ücret zammı ve fazla mesailerin yarıya indirilmesi de dahil kazanılmış hakların gaspının onaylanması durumunda, aktardıkları nedenlerden dolayı fazla tepki göstermeyecekleri görüşündeler. İşçiler, "Arkadaşlarınızı ne harekete geçirir" sorusuna ise "kıdem tazminatlarının gasp edilmesi" yanıtını veren işçiler "Arkadaşlar arasında 'hâlâ kıdem tazminatlarına dokunamazlar' diyenler var. 'O zaman geleceğimizi elimizden alırlar' diyorlar. Çünkü kıdem tazminatları üzerine herbirinin hayali var. Kimi ev, araba alacak, kimi çocuğunun eğitimine yatıracak. Ücret sıfır da olsa bir kımıldama yaratmaz. Tepki olur ama kendi aralarında" diyorlar. İşçiler sözlerini şöyle sürdürüyor: "Türkiye'de işçilik yok edilmek isteniyor ama hâlâ ileri unsurlar var. Sendika bir adım atsa, biz 10 adım atacağız aslında. Birlikte paylaşmayı öğrenebilirsek güzel şeyler olacak. Bir yerden çıkan bir kıvılcım, bakarsınız kısa sürede tüm fabrikaları sarar ve haklar yeniden kazanılır."

Ayrım olmamalı Fabrikalarında Birleşik Metal-İş Sendikası'nın uyuşmazlık sonrasında yaptığı eylemlerin ve birlik çağrısının tartışılıp tartışılmadığını soruyoruz. Eylemlerden sadece duyarlı işçilerin haberdar olduğunu ifade eden işçiler, birlik çağrısını ise samimi bulmadıklarını savunuyorlar. Sendikal cephedeki bölünmüşlüğün işçiler arasında da körüklendiğine dikkat çeken işçiler, "Patronlar zaten üçe bölüp istediklerini yapmışlar. Buna ek olarak 'sen solcusun, sağcısın, Kürtsün, Türksün' deniliyor. Ya da 'devrimci-demokrat işçiler Birleşik Metal-İş'te'... İşçinin ayırımı olmaz. Ama sendikalarımız da maalesef bu ayırımı besliyor" diyorlar. Sendikaları Türk Metal ile olan ilişkilerini ise şöyle anlatıyorlar: "Elbette sadece sendika yöneticilerini suçlamak kolaycılık. Ama temsilcinin yanında konuşamıyoruz bile. Şube başkanı geldiğinde temsilci, işçiyi 'aman şöyle soru sormayın' diye dürtüklerse, işçi sendikaya nasıl güvenir? Temsilciden bile korktuğumuz, çekindiğimiz bir sendika ile nereye varabiliriz?"

ÖNCEKİ HABER

AKP Hükümeti
   sadece yüksek maaşlıları sevindirdi

SONRAKİ HABER

AYM: Mahpuslara bazı yayınların verilmemesi hak ihlali

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa