16 Ekim 2004 01:00

Gecede davul sesleri

Ramazan geldi ya, gece saat üçten başlıyor bozuk düzen davul sesleri.Kaç kişiler bilmem, biri bitirdikten yarım saat sonra başlıyor öteki. Oysa sahurun bitimi neredeyse altıya çeyrek kala.

Paylaş
Ramazan geldi ya, gece saat üçten başlıyor bozuk düzen davul sesleri.Kaç kişiler bilmem, biri bitirdikten yarım saat sonra başlıyor öteki. Oysa sahurun bitimi neredeyse altıya çeyrek kala. Rahatsız olduğumu söyleyemem, bizim semtten geçen ve nedense kimsenin karışmadığı, bir takım otomobilli arabesk cıztak dinleyicilerinden, silah atıcılardan ve nağralardan bu yolla kurtulma umudu var . Yoo, Beyoğlu'nun arka sokaklarında oturmuyorum, Merter'deyim. Fark etmiyor... Bu sabah ilk haber olarak ramazan davulcularının mani okumasının yasaklandığını verdi ana magazin bülteni. Neden gerek görmüşler bilmem. Fukaralar davul çalmasını bilmiyorlar ki, mani söylesinler. Hem bu her biri geçmişin bir sokağı hatta bir mahallesi kalabalıklığındaki apartmanlarda, sitelerde oturanlara nasıl ulaştıracaklar ki seslerini. Yoksa ben dikkat etmeyeli ses düzenekli maniciler mi çıktı... Hiç sanmam,böyle bir teşkilat para işi... Ramazan davullarını halay çekenlere davul çalmaya alışmış birileri çalıyor çoğunluk. Hatta davul çalmayı bildikleri bile kuşkulu. Ramazanın on beşinde para isteyebilmek için gürültü ediyorlar. Peki bu mani yasağı nereden çıktı. Gerçi İkinci Mahmut zamanında ,1812'de büyük veba salgını dolayısıyla ramazanda geceleri bekçilerin davul çalması, mani ve türkü okuması yasaklanmıştır ama bu yasağın yanında başkaları da vardır: Kahvehanelerde tavla, dama, satranç ve başka oyunların oynanması, meddahların öykü anlatması. Belki insanların bir araya toplanıp hastalığı yaymamaları için. Belli bir hastalık ve yas döneminde davul, türkü ve mani de uygun görünmemiş olmalı.Çok şükür şu ara ülkemizde veba falan yok, bildiğim kadarıyla. Peki bu yasak hangi geleneğe dayanıyor.. Atılımcı, yenilikçi, Avrupalıların dahi pek beğendikleri İkinci Mahmut'un bir başka yasağı daha vardır "kahvehanelerde devlet sohbeti yasağı" kısacası siyaset konuşma yasağı. Şimdi davulcu manileri bu yasağa girer mi? Manileri bir hatırlayalım: "Davulumun ipi kaytan/ kalmadı sırtımda mintan", "Davulun ipi kırmızı/ Yemedim kavun karpuzu", "Yenicami direk ister/ Söylemeye yürek ister/Benim karnım toktur ama/ Arkadaşım börek ister". Uff, yasağa değil tazminata bile girer. Hele "Şekerim var ezilecek/ tülbentlerden süzülecek/ Verin benim bahşişimi/ Çok kapım var gezilecek"teki tehdit müthiş...Hele davulcu şaşırıp "Ramazan geldi hoş geldi/ Baklava tepsisi boş geldi" diye pahalılıktan söz ederse... Eski ramazanlarda en sevdiğim şey köşe yazarlarının yaptıkları yanlışları ertesi gün "ramazan keyfiyle şöyle bir yanlış yaptım" diye açıklayıp oruçlu olduklarını duyurmalarıydı... Ah! Eski gelenekler... Ah eski okurlar... Ramazan gayri ramazan yanlış yapsan, hangi okur düzeltecek. Bu arada Bülent Habora arkadaşımız anılarını kitaplaştırmış:Başmusahip Sokağı Anıları. Kutlarım. Her ne kadar, çoluk çocuk bizi padişah görmüş kadar yaşlı sansa da anılarımı yazmamakta inat ediyorum. Çünkü ben Habora gibi ince değilim, birinden, adını vermeden dönek diye söz edemem. Bu yüzden de başıma ne gelir bilemem. Sevgili emekçi kardeşlerim, zaten zordaydınız, gayrı resmi oruçtaydınız... Bu kez resmi orucunuz mübarek olsun. Yaradan gerçek bayramlara kavuştursun.

ÖNCEKİ HABER

Taşkale iddiaları yalanladı

SONRAKİ HABER

Melih Gökçek'ten zırhlı cip savunması: Valilik kararıyla araç tahsis edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa