15 Ekim 2004 01:00

Türkiye karşıtı kampanya
   ırkçılağa zemin hazırlıyor

Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyelik süreci, Avrupa'da özellikle Fransa ve Almanya'da iç politika malzemesi yapılıyor. Almanya'da AKP'nin de üyelik için başvurduğu Hıristiyan Demokratlar, Türkiye karşıtı imza kampanyasında ısrar ediyorlar.

Paylaş
Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyelik süreci, Avrupa'da özellikle Fransa ve Almanya'da iç politika malzemesi yapılıyor. Almanya'da AKP'nin de üyelik için başvurduğu Hıristiyan Demokratlar, Türkiye karşıtı imza kampanyasında ısrar ediyorlar. Hırıstiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Başkanı Angela Merkel ve diğer yöneticiler Almanya'da yaşayan Türkiye kökenlilere karşı imza kampanyası açmaya kararlı olduklarını söylerken, Almanya'da bir çok kesim de bu kampanyaya karşı çıkıyor. Birlik 90/Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth, bu kampanyanın sadece Türkiye'ye değil, Almanlar'a da karşı olduğunu vurguladı. Hafta başından beri Almanya'da birlik partilerinin Türkiye'ye karşı başlatmayı planladığı imza kampanyası tartışılıyor. CDU/CSU imza kampanyasını neden bugün gündeme getirdi? Bunu bende anlamadığım için tam olarak yanıt veremiyorum. Bu kampanyanın arkasında sorumsuz popülist strateji, saf sağ popülist politikalar yatıyor. Türkiye'nin AB üyeliği gerekçe yapılarak, fatura Almanya'da yaşayan göçmenlere çıkarılıyor. Büyük tehlikeler içeren bu kampanya politik kundakçılık anlamına geliyor. Böylesine bir kampanya Almanlar ile Türkiye kökenli göçmenler arasında nasıl etkilere yol açar? Umut ediyorum ki, birçok insan bu kampanyaya karşı çıkar. Yeşiller, sosyal demokratlar, hatta bir çok muhafazakâr da bu kampanyaya karşı. Türkiyeli göçmenlerin, Almanların çoğunun bu kampanyaya karşı çıktığını gördüğünü sanıyorum. Ben de kendimi bu kampanya ile hakarete uğramış sayıyorum. Bu kampanyanın hedefine ulaşmaması için elimden gelen her şeyi yapmaya şimdiden söz veriyorum. Ülkemizdeki barış ortamının kundaklanmasına izin vermeyeceğiz. 1999'da Hessen'de ve bütün Almanya'da yabancılara karşı benzer bir kampanyayı yaşadık. Bugün kültürlerin, dinlerin diyaloguna, entegrasyon konseptlerine ihtiyacımız var, ülkemizde huzursuzluk yaratacak bir kampanyaya ihtiyacımız yok. Bu kampanya Neonazi partiler için bulunmaz bir fırsat değil mi? Tam da öyle. Bu kampanyadan, her zaman olduğu gibi yararlanmaya çalışacaklar. DVU, REP gibi partiler şimdi sevinebilirler. Her ne kadar Bayan Merkel kampanyanın yabancı düşmanlığıyla alakası yok dese de, bunlar timsah gözyaşlarıdır. Yabancı düşmanı, ırkçı söylemleri içeren bu kampanyanın tahribatı çok fazla olacaktır. Alman ve göçmenler bu kampanyaya karşı sizce neler yapabilirler? Stoiber ve Merkel'in politikası açık ve net bir şekilde reddedilmeli. Binlerce, yüzbinlerce Türkiye kökenli artık ülkemizin bir parçası. 60 bin büyük ve orta ölçekli işletme var. Bir çok insan vatandaşlığa geçmiş. Bunu kabul etmek gerekiyor. Almanya'daki Türkiyeli gruplar da bu kampanyaya karşı sessiz kalmamalı. Uzun yıllardır Almanya'da yaşayan Türkiye kökenlilere çağrınız nedir? Yeşiller Partisi Başkanı Claudia Roth olarak, Özcan Mutlu ve Ekin Deligöz'ün, Edmunt Stoiber ve Angela Merkel ile eşit olduğu bir ülkede yaşamak istiyorum. Edmun Stoiber ve Angela Merkel'in kendi aralarındaki kavganın faturasını göçmenlere çıkardığı, Türkiye'nin düşman ilan edildiği bir ülkede ise yaşamak istemiyorum. Bu imza kampanyası aynı zamanda, yıllardır Türkiyelilerle birlikte yaşayan Almanlara karşı da açılmış bir kampanyadır. Bunun için de her alanda bu kampanyayı reddetmek gerekiyor. Biz parti olarak elimizden geleni yapacağız.

ÖNCEKİ HABER

Michael Mann'ın suç dünyası

SONRAKİ HABER

Artı Gerçek: Açlık grevlerine dair olumlu gelişmeler yaşanabilir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa