14 Ekim 2004 01:00

'Sorunu birlikte çözelim'

Brüksel'de bulunan DEP eski milletvekilleri, önceki gün onurlarına verilen resepsiyona katıldılar. AP milletvekilleri, Kürt siyasetçiler ve çok sayıda gazetecinin katıldığı resepsiyonda konuşan Leyla Zana, "Kürtlerin karşı karşıya kaldığı baskılardan bahsetmeyeceğim.

Paylaş
Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından 1995 yılında verilen "Sakharov Düşünce Özgürlüğü" ödülünü almak ve bir dizi temasta bulunmak üzere Belçika'nın başkenti Brüksel'de bulunan DEP eski milletvekilleri Leyla Zana ile Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak, önceki gün onurlarına verilen resepsiyona katıldılar. Resepsiyonda, AP milletvekilleri, Kürt siyasetçiler ve çok sayıda gazeteciyle bir araya geldi. DEP milletvekilleri AP'de Yeşiller Grubu tarafından ağırlandı. Yıllar boyunca DEP'lilerin mahkemelerini yerinde giderek izleyen, yoğun bir çalışma yapan AP sol grup milletvekillerinin resepsiyonda bulunmaması dikkat çekti. Zana'nın eşi Mehdi Zana, Joost Lagendejk, Louisa Morgantini ve Feleknas Uca gibi çok sayıda parlamenter de resepsiyona katıldı.

Kürt müziği çaldı Kürt müziği eşliğinde resepsiyon salonuna giren DEP milletvekilleri, AP Yeşiller Grubu'nun Başkanı Daniel Cohn Bendit başta olmak üzere, eski çalışma arkadaşları, Kürt politikacıları, milletvekilleri tarafından karşılandı. Resepsiyonda ilk konuşmayı yapan AP Yeşiller Grup Başkanı Daniel Cohn Bendit, Leyla Zana ve arkadaşlarının AP'de bulunmasının Türkiye'de yaşanan gelişmelerin en önemli göstergesi olduğunu söyledi. Bunu Türkiye'nin Avrupa'ya entegrasyonunun da iyi bir işareti olduğunu belirten Bendit, "Müzakerelerde iyi bir nokta olacak. Diyarbakır'daki halkın yaşam koşullarının İstanbul'daki gibi olmasını istiyoruz" diyerek sözü Zana'ya bıraktı. Kendisini yalnız bırakmayan dostlarına yetkililere teşekkür ederek konuşmasına başlayan Leyla Zana, bundan 12 yıl önce AP'ye geldiğinde Kürtlerin uğradığı zulmü herkese duyurma amacında olduğunu, bugün ise sorunun çözümü için düşünmenin gerektiğini kaydetti. "Kürtlerin karşı karşıya kaldığı baskılardan bahsetmeyeceğim. Çok iyi bilindiğini düşünüyorum. Bundan sonra sorunun nasıl çözülebileceğini hep birlikte düşünmeliyiz" diyen Zana, en yalnız kaldığı anlarda dahi ayrıma gitmeden bütün halkları yüreğinde taşıdığını söyledi.

Lagendejk: Tarihin cilvesi Resepsiyona katılan AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Joost Lagendejk de, AP'nin Zana ve arkadaşlarıyla bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "Leyla Zana ve 3 arkadaşını yıllar boyunca mahkemede sadece arkalarında oturarak gördüm. Şimdi dördü burada ve tarihin cilvesini görüyoruz. 10 yıl boyunca tutuklu olan insanlar şimdi Türkiye'yi ellerinde yeşil pasaportla VIP çıkışından terk ediyorlar" dedi. Zana'nın AP'de yapacağı konuşmada vereceği mesajın net olacağını belirten Lagendijik şunları dile getirdi: "Zana parlamentoda konuşacak ve mesajının çok net olacağını düşünüyorum. Birincisi Kürtlerin Türkiye'nin bir parçası, ikincisi de Türkiye'nin Avrupa'nın bir parçası olduğudur. Bu bence verilecek çifte mesaj budur. Türkiye'de yeterince gelişme olmadığını eleştiren insanlar, insan hakları ve Kürtlerin hakları konusunda eleştirenler var. Şimdi Kürtler burada, lütfen önce müzakereleri yapmakla başlayın, biz gelişmelerin devam edeceğine inanıyoruz, müzakerelerin başlamasını öneriyoruz biçiminde değerlendirmeler yapacaklar."


Türkiye, Kürtleri ve Alevileri kabul etmeli Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyon Başkanı Büyükelçi Hansjörg Kretschmer, "Türkiye'nin kabul etmesi gereken iki tane koşul var. Bunlardan biri Kürt sorunu diğeri ise Aleviler" dedi. Alevi ve Kürt sorununun yaşandığı yerlerden biri olması nedeniyle Tunceli'ye geldiğini açıklayan Kretschmer'in ilk durağı Tunceli Valiliği oldu. Sabah saatlerinde Tunceli Valisi Mustafa Erkal ile görüşen Kretschmer, daha sonra Tunceli Belediye Başkanı Songül Erol Abdil'i ziyaret etti. Kürtlerin ve Alevilerin sorunlarını Büyükelçi'ye aktaran Abdil, Türkiye'ye müzakere tarihinin verilmesini istedi. Geliş amacına ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kretschmer, Tunceli'yi yakından tanımak istediğini ifade ederek, "İki tane sorunlu alan olduğunu görüyorum birincisi nüfusun çoğunluğu Kürtlerden oluşuyor, ikincisi de buradaki halkın çoğunluğu Alevi. Burada Türkiye'nin kabul etmesi gereken iki tane koşul var" dedi.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


'SSK'yı biz batırmadık' Türkiye İşçi Emeklileri Derneği'nin (TİED) 17'nci Genel Kurulu dün yapıldı. Kurulda konuşan TİED Genel Başkanı Kazım Ergün, "SSK'yı biz batırmadık, çalışanlar da batırmadı, ülkeyi kötü yönetenler batırdı" diye konuştu. Ergün, TES-İŞ toplantı salonunda yapılan kurulda, muhalefette iken emeklilere ikramiye verilmesi için Meclis'e önerge verenlerin bugün bakan koltuğunda oturduğunu belirterek, yıllardır bekletilen İntibak Yasası'nın bir an önce çıkartılmasını ve emeklilerin TÜFE farklarından doğan alacaklarının ödenmesini istedi. Emekli maaşlarına zam yapıldığında hükümeti popülist politika yapmakla suçlayanların, bankalar hortumlanırken seslerini çıkarmadıklarına dikkat çeken Ergün, emeklilere verilen paranın artı değer olarak ülke ekonomisine geri döndüğünü, ancak ranta yatırılan paranın yurtdışına kaçtığını vurguladı.

Piyasa dayatması Divan Başkanlığı'na getirilen Tes-İş Genel Başkanı ve Türk-İş Genel Sekreteri Mustafa Kumlu da, hükümetin sosyal güvenlik sistemini piyasa koşullarına göre sürdürmeyi amaçladığını söyledi. Kurulda bir konuşma yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Selvi en yüksek sosyal güvenlik priminin Türkiye'de kesilmesine rağmen en düşük emekli maaşının da Türkiye'de olduğunu ifade etti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu ise konuşmasında sorunların son 10 yılın birikimi olduğunu savundu. Bakan ekonominin iyiye gittiğini ve refah düzeyinin yükseldiğni iddia etti. Salondan gelen "Değişen bir şey yok, ne zaman değişecek?" şeklindeki sorular üzerine ise bakan, değişimin zaman alacağını belirtti. Emeklilerin, "TÜFE'den doğan alacaklarımız ne olacak" sorusuna, ödenecek miktarın belli olması için Yargıtay kararını beklediklerini söyleyerek yanıt veren Başesgioğlu, "Bu rakam az da olabilir, çok da olabilir; hiç olmaya da bilir" dedi. Murat Başesgioğlu, SSK'nın gayrimenkulleri için de değer belirleme çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Kurulda bazı delegelere söz verilmemesi de dikkat çekti.

ÖNCEKİ HABER

Kaplan tutuklandı

SONRAKİ HABER

İngiltere’de Avam Kamarasından sorumlu bakan istifa etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa