12 Ekim 2004 01:00

Sosyal Forum'a çeyrek kala...

Avrupa Sosyal Forumu (ASF) 14-17 Ekim tarihlerinde Londra'da yapılacak. Sendikaların ağırlığını koyduğu organizasyonda küreselleşme karşıtları, çeşitli siyasi gruplar, çevreciler ve kitle örgütleri yer alıyor.

Paylaş
Avrupa Sosyal Forumu (ASF) 14-17 Ekim tarihlerinde Londra'da yapılacak. Sendikaların ağırlığını koyduğu organizasyonda küreselleşme karşıtları, çeşitli siyasi gruplar, çevreciler ve kitle örgütleri yer alıyor. Türk-Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi (Day-Mer), ASF örgütlenmesinin aktif unsurlarından biri. Day-Mer Sekreteri Taylan Şahbaz, ASF süreci hakkında sorularımızı yanıtladı.

Evrensel: Üçüncü Avrupa Sosyal Forumu'nun hazırlık çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz? Taylan Şahbaz: Hazırlıklar geçen aralık ayında başladı. Kısa süre içinde, kimlerin belirleyici olacağı ortaya çıktı. Bunlar arasında Londra Büyükşehir Belediyesi (GLA) Başkanı Ken Livingstone ve yönetimi çevresinde etkili olan 'sosyalist' söylemli bir çevre, içerisinde özellikle Demiryolu İşçileri Sendikası (RMT) ve öğretmenler sendikalarından biri olan NATFHE ve diğer bir dizi sendikanın ulusal veya bölgesel yöneticileri ve yine 'sosyalist' söylemli örgütler bulunuyordu. Tabii ki toplantı ve hazırlıkların katılımcıları arasında diğer birçok çevre de mevcuttu. Daha baştan sendika temsilcilerinin belirli ölçüde belirleyiciliklerinin söz konusu olması, İngitere'deki ASF hazırlıklarını öncekilerden ayıran olumlu bir özellikti. Kısa süre içinde forumun çeşitli öğelerinin ihtiyaçlarının karşılanması için program, koordine, konut, yasal işlemler gibi değişik çalışma grupları kuruldu. 2 milyon Sterlin'lik bir bütçesi olması tasarlanan foruma mali destek özellikle GLA ve sendikalardan geldi. Ken Livingstone'un 10 Haziran'da belediye başkanlığına tekrar seçilmesiyle, "Parayı veren düdüğü çalar" misali forum açıktan GLA tarafından duyurulmaya başlandı. Bu çevrenin etkisi, özellikle program tartışmalarında ve mali planlamada gözle görülür nitelikteydi.

Hazırlık sürecinde sendikaların oynadıkları rol ve aldıkları yer ne oldu? Sendikaların bazılarının ulusal temsilciler düzeyinde (örneğin RMT, NATFHE, NUT) sürece katılıyor. Sendikalar arası bir forum ağı oluşturuldu, ayrıca mali destek sağladılar. Bunların etkisi küçümsenemez. Birçok ulusal, bölgesel ve yerel sendika toplantı ve konferanslarında ASF bilgilendirme ve destek toplantıları yapıldı. Kısa süre önce gerçekleşen Sendikalar Konfederasyonu (TUC) konferansında da benzer toplantılar düzenlendi. Sendikacılar program tartışmalarına katıldı. "Sosyal Adalet ve Dayanışma" konusunda belirleyicilik, fiili olarak sendikaların elindeydi. Birçok ülkeden çeşitli sektörlerden sendikalar ortak birçok seminer düzenlemenin yanında, bu çerçevede gerçekleştirecekleri 5 merkezi toplantıyla, işçi ve emekçiler açısından hayati öneme sahip konuları ele alacak. Sendikacılar arasındaki bu dayanışma ve birliktelik çabaları, Uluslararası Program Grubu kararlarına da belirli oranda yansıdı. Sendikaların ve emek örgütlerinin foruma katılım düzeyinin, işçi sınıfı hareketinin çeşitli yönlerinin ortaya konulması, tartışılması ve deneylerinin paylaşımı açısından bir olumluluk olduğunu düşünüyoruz.

Sosyal forumların geleceği konusundaki tartışmalar hangi boyutta? Geçmiş ASF'lerde olduğu gibi forum esnasında da bu konuda tartışmaların yapıldığı, kararların alındığı toplantılar gerçekleşecek. Bir sonraki sosyal forum Yunanistan'da. Ancak katılımcıların hemfikir olmadıkları nokta, ASF'nin her yıl mı, yoksa iki yılda bir mi yapılması gerektiği. Zayıf geçecek bir forumun ASF'yi kötü etkileyeceği kaygısı görünüyor. Meselenin teknik yanı bir yana, gelecek açısından söylenecek şeyler ASF'nin siyasi karakteri ile ilgili. Bugüne kadar ASF'lerin siyasi olarak, ne birleştirici özgül bir karakteri oldu, ne de böyle bir iddiası. Hangi ülkede gerçekleşmişse, o ülkede nispeten etkili olan kesimlerin siyasetinin baskınlığında gerçekleştiler. Bu anlamıyla, sosyal forumların geleceği, onları doğuran siyasi ve toplumsal iklimin değişmesiyle ilgili. Sosyal forumlara temel olan siyasi ve sosyal koşulların değişmesi, özellikle Avrupa'daki toplumsal muhalefete bağlı. Bir yandan savaş ve küreselleşme karşıtı hareketin geleceği ve gelişimiyle ilgiliyken, diğer yandan ve daha da önemli olarak işçi ve emekçi hareketiyle ve sosyal forumların bu hareketleri kucaklayıp kucaklamayacağıyla bağlantılı. Burada yine sendikaların ve işçi-emekçi örgütlerinin forumlar içerisindeki etkisine dönüyoruz.

Forum programları neye göre oluşturuldu? Altı ana konu belirlendi. Bunlar "Savaş ve Barış", "Demokrasi ve Temel Haklar", "Sosyal Adalet ve Dayanışma", "Şirketler Küreselleşmesi ve Küresel Adalet", "Irkçılık, Ayrımcılık ve Aşırı Sağa Karşı Mücadele" ve son olarak "Çevre Krizi". Her eksen altında beş ya da altı plenum gerçekleşecek ve bu plenumlara dünyanın çeşitli bölgelerinden tanınmış birçok eylemci, çevreci, siyasetçi, sendikacı, yazar ve sanatçı katılacak. Ayrıca 160 dolayında seminer ve onlarca atölye çalışması düzenlenecek. Forum bünyesinde birçok kültürel etkinlik, dinleti ve gösteriler de gerçekleşecek. Etkinliğe 50 bin dolayında insanın katılması bekleniyor. Forum, her yıl olduğu gibi geleneksel bir gösteri ve yürüyüş ile son bulacak. Yürüyüş 17 Ekim Pazar günü.

Day-Mer'in ASF hazırlık sürecine katılımı hakkında bilgi verebilir misiniz? Aralık 2003'ten bu yana, Day-Mer düzenlenen merkezi toplantılara ve özellikle Program Grubu toplantılarına katıldı. Forum içeriğine dair tartışmalara katkı yaptı. Sosyal forum hakkında üyelerini ve toplumu bilgilendirdi. Day-Mer, özellikle birkaç aydır da forumun içeriğine dair çalışmalarıyla uğraştı. Avrupa ve Türkiye'de ilişki ve bağlarının olduğu kurum ve kuruluşlarla çeşitli seminer önerilerinde bulundu. Gelinen noktada dört seminere katılacak.

ÖNCEKİ HABER

Zekan mı var derdin var!

SONRAKİ HABER

İngiltere’de Avam Kamarasından sorumlu bakan istifa etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa