06 Ekim 2004 01:00

Taşeron eziyeti

Paylaş
TEDAŞ'ın, Mersin Devlet Hastanesi yolu üzerindeki Havuzlu Caddesi'nde yaptığı, kanal kazısı ve boru hattı, kablo döşeme çalışmaları çevreye zarar veriyor ve halkın sağlığını tehdit ediyor. TEDAŞ'ın bir taşeron firmaya verdiği bu çalışmalar, taşeron firmanın kullandığı beyaz topraktan çıkan tozlar nedeniyle çevre esnafının en çok şikâyet ettiği konu. Ayrıca, çalışmalar sırasında sökülen kaldırım ve bordür taşlarının gelişigüzel yerleştirilmesi ve açılan çukurların kapatılmadan bırakılması da ayrı bir sorun teşkil ediyor. Açılan çukurların çoğunda güvenlik şeridi bulunmuyor. Olanlarda ise güvenlik şeridinin hiçbir işlevi yok. Kapatılmayan bu çukurların içinde ise çöp yığınları oluşmuş durumda. Çalışmaların yapıldığı Havuzlu Caddesi'nde görüştüğümüz taşeron firmanın bir yetkilisi kendisini savunarak "Biz iyi bir firmayız. Amerika'da da çalışmalarımız oluyor. Yaptığımız işlerde de çevreye ve insanlara zarar vermiyoruz" diye konuştu. Yetkili, taşeron firmanın ismini vermekten kaçındı. Görüşlerine başvurduğumuz çevre esnafı ise, taşeron firma yetkilisinin söylediklerinin tamamen tersini düşünüyor. Cadde üzerinde bir tekel büfesi işleten Hamit Durmaz sorduğumuz sorulara "Bir aya yakındır buralar böyle. Bütün gün toz içinde kalıyoruz. Kullanılan beyaz toprak insan sağlığına zarar veriyor. Tek bildiğimiz TEDAŞ'ın taşeron bir firmasının buraya elektrik kablosu hattı döşediği. Yollar bozuldu ve düzeltmeden öylece bıraktılar. İnsanlar yürümekte bile zorlanıyor. Bütün esnaf bu durumdan şikâyetçi. İşimize engel oluyor." diye cevap verdi. Büfenin yanındaki eczaneye girdiğimizde ise aynı tepkilerle karşılaşıyoruz. Eczane sahibi Türkan Karakaş çıkan tozlardan dolayı akciğer ve boğaz enfeksiyonlarının oluşabileceğine dikkat çekerek "Bir çok çukur açıp öylece bıraktılar. Yağmur yağdığı zaman, buralar çamurdan geçilmeyecek duruma gelecek." diye konuştu. Bir başka esnaf Mevlüt Korkusuz ise, "Her taraf toz toprak oluyor. Bütün pislik dükkâna doluyor. Açılan çukurlar öylece kaldı. Güvenlik şeridi bile yok. 4-5 yıl önce 110 milyon vererek yaptırdığımız yerleri kırıp bıraktılar. Bize, üç ekibin çalışarak bozulan yerleri yapacağını söylediler.Ancak yapılmadı.Bize ise buraların pisliği kaldı." diyerek tepkisini dile getirdi.
Bedava kitap fiyaskosu
Basın-İş Sendikası, Milli Eğitim Bakanlığı'nın bedava dağıttığı ders kitaplarının iki hafta içinde kullanılamaz hale gelmesinin nedeninin, daha fazla kâr için kalitesiz üretim yapan veya aldığı işi taşerona veren özel yayınevleri olduğunu açıkladı. Sendika tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, iki hafta içinde kullanılamaz hale gelmesinin sorumlusunun özel yayınevleri olduğu belirtildi. Açıklamada, hiçbir yaptırım ile karşılaşmayacağını bilen özel yayınevlerinin daha fazla kar marjı için üstesinden gelemeyeceği kapasitede iş aldığı belirtilerek, işin bir kısmının taşerona verildiği ve sadece bu işe dönük geçici ve kayıtdışı işçi istihdam edildiği bildirildi. Kitap baskılarında tutkalın ve kağıdın kalitesiz olanlarının seçildiğine dikkat çekilen açıklamada, bu kitaplardan trilyonlarca lira kazanıldığı vurgulandı. Açıklamada Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu konunun üzerine gitmesi ve yayınevlerinden hesap sorması gerektiği belirtilerek, "Çöpe giden paralar halkın paralarıdır. Olumsuz koşullarda okuyan öğrenciler, okulsuz yerleşim yerleri varken ve ders kitaplarının Milli Eğitim Basımevi'nde çok daha ucuza ve daha kaliteli üretilmesi mümkünken, MEB'in bütçesinin özel yayınevlerine yağmalatılmasının haklı bir nedeni olamaz" denildi.
ÖNCEKİ HABER

'Dilerim yanlıştan dönülür'

SONRAKİ HABER

Gazeteci-Yazar Faik Bulut gözaltına alındı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa