04 Ekim 2004 01:00

Hem AKP'li hem ABD'ci

Siyasetin sağı kendisini yenilerken, sol ve Kürt siyaseti hâlâ yenilenme ihtiyacı ile karşı karşıyadır. Bizim hedefimiz Kürt siyasetini liberal demokratik çizgide yenilemektir.

Paylaş
Kongra-Gel'den ayrıldıktan sonra ABD denetimindeki Celal Talabani bölgesinde "Yurtsever Demokrat Parti"yi (PWD) kuran Osman Öcalan, ABD ve AKP'yi mest eden açıklamalar yaptı. "AKP'nin çabalarına değer biçtiklerini" ifade eden Öcalan, "AKP'yi olumlu görmekte ve teşvik edici bir tutum içinde bulunmaktayiz" dedi. Hedeflerinin Kürt siyasetini "liberal demokratik çizgide yenilemek" olduğunu kaydeden Öcalan, Büyük Ortadoğu Projesi'nin herkesten çok Kürtlere yarayacağını savundu. Şimdiye kadar ABD'den maddi destek almadıklarını iddia eden Öcalan, "Eğer ABD maddi destek verirse memnun oluruz" diye konuştu. Osman Öcalan sorularimizi yanitladi. - Kongra-Gel'den ayrıldıktan sonra Talabani'nin bölgesine sığındığınız dile getiriliyor, bu doğru mu? Talabani ile nasıl bir diyalogunuz var? - Kongra-Gel'den ayrıldıktan sonra YNK alanına sığındığımıza yönelik iddia doğruyu yansıtmıyor. Konumlandığımız alan YNK ve KDP'nin pek etkili olmadığı Musul alanıydı. İki ay boyunca riskli koşullarda bu alanda üstlendik. Kimlik ve benzeri sorunlardan dolayı fazla hareket etme ve çalışma olanağımız bulunmuyordu. Ağustostan sonra YNK dahil Kürt örgütleriyle ilişkilenmemiz sözkonusu oldu. Mevcut durumda irili ufaklı Kürt örgütleriyle normal ilişkimiz sözkonusudur. Bize sundukları destek sınırlıdır. - Röportajlarınız ve yazılarınızda AKP'ye sürekli sıcak mesajlar gönderiyorsunuz. Bu mesajların karşılık bulacağına inanıyor musunuz? - Yazı ve röportajlarımızda AKP'ye olumlu yaklaştigimiz ve ona mesajlar gönderdigimiz dogrudur. AKP'nin çabalarına değer biçiyoruz. Nedenine gelince Türkiye'nin oligarşik rejimine karşi muhalif bir tutumu söz konusudur. Bizim deger biçmemizde onun sivil karaktere sahip olmasinin rolü vardir. TC tarihinde sivil karakter taşiyan hükümetlerin demokratik gelişmeye hizmet ettigini görmekteyiz. Siyasetin sag yelpazesinde DP (Menderes) ANAP (Özal) ve AK Parti (Erdogan) hükümetleri sivil özellikler taşimişlardir. Ordunun vesayeti altindaki oligarşik rejimi aşma yönünde olumlu katkilara sahiptirler. AKP'nin sivil karakteri daha ilerdedir. Yaptığı icraatlarla oligarşik rejimi aşmak için mesafe almaktadır. Demokratik gelişmede siyasetin sivilleşmesini değerli bulduğumuz için AKP'yi olumlu görmekte ve teşvik edici bir tutum içinde bulunmaktayiz. Mesajlarimizin karşilik bulmasi iyi olur. Eger olumlu bir yanit verilmezse bile bu hükümetin çabalari Türkiye de demokratik gelişmenin ortamini güçlendireceginden dolayi olumlu yaklaşmak, onu zayif düşürmemek önemlidir. - Bir "Kürt AKP'si" kurma gibi bir hedefiniz olduğu yönünde yorumlar yapılıyor. Bunlara ne diyorsuzunuz? - Gazetelerin haber ve köşe yazılarında bizim Kürt AKP'sini kurma yaklaşimi içerisinde oldugumuz yaklaşiminin belirtilmesi bir yönüyle dogrudur. AKP siyasette yenilenmeyi ifade ediyor. Erbakan'ın Saadet Partisi dahil Türkiye'nin belli başli siyasi yapilarini devre dişi birakan AKP'dir. Parlementoda muhalefet konumunda olan CHP ise devletin desteği ile varlığını sürdürebilmiştir. Eğer solda sivil bir siyasi güç doğsaydı CHP'nin devre dışı kalması mümkün olacaktı. Burada AKP'ye biçtiğimiz olumlu rol onun siyaseti yenilemiş olmasıdır. İslamiyeti demokrasi ile buluşturarak sağladığı yenilenmeyi önemli görüyoruz. Ancak böylesi bir yenilenme yetersizdir. Türkiye siyasetinin sol yelpazesinde ve Kürt siyasetinde yenilenme sorunu gündemdedir. Siyasetin sağı kendisini yenilerken, sol ve Kürt siyaseti hala yenilenme ihtiyacı ile karşı karşıyadır. Bizim hedefimiz Kürt siyasetini liberal demokratik çizgide yenilemektir. - AKP ile doğrudan temasınız oldu mu? - AKP ile doğrudan bir temasımız olmamıştır. Daha bu yönlü bir girişimde bulunmadık eğer koşulları oluşursa temas kurmakta bir sakınca görmüyorum. - Kongra-Gel'i statükocu olmakla suçluyorsunuz. Kendinizi "liberal" ve "değişimden yana" tarif ediyorsunuz. ABD'nin Irak işgalini, "Demokratik sömürgecilik" şeklinde niteleyen bu "değişim" anlayışınız tartışmaya açık olmuyor mu? - Kongra-Gel'in siyasetleri PKK'den devralınmıştır. PKK 20. yy gerçeklerine göre şekillenen sosyalist karakterli bir ulusal kurtuluş haraketidir. ABD önderlikli kapitalist sistemin yeni sömürgeciliği uyguladığı koşullarda Sovyet Sosyalist sistemini ulusal kurtuluş mücadelelerine destek verdiği bir dünya gerçekliğinde siyasetler şekillenmiştir. Bugün Sovyetler Birliği'nin öncülük ettiği sosyalist sistem tarihe karışmıştır, ABD yeni egemenlik biçimini gündemine almıştır. Kapitalist sistem yeni yüzyılda egemenliği altında bulundurduğu alanı yeniden düzenlemektedir. Bunu yaparken demokratik bir şekillenmeye önem vermektedir. Bu temelde dünyayı yeniden düzenlerken diktatörlük rejimlerini aşmaktadır. Bu temelde Ortadoğu'ya müdahalesi koşullari degiştirmekte demokratik gelişmeye firsat yaratmaktadir. Ayni zamanda Kürtlere kendisini ifade etme olanaginin zerresini tanimayan sistemin dagilmasini da gündemine almiştir. ABD'nin Irak işgali halk olarak Kürtlere kendisini ifade etme firsatlari sunmaktadir. Diyebiliriz ki, ABD'nin Ortadoğu'ya müdahalesi hem demokratik güçlere hem de Kürtlere yeni bir gelişme firsati sunma anlaminda tarihsel bir degere sahiptir. - Yaptiginiz açiklamalarda ABD'nin desteğini almanın "eşsiz" değerde olduğunu belirttiniz. Şu an belki Türkiye için tehlikeli değilsiniz ama ileride Türkiye tarafından 'düşman' ilan edildiğinizde ABD'nin "eşsiz" desteğini alacağınıza inanıyor musunuz? - ABD'nin desteğini almanın Kürtler için eşsiz değerde olduğunu belirtiyoruz. Bir sefer ABD Kürtleri egemenliğinde bulunduran rejimleri sarsıyor. Daha da önemlisi Ortadoğu'nun yeniden düzenlenmesinde Kürtlerin desteğini alma ihtiyacını duyuyor. Böyle bir durumda Kürtlerin egemen rejimleri dengelemek için ABD desteği önem taşımaktadır. Bu desteğin alınması Kürtlere Ortadoğu'nun yeni statükosunda yer alma olanağı verecektir. Sorun ABD'nin Türkiye ile iyi ilişkiler içinde olup, olmamasi degildir. Önemli olan statüsüz olan Kürtlere bir statünün verilmesidir. Bu yönlü destek bizce süreklidir. Çünkü eski statü aşilirken devletlerin siyasi sinirlarini degiştirmeden Kürtlerin statü sahibi kilinmasi gündemdedir. Bu nedenle de ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi herkesten çok Kürtlere yaramaktadır. - ABD'nin sizi destekliğini belirtiyorsunuz. Bunu biraz açabilir misiniz. Nasıl bir destek veriyor? - ABD'nin PWD'ye olumlu yaklaştigini belirttik. Destegi PWD'ye karşitlik yapmamak kabilindedir. Yine silahli mücadeleden çok siyasal mücadeleye olumlu yaklaşmaktadir. Hâlâ ABD ile resmi ilişkilenmemiz ve ittifakimiz sözkonusu degildir. Partileşme sürecini tamamladiktan sonra resmi bir ilişkilenmeyi gündemimize alabiliriz. Inancimiz odur ki, resmen destek verme süreci gelişecektir. Tekrar ediyorum, olumluluk hâlâ ortami bize açik tutmasiyla sinirlidir. Iddia edildigi gibi bize herhangi bir maddi destek vermemişti. Eger ABD maddi destek verirse memnun oluruz.

ÖNCEKİ HABER

10 bin yilin birikimi
   ile 10'uncu yıl coşkusu

SONRAKİ HABER

AYM: Mahpuslara bazı yayınların verilmemesi hak ihlali

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa