04 Ekim 2004 01:00

Etlerimiz ya kaçak ya da ithal

Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) tarafından hazırlanan "hayvancılık raporu"nda, Türkiye'nin son yıllarda uygulanan hayvancılık politikaları ile Türkiye'nin ette dışa bağımlı hale getirildiğine dikkat çekilerek, Türkiye'nin et ihtiyacını kronikleşen et ithalatı ve kaçakcılık ile karşılamaya çalıştığı belirtildi.

Paylaş
Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) tarafından hazırlanan "hayvancılık raporu"nda, Türkiye'nin son yıllarda uygulanan hayvancılık politikaları ile Türkiye'nin ette dışa bağımlı hale getirildiğine dikkat çekilerek, Türkiye'nin et ihtiyacını kronikleşen et ithalatı ve kaçakcılık ile karşılamaya çalıştığı belirtildi. TZD Genel Başkanı İbrahim Yetkin düzenlediği basın toplantısı ile Türkiye'de hayvancılığın geldiği durumu gözler önüne seren "hayvancılık raporunu" açıkladı. Raporda, 1980 ortalarından itibaren uygulanan serbest pazar politikaları nedeniyle et ithalatı furyasının başladığı ifade edilerek, hayvancılık sektörüne ikinci büyük darbenin EBK, SEK ve Yem Sanayi gibi kuruluşların özelleştirilmesi ile vurulduğuna dikkat çekildi. Raporda, hayvancılığın yok edilmesinde en önemli etkenlerden birinin de çayır ve mera alanlarının azaltılması olduğu ifade edildi. 1983-2003 yılları arasında koyun varlığının 40 milyondan 25 milyona, sığır varlığının 13 milyondan 9 milyona düştüğü gözler önüne serilen raporda, yapılan hesaplara göre 2015 yılında et açığı 170 bin ton olacak. DPT verilene göre ise Türkiye'nin sığır ve koyun eti üretimi artan talep karşısında önemli oranda gerilemiş durumda. Sığır eti üretiminin talebi karşılama oranı 2004 yılında yüzde 97.4 olurken, yıllardır ilk defa sığır etinde üretim talebi karşılamadı. Raporda, talebin üretim ile karşılanmaması yüzünden ithalatın ve kaçak et girişinin Türkiye'de artık kronikleştiğine dikkat çekilerek, Doğu ve Güneydoğu sınırlarından, İran, Afganistan, Hindistan, Pakistan gibi ülkelerden sürekli kaçak hayvan ve et girişinin olduğu belirtildi. Raporda, kaçak hayvan girişinin doğal bir sonucu olarak, hayvan hastalıklarının da giderek yaygınlaştığı ifade edilerek, kaçak et sorunun yanında, mevcut mezhabaların da çoğunun ruhsatlarının olmadığı belirtildi.

Teşvikler yetersiz Raporu değerlendiren İbrahim Yetkin, son yıllarda uygulanan et teşvik priminin yetersizliğinin üretimin bu kadar gerilemisine neden olduğunu ifade ederek, primin yüzde 50 oranında azaldığına dikkat çekti. Yetkin, gelişmiş ülkelerin dört katına ulaşan girdi maliyetlerini azaltmak için yem bitkilerine verilen teşvik primlerinin artırılması gerektiğini kaydederek hayvan hastalıkları ile mücadelenin etkin bir şekilde yürütülmesi için Tarım Bakanlığı'na bağlı Araştırma Enstitülerinin artırılarak, alt yapılarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi. DTÖ'nün son Cenevre toplantısında alınan "antikorumacı" kararların Türkiye hayvancılığına daha büyük bir darbe vuracağını ifade ederek, bunun önüne geçilmesi için mutlaka üretimi artıracak önlemler alınması gerektiğini kaydetti. Yetkin, deli dana gibi hastalıkların ortadan kaldırılması için çok ciddi yatırımlar yapılması gerektiğini ifade etti.

ÖNCEKİ HABER

Türkiye'de bülbül ABD'de,
   DUT YEMİŞ BÜLBÜL

SONRAKİ HABER

Yenilenen İstanbul seçimine 32 gün kaldı | Dakika dakika gelişmeler

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa