03 Ekim 2004 01:00

Adalet Bakanlığı'nın cezaevi yalanı

İnsan Haklarında Yeni Taktikler Sempozyumu'nda düzenlenen "Hükümetlerle işbirliğine dayanan ilişkiler kurmak" başlıklı oturum, Adalet Bakanlığı temsilcisinin demokrasi oyununa sahne oldu.

Paylaş
İnsan Haklarında Yeni Taktikler Sempozyumu'nda düzenlenen "Hükümetlerle işbirliğine dayanan ilişkiler kurmak" başlıklı oturum, Adalet Bakanlığı temsilcisinin demokrasi oyununa sahne oldu. Hakim Necati Nursal, yabancı konuklara, cezaevlerinde ne büyük reformlar gerçekleştirdiklerini anlattı. Oturumun ilk konuşmacı Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'ndan Berry Kralj, Kafkasya ve Orta Asya'da gerçekleştirilen cezaevi reformlarını anlattı. Kralj'dan sonra söz alan hakim Necati Nursal ise Türkiye'deki cezaevi uygulamalarını övdü. Sunumu boyunca Türkiye'nin cezaevi alanında "büyük adımlar" attığını anlatan Nursal, "reform" yaparken karşılaştıkları en büyük sorunun "maliyet sorunu" olduğunu kaydetti. Nursal, bu sorunu cezaevlerinde üretilen mallardan elde edilen gelirin yeniden cezaevlerine dönmesini sağlayan düzenleme ile aştıklarını belirtti. "Reformlar" başlığı adı altında insan hakları örgütlerinin şiddetle karşı çıktığı Yeni Ceza İnfaz Yasa Tasarısı'nı da sayan Nursal, çağdaş ve yeni bir TCK'yı tamamlayıcı unsur niteliğinde olduğunu savunduğu tasarının kasım ayında Meclis'te ele alınmasını beklediklerini bildirdi. Koğuş sisteminden oda sistemine geçerek, "daha küçük yaşam üniteleri" oluşturduklarından övgüyle bahseden Nursal, organize suç örgütleri için yüksek güvenlikli cezaevleri inşa ettiklerini söyledi. Cezaevlerini "sivil toplum"un denetimine açtıklarını, sivil toplumdan çok büyük destek beklediklerini söyleyen Nursal, ulusal ve uluslararası işbirliğine hazır olduklarını bildirdi. Nursal'ı takiben Ano Carolina Evangelista, Brezilya'da yerel yönetimlerle yapılan işbirliği ile sosyal sorunların çözümünde nasıl mesafe kat edildiğini anlattı.

'Sorular terletti' 3 konuşmacının olduğu oturumun soru-cevap bölümünde soruların hemen hemen hepsi Hakim Nursal'a yönetildi. Türkiyeli bir katılımcı Nursal'ın reform diye sunduğu Yeni Ceza İnfaz Yasa Tasarısı ile mahkûmlara tektip elbise, çalışma zorunluluğu ve cezalandırmaya dayalı bir sistem dayatıldığına, F tipi cezaevlerine karşı başlatılan ölüm oruçlarında yaşamını yitiren 121 kişiye, onlarca insanın ağır silahlarla katledildiği cezaevi operasyonlarına ve Adalet Bakanlığı'nın hiçbir zaman insan hakları örgütlerine kulak vermediğine işaret etti. Milletvekillerini İzleme Komitesi Dönem Sözcüsü Mustafa Durna ise düşünce suçlusu olarak 12 yıl cezaevinde kaldığını belirterek, sunumun Türkiye gerçekleriyle örtüşmediğine işaret etti. Hakim Nursal ise Yeni Ceza İnfaz Yasa Tasarısı'nda tektip elbise ve çalışma zorunluluğu olmadığını, disiplin odalarının dünya standartlarına getirildiğini savundu. Nursal, ölüm oruçlarıyla ilgili olarak "Ben bir hakim objektifliğiyle yapılan reformları anlatmakla yükümlüyüm. O eylemleri kimler başlattıysa onlara sormanız daha iyi olur" dedi. Mazlum-Der'den Halim Yılmaz ise hazırladıkları raporların ve görüşlerinin dikkate alınmadığını vurguladı.

ÖNCEKİ HABER

Karnından konuşuyor!

SONRAKİ HABER

‘Tarım işçiyiz dememize rağmen polis bizi taradı’

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa