Oldu mu bu Hasan Kaçan?

Olmadı, Hasan Kaçan kardeşim, hiç olmadı. Ekmek Teknesi'nde Darwin'i eleştirmek, Evrim Teorisi'ne sataşmak adına yaptıkların çirkindi.

Olmadı, Hasan Kaçan kardeşim, hiç olmadı. Ekmek Teknesi'nde Darwin'i eleştirmek, Evrim Teorisi'ne sataşmak adına yaptıkların çirkindi. Gülünç değildi. Yabancıların grotesk dediği ucube sayılır mı o üslup bilemem. Sözlerin de, tavrın da kötüydü. Sanırım benim gibi pek çok kişi irkildi. Öykü kimindi, fikir üç metin yazarından hanginize aitti bilemem, ama sorumluluk senindi. Sevimliliğine, ününe güvendin de bir bilim adamına, üstelik de din adamı bir bilim adamına hakaret ettin. Olmadı, yaptığın mizahın ciddiyetine yakışmadı. Belki de sana diziyi yani "Ekmek Teknesi"ni TBMM'ne açtığında yazmalıydım. Uyarmalıydım seni. Bilirsin mizahın sınırlarına iktidarı ortak etmek yoktur. Mizah muhalif kalmak zorundadır. Ama seni tanıdığım için tavrının içtenliğine inandım. Bırak kızım, karışma dedim, bu dizi de onun ekmek teknesi... Aktör olarak çizerliği kadar ünlü, abartı da yakışıyor aktörlüğüne. Varsın TBMM'de de boy göstersin. Varsın anlamını bildiğine hiç inanmadığım "ehline sorun" sloganlı "akıllı ev" reklamlarını sunsun. Nasılsa sesle çalışan ev aletleriyle gecekondularımızın çelişkisini sezecek kadar zeki, uzun süre yaşadı çelişkileri. Doğrusunu söyleyeyim Kemal Özer beğendiğinden söz ettiği için izlemeye başladım yaptıklarını. Aktörler de ustaydı (hele Savaş Dinçel), genel olarak kusur bulacağım kadar uzun da izlememiştim belki. Kemal Özer'in taklidini yaptığı bölüm senin bölümündü, daha çok o bölümü izledim ben de. Dinsel öyküleri günümüzün ayrıntılarıyla anlatman hoştu, öykünün sonunun anlaşılmadığı, öykünün çözümsüz olduğu yerde devreye "mantık ve vicdan" simgesi bir kahraman olan Savaş giriyor, öyküyü günümüze bağlayan bir sonuç ekliyordu. Onun yaptığı vurgular da daha çok haddini ve safını bilmekten yanaydı. Bu da önemliydi ve günümüz dizilerinden ayırıyordu dizini. Belki Darwin bölümünün beni irkiltmesi, seni daha önce karşı olacağım taraf saymamamdan. Sanatçı, sıradan insanlardan daha kesin biçimde taraf tutmak, taraf olmak zorundadır. Ama hiçbir sanatçı (hele mizahçı) çağdışına düşemez. Düşerse sanatında bir problem vardır.

Evrim teorisi ve Darvin Hasan Kaçan kardeşim, bilirsin birlikte aynı mekânda da çalıştık. O zamanlar daha da gençtin. Bilmediğini, anlamadığını sorardın ( "en büyük camia bizim camia" sloganını örneğin). O zaman bu kadar ünlü de değildin. Keşke şimdi de ününe güvenmeyip, bir bilene (ama taraf olmayan birine) sorsaydın Darwin'i. Aklım fikrim Yaradan'a emanet, bilim safını seçmiş bir din adamına bu çirkin biçimde ne diye dil uzatırsın. Sakın "O papaz benim Yaradanım'a dil uzatıyor" deme. Öyle bir şey yok. Evrim Teorisi canlıların yaşama koşullarına bağlı olarak geçirdiği değişimle ilgili. Charles Darwin bir süre tıp okuduktan sonra din adamı olmayı seçmiş. Bu arada çıktığı uzun deniz gezisinde gördüğü adadaki canlıların (kaplumbağaların, kuş türlerinin) başka adalarda yaşayan türdeşlerinden farklı yanlarını görmüş. Onların değişim geçirdiğini düşünmüş. Bu düşünceyi kanıtlamış. Bu da Evrim Teorisi işte. Ortam değiştirip uzun süre kabuklu yemişlerle beslenmek zorunda kalan kuşların bir iki kuşak sonra gagalarının biçimlerinin değişmesi kabuk kırmaya uygun bir biçime gelmesi bir evrimdir. Gerçi bu tez yüzünden bazı Hıristiyan din adamları Darwin'i din dışı saymışlardır. Ama biz Hıristiyanlara uymak zorunda mıyız? (Kuran surelerinden birinde "sizin dininiz size benim dinim bana" der. Bu da laikliğin özetidir) Üstelik İngiltere'deki din adamları ölümünde onun için büyük bir tören yapmışlardı.

Mizah? Hey Tanrım, aklım fikrim sana emanet. Bana da bir şeyler oldu. Hasan Kaçan'a, yaptığı geldiği sınıfın dürüstlüğüne yakışmadı diye açık mektup yazıyorum. Yetmiyor, söylediklerime inansın diye onun yakınlık duyduğunu sandığım konulardan kanıt gösteriyorum... Yaptığım inanılır gibi değil. Yine de anlamıyorum Hasan Kaçan'ın tavrını. Mizahçıların konu bulamamaktan bunalıp elalemin anasına babasına sövmeyi gülünç sanacakları kadar ferah ve rahat günlere geldik de ben mi farkında değilim. Yoksa koşulları kolaylaşan insanoğlu da evrim mi geçiriyor? Zor koşullarda yaşadıklarını unutarak, zor günlerden süzdüğü mizahı mı yitiriyor.

www.evrensel.net