01 Ekim 2004 01:00

Aydın'ın tuğlacı kadınları

Aydın'da da birçok tuğla ve kiremit fabrikası bulunuyor. 2 vardiya halinde günde en az 12 saat çalışan Aydın'daki tuğla işçileri için sosyal hayat uyku zamanlarından ibaret.

Paylaş
Kiremit ve tuğla işçileri. Evrensel okurları onları en çok Çorum'dan tanıyor. 8 bin işçinin kölece çalışma koşullarına karşı, sendika ve 7.5 saatlik işgünü talepleriyle birleşip mücadeleye atılmalarını hep birlikte, merakla takip ettik. Çorum'daki toprak işçileri yıllardan beri aynı kötü koşullarda çalışıyor ve patronların baskısı her geçen gün artıyordu. Çalışma koşulları da gün geçtikçe daha da kötüleşiyordu. Ama işçiler, bu durumu ancak kendilerinin düzeltebileceğini farkederek, mücadeleye başladılar. Bir sürü engele ve soruna rağmen önemli sayılması gereken kazanımlar elde ettiler. İnatla ve kararlılıkla. Şimdi işçiler sendikalı. Tıpkı Çorum'daki gibi ülkemizin birçok bölgesinde de benzer fabrikalarda, aynı sorunları yaşayan tuğla işçileri var. Aydın'da da birçok tuğla ve kiremit fabrikası bulunuyor.

Sosyal yaşam hiç yok 2 vardiya halinde günde en az 12 saat çalışan Aydın'daki tuğla işçileri için sosyal hayat uyku zamanlarından ibaret. İşyerinin dışında konuşabildiğimiz işçileri ancak uykudan uyandırarak konuşmak zorunda kalıyoruz. Fabrikalarda çalışma saatinin sınırlandırılması adına hiçbir kural yok. İşçiye yapabileceğinin üzerinde işler veriliyor ve bu işin ne kadar süreceği patronu ilgilendirmiyor. Uykunun dışında bir şeyler yapabilmek için işi erken bitirip bir an önce evine gitmek isteyen işçiler, hızlı ve dikkatsizce çalışmak zorunda kalıyor. Ve bu tarz çalışma, doğal olarak çok sayıda iş kazasının yaşanmasına yol açıyor. Esnek çalışmanın en çok dayatıldığı işkollarından biri olan tuğla işçiliğinde, bazı fabrikalarda işçiler günde 16 saat çalışıyor. İşçiler şöyle anlatıyor çalışma koşullarını: "Akşam sekizde başlıyorsun çalışmaya. Ertesi gün akşam 5'e kadar. Sabah sekizde üç saat izin. Sonra akşam 5'e kadar devam. Bu üç saatlik izinde koğuşlarda yatılıyor ancak gruplarda bayanlar da olduğu için, erkek işçiler koğuşun birini boşaltıp bayan işçilerin uyumasını sağlıyor. Erkek işçiler de dışarda sehpaların üstünü boşaltıp birleştirerek yatıyor. Üç saat geçtikten sonra çalışmaya devam."

İzin günü belirsiz Asgari ücretle çalışan ve her türlü sosyal haktan yoksun işçilerin fazla mesaiye kalmamak gibi bir şansları da yok. Fabrikada yaşanan bir olayı şöyle anlatıyor işçilerden biri: "Bir bayan işçi arkadaşımız 8 saat çalışmak istiyordu. Çocukları olduğu için mesai istemiyordu. Ama patron bunu kabul etmedi. Gerekçesi ise ilginçti. 'Ben seni sekiz saat çalıştırırsam, diğer işçiler de sekiz saat çalışma talebiyle gelecekler bana; olmaz' dedi. Yani, patron açık vermiyor." Haftada bir gün izin yapabilen işçilerin, hangi gün izin yapacağı da belli olmuyor. Pazar günleri de çalışılıyor. Ayda 4 gün olan izin günü 5 olursa bir yevmiye gidiyor. Menderes Tuğla Fabrikası Aydın Organize Sanayi Bölgesi'nde 150 işçisi olan bir fabrika. Bu 150 işçinin 100'ü kadın. Çoğunluğun kadınlardan oluşmasını, çalışan işçi kadınlar "Biz daha dirayetliyiz ve çalışmaya daha çok mecburuz. Erkekler başka iş bulabilirler ama biz bulamayız. Bulduğumuz işte de şartların ağırlığına rağmen böyle çalışmak zorundayız." diye açıklıyorlar. Bu fabrikada tek vardiya olarak çalışılıyor. İşçilerin bir grubu gündelikle, diğer grup ise götürü; yani boşalttıkları tuğla ocakları üzerinden para kazanıyor. 8 saat olarak belirlenen çalışma süresi bazen 10, bazen de 12 hatta 13 saati buluyor. Çoğunluğu kadın olan işçiler eve gittiklerinde hem ev işlerini yapmak hem de çocuklara bakmak zorundalar.
İşçiler ne diyor?

Kübra Burdur 2 çocuğu olan ve 13 yaşından beri tuğla fabrikalarında çalışan Kübra, 27 yaşında. Götürü işi yapıyor, ocakta pişen tuğlaları arabalara yüklüyor. Bir yandan tuğlaların ağırlığı, diğer yandan sıcağın yakıcılığı işini oldukça zorlaştırıyor. 8 saat olan işgünü onun için de 10 -12 saati buluyor. Çalışma zorluğundan çok çocuklarını göremediğine üzülüyor: "13 yaşımdan beri tuğla ocağında çalışıyorum. Evlendiğimde bir süre çalışmadım, eşim kamyon şoförüydü. Tek kişinin çalışması yetmedi, ben de çalışmaya devam ettim. İşimiz çok ağır; sıcak tuğlaları ocaktan çıkarıp arabalara yüklüyoruz, elimizdeki iş bitmeden de bırakıp gidemiyoruz. 10-12 saat sonra eve gittiğimizde çocuklar uyumuş oluyor. Bu işte çalıştıkça çocuklarımızın büyüdüğünü göremiyoruz. Ama onlar için çalışmaya mecburuz. Oturduğumuz beldedeki kadınların çoğu tuğlada çalışıyor. Hem iş çok ağır, hem iş süremiz çok uzun ama mesaiye kalmazsak elimize bir şey geçmiyor. "

Serpil Başaran 33 yaşında ve 18 yıldır tuğlada çalışıyor. Tuğla tozları sayesinde 3 seneden beri nefes darlığı çekiyor. "Çocuk yaşta başladık bu işe; zordu ama mecburduk çalışmaya. Evde oturarak kimse bize para vermezdi. Şimdi çocukların geleceği için çalışıyoruz. 3 senedir nefes darlığı çekiyorum. Sağlık güvencem var ama bu tuğla tozları içinde olduktan sonra tedavinin bir faydası yok. Erkek çok azdır burda; işin zorluğundan başka işler bulup gidiyorlar ama biz mecburuz burada çalışmaya. Başka iş bulamayız."

Ayşe Doğan Ayşe Doğan da 6 yıldır çalışıyor tuğlada. 3 çocuğu var. En küçük kızını bırakacak yeri olmadığından, yanında tuğla fabrikasına getiriyor. Ustabaşının uyarısıyla düzeltiyor: "İlk bugün geldi kızım"

ÖNCEKİ HABER

Türk-İş'ten destek sözü

SONRAKİ HABER

The SEC ruling has tarnished every election that has been and will be held!

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa