Çantadaki sır açıklansın

Çantadaki sır açıklansın

Sedat Bucak'ın İstanbul 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ne Susurluk kazası ile ortaya çıkan karanlık ilişkilerin belge ve fotoğraflarını 8 yıl aradan sonra vermesi hukukçular tarafından "Susurluk'a bir adım daha yaklaşıldı" şeklinde yorumlandı.

Sedat Bucak'ın Mehmet Özbay'ın (Abdullah Çatlı) Susurluk kazası sırasında aracın içinde bulunan çantasından çıkarıp aldığı ve "üzerinde çok gizlidir" yazan devlet sırlarını içeren belge ve fotoğrafları mahkemeye sunması devlet-MİT-mafya ilişkilerini yeniden gündeme getirdi. Bucak'ın 21 sayfalık belge ile bazı fotoğrafları mahkemeye vermesi "Susurluk Davası'nda başa mı dönülecek?" sorusunu akıllara getirirken Bucak'ın muhbirlik yaptığı ve kendisini aklamak için yıllardır sakladığı belgeleri ortaya çıkardığı şeklinde yorumlandı. "Susurluk Davası" kapsamında yargılanan ve hakkında verilen beraat kararının Yargıtay tarafından bozulmasının ardından İstanbul 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ne 21 sayfalık belge ile aralarında bazı generaller ve Korkut Eken'in de olduğu Abdullah Çatlı ile çekilmiş fotoğrafları sunan Bucak'ın belgeleri arasından Çatlı'nın çantasında olduğu iddia edilen Uzi marka silahı, Ağar imzalı yazı ve Topal cinayeti ifadeleri kasedi çıkmadı.


NELER ÇIKTI
  • Korkut Eken, Abdullah Çatlı ve Sedat Bucak'ın bir yemek sırasında çektirdikleri fotoğraf
  • Abdullah Çatlı ve aralarında orgenerallerin bulunduğu askerlerin fotoğrafları
  • Sakıp Sabancı'nın Mehmet Özbay adına imzaladığı "Değişen ve Dönüşen Türkiye" adlı kitabı.
  • Konsolosluk tarafından Mehmet özbay adına imzalanmış bir belge.


    NELER ÇIKMADI Bucak'ın teslim ettikleri arasında, çantada olduğu iddia edilen Çatlı'nın Uzi marka silahı, Mehmet Ağar imzalı Çatlı'nın görevlendirme yazısı ve özel timcilerin Ömer Lütfü Topal cinayetini kabul ettikleri itiraf kasedi çıkmadı. Çatlı'nın yakın arkadaşı olduğu bilinen Haluk Kırcı, emniyet ifadesinde, "Çatlı'nın tüm ilişkilerini kaydettiği bir defter ve rehberi bu çantadaydı. Mirko Uzi marka silahını da bu çantada taşırdı. Açık renkli, şifreli, deri bir çantaydı. Ancak kazadan sonra kayboldu. Bulunursa birçok konu aydınlanır." demişti. Dönemin Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz da, Mehmet Ağar'ın Çatlı için imzaladığı gizli görev belgesinin kayıp çantada olduğunu söylemişti. Yılmaz, Topal cinayetiyle ilgili olarak özel timcilerin ifadelerinin yer aldığı kasedin ise, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu'nda olduğunu iddia etmiş ancak Yazıcıoğlu, bu iddiaları reddetmişti.


    'SUSURLUK AYDINLANABİLİR' Sedat Bucak 8 yıl sonra kendisini kurtarmak için şimdi mahkemeye belgeleri sunuyor. Tabii ki belgeleri saklayamaz, belgelerin içeriği gün ışığına çıkarılmalıdır. Belgelerde başbakana ait yazı, generaller ve Abdullah Çatlı'nın birlikte çektirdikleri resimler olduğu söyleniyor. Belgeler gerçek faillerin ortaya çıkarılması için önemli kanıtlardır. Ancak mahkeme de belgeleri kullanmalıdır. Bunun tersi olursa belgelerin üzerini yargı örtmüş olur. Yıllardır bilinen bilgiler, belgeye dönüşmüştür. Susurluk olayının çözülmesine bir adım daha yaklaşılmıştır. Belgelerin karartılmamasını ve vatandaşların olayın üzerine gitmelerini bekleriz.

    Fikri Sağlar (Dönemin TBMM Susurluk Araştırma Komisyonu üyesi)


    'SORUŞTURMA BAŞLAMALI' Sedat Bucak muhbirlik yapıyor. Bucak, belgeleri sunarak "Benim yaptığım meşrudur" diyor ve "Suçlu artarsa suç oradan kalkar" mantığı ile hareket etmeye çalışıyor. Devlet sırrının devletten saklanması suçtur. Bucak'an ayrıca bu belgeleri bulundurması da suçtur. Bunlar aslında bilinen şeylerdi. Mehmet Ağar'ın kimlikleri bir dönem bu adamın cebinde geziyordu. Savcılar belgeleri değerlendirip suç duyurusunda bulunabilirler. Savcılar, Bucak'a kanıtları sakladığı için belgeler içinde adı geçenlere ise suç örgütü ile bağlantısı ortaya çıktığı taktirde soruşturma başlatması gerekmektedir.

    Ergin Cinmen (Avukat)


    BUCAK DA SUÇ İŞLEDİ Sedat Bucak'ın sunduğu deliller devlet sırrı olamaz. Belgelerde adı geçen, fotoğrafı bulunan kişilerin, cinayetlerle, çetelerle bağlantısının bulunup bulunmadığının araştırılması gerekir. Bucak dellileri gizleşmiş ve bir suç işlemiştir. CMUK 104'ncü madde de dellileri yok etmesi, karartması ihtimali olan sanıkların tutuklanması öngörülür. Bucak'ın tutuklu olarak yargılanması gerekirdi. Bizim yıllar önce söylediğimiz şey doğrulandı haklılığımız ortaya çıktı.

    Kamil Tekin Sürek (Avukat)


    'SAVCILAR HAREKETE GEÇMELİ' Belgelerin saklanması suçtur ancak bir suçun ve suçluların bilinip de saklanması da suçtur. Savcılar bu noktada üzerlerine düşen görevi yapmalıdırlar. Susurluk bir yaradır ve dibine tamamen inilmediği için yara iltihap üretmektedir. Ne zaman Susurluk mantığı yok olursa o zaman bu ilişkiler de çözülecektir. Cemal Doğan (Dönemin İzmir Barosu Çetelere Karşı Hukukun Üstünlüğü Komisyonu üyesi)


    'BELGELER SIR DEĞİL' Bucak'ın sunduğu belgeler "devlet sırrı" olarak nitelendirilse bile bu durum mahkemelerin işlem yapmasına engel teşkil etmez. Sunulan belgeler değerlendirilecektir. Bu belgeler Bucak'ı kurtarır mı? Ceza yargılamasında esas olan hükümetlerin, yürütmenin çevresinde işlem yapmasıdır. Belgeleri sunması Bucak'ın cezalandırılmasını engellemez. Ercan Demir (Dönemin İzmir Barosu Çetelere Karşı Hukukun Üstünlüğü Komisyonu üyesi)

    www.evrensel.net