25 Eylül 2004 01:00

Söylesem faydası
   yok,sussam gönül razı değil!

Sevgili ve saygıdeğer iktidarın, pek seçkin milli eğitiminin çocuklarımızı ve dahi gençlerimizi okumaya özendirmek, sözcük hazinelerini genişletmek, kültürel bakış açılarını genişletmek için 100 kitap saptanması için kurullar toplamaya başladığında doğrusunu söyleyeyim "kitap özetleri","ünlü romanlar", vb. gibi "yardımcı kitaplar", "kültürel CD'ler" bekliyordum.

Paylaş
Sevgili ve saygıdeğer iktidarın, pek seçkin milli eğitiminin çocuklarımızı ve dahi gençlerimizi okumaya özendirmek, sözcük hazinelerini genişletmek, kültürel bakış açılarını genişletmek için 100 kitap saptanması için kurullar toplamaya başladığında doğrusunu söyleyeyim "kitap özetleri","ünlü romanlar", vb. gibi "yardımcı kitaplar", "kültürel CD'ler" bekliyordum. Ama benim şair "muhayyilem" bile böylesini düşleyememişti. Neyi mi? Çok satışlı saygın gazetelerimizden birindeki şu ilanı: "100 Temel Eser bir kitapta toplandı. Falanca gazete sizi 100 ayrı kitabı tek tek arayıp bulmaktan, hepsini satın almaktan kurtarıyor! 448 sayfada 100 eserin özeti. "..."Ezberci gençlik yerine okuyan, araştıran, tartışan ve eleştiren yaratıcı gençlik için müfredata uygun eşsiz bir kitap hazırladı. Hem öğrenciler hem de öğretmenler için eşsiz bir kaynak,*Ayrıca seçkin yazarların yaşam öyküleri,*Eserleri, destanları, şiirleri, *Karakter çözümlemeleri".

4.5 sayfa Eh bundan iyisi Şam'da kayısı. Her kitaba yaklaşık 4,5 sayfa düşüyor, beş düşse fazla gelir! Hadi diyelim ki, Ruşen Eşref'in "Diyorlar ki" adlı yazarlarla yaptığı söyleşiler kitabı şöylece özetlendi: "Bu kitapta Ruşen Eşref'in önce gazetelerde yayımlanıp sonra kitaplaşan röportajları yer alıyor. Kendisi denemeler ve düz yazı şiirler yazmışsa da onlar pek tanınmaz. Onun konuştuğu, edebiyat tartıştığı yazarlar öylesine eskidir ki artık o kadar olur. Bu eski eski dönem yazarları cep telefonu falan bilmezlerdi. Bilgisayarları da yoktu, televizyon da seyretmezlerdi. Bu yüzden kitapları günümüz post modern yazarları gibi yarım düzine yabancı dile de çevrilmezdi..."Diyorlar ki" deki söyleşileri okusaydın eski bazı yazarların özelliklerini tanıyacaktın. Bu özellikler özetlenemez ama onları senin öğretmenin de tanımaz zaten, boş ver!" Şevket Süreyya'nın Suyu Arayan Adam'ının konusu iki satıra, Nâzım Hikmet'in Memleketimden İnsan Manzaraları'nın şiirlerinin mekânları (Haydarpaşa Garı, tren, yemekli vagon, yemekli vagonun mutfağı, hapisane) olarak sıralanıp beş satıra sığdırıldı... Yine de yetmez. Allah sizi inandırsın yetmez..

Divan nasıl özetlenir? İnsafsız danışma kurulu hep tuğla gibi kitaplar seçmiş. Gora (Tagor,) Cemo (K. Bilbaşar), Don Kişot (Cervantes), Vadideki Zambak (Balzac) Suç ve Ceza (Dostoyevski), Savaş ve Barış (Tolstoy), Romanların özetleri, konuları, yazarlarının yaşadıkları yıllar, dünya edebiyatındaki önemleri özetin özeti biçiminde yazılır da... Divan Şiirinden Seçmeler, Halk Şiirinden Seçmeler, Yunus Emre Divanı'ndan Seçmeler nasıl özetlenir? Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nden Seçmeler için ne yapılacak? Şairlerden her halde bir şiirle yetinilecek de... Mehmet Akif Ersoy'un Safahat'ından hangi örnek seçilecek? Sait Faik Abasıyanık'ın, Haldun Taner'in, Ömer Seyfettin'in öykülerinden seçmeler için hangi öyküler örnek biçimde kısalacak? Salâh Birsel'in Boğaziçi Şıngır Mıngır'ı için bir şey söylemiyorum. Yaşasaydı o söyleyebilirdi ancak. Mustafa Kemal'in Nutuk'u çocuklar için "Osmanlı İmparatorluğunun son dönemi, yıkılış sebepleri, Kurtuluş Savaşı anlatılıyor" diye özetlenebilir, uygundur. Ama çocuklara bu özette bağımsızlık fikri, geleceğin kurucusunun gençler olacağı, her koşulda yurtlarının bağımsızlığı için mücadele etmeleri gibi Nutkun temel bildirisi aktarılacak mı? Peki ya Cemil Meriç, Ali Fuat Başgil nasıl "kompirme" hale getirilecek? Ya Kutadgubilig? Ne olursa olsun, öğrenci velileri bu kitap için adı lazım olmayan gazeteyi alıp kupon kesmeye başlayacaklar. Gazete de epey satacak. Ne demişler iş bilenin, kılıç kuşananın!

Böyle kurnazlığa... Şaka bir yana öğrencilerin seçilmiş/seçilmemiş 100 kitabı okuması iyi, okumaya zorlanması böyle açıkgözlüklere neden olur, olsa olsa... Oğuz Atay'ın adı listede görünsün, ama çocuklar onu gereğince tanımasın, diye öyküleri romanları oyunları yerine belgesel biyografi çalışmasını listeye alanların kurnazlıklarına karşı böyle açıkgözlükler az bile. Ben internetteki kimi sitelerin bu konu için çalışmaya başlamasını bekliyordum. Nasılsa Türk Edebiyatı araştırmacılarının roman ve hikâyemiz için incelemelerinde roman özetleri de eleştiriler de örnek parçalar da var. Dünya klasiklerinin de özetleri eleştirileri öğrenciler de düşünülerek birkaç kez yapıldı. Bir oturup siteye işlemek kalıyor geriye. Çocuklar nasılsa internette sörf yaparken görürler. Parasal faydası yok ama... Namın yürüsün! Cümle kuşkulandığım kişilerden ve girişimlerden özür dilerim. Ben bu olanaksız özetlemenin nasıl yapılacağı merakıyla kupon biriktirmeye başladım. Torunum Taylan'a da o zamana kadar okuyup incelesin diye iki yazarlar sözlüğü verdim. Bir de eserler sözlüğü. Aklında ne kalsa fayda...

ÖNCEKİ HABER

Bereket ve barış...

SONRAKİ HABER

The 'new system' in education or the latest version of instilling youth with AKP ideology

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa