Kameralı takip

Kameralı takip

Eskişehir'de bir ilköğretim okulu müdürü, öğretmenler odasında bulunan kalorifer boruları arasına yerleştirdiği gizli kamerayla, öğretmenleri gözetliyor. Uygulama öğretmenlerin tepkisine neden olurken, il milli eğitim müdürlüğü olay hakkında soruşturma başlattı.

Eskişehir'de bir ilköğretim okulu müdürü, öğretmenler odasına yerleştirdiği kamerayla, öğretmenlerin derse girip girmediğini ve odaya giriş-çıkış saatlerini kontrol ediyor. Yenibağlar Mahallesi'ndeki Ülkü İlköğretim Okulu'nun Müdürü Özcan Erten, 2004-2005 eğitim ve öğretim yılının başladığı 13 Eylül'de, öğretmenler odasında bulunan kalorifer boruları arasına kapalı devre kamera sistemi kurarak, kendi odasındaki televizyondan, öğretmenler odasını izlemeye başladı. Okulda sadece öğretmenler odasına yerleştirilen "webcam" kamera, özellikle kadın öğretmenlerin tepkisini çekti. Olayı kişisel haklara saldırı olarak nitelendiren öğretmenler, şöyle konuştu: "Kendimizi, Biri Bizi Gözetliyor Evi'nde gibi hissediyoruz. Okul müdürü böyle bir uygulama için bizden izin almadı. Odada tek başına oturamıyoruz. Aynanın karşısına geçip saçımızı tarayamıyoruz. Teneffüslerde dinlenip rahat edebileceğimiz tek yer olan öğretmenler odasında böyle bir uygulamanın başlatılması, bizleri son derece rahatsız etti. Bu uygulamanın bir an önce sona erdirilmesini istiyoruz."

Uygulamayı savundu Konuya ilişkin soruları yanıtlayan okul müdürü Erten, uygulamayı savundu. Kötü bir niyeti olmadığını öne süren Erten, kamerayı, geçmiş yıllarda okulda meydana gelen hırsızlıkları engellemek için kurduklarını savundu. Kameranın bir öğrenci velisi tarafından hediye edildiğini ifade eden Erten, "Öğretmenlerin derse girip girmediğini kontrol etmek en doğal hakkım. Öğretmenler derse girdikleri için odayı kontrol etmek gerekiyor. Kamera olmasa orada nöbetçi öğrenci görevlendirmemiz gerekecekti. Sadece görüntü var, ses kaydı yok" dedi. Kameranın açığa çıkması ve öğretmenlerin şikâyeti üzerine milli eğitim il müdürlüğü gerekli soruşturmaya başladı.


Okul bahçesi sınıf oldu Sivas Kız Teknik Lisesi, Anadolu Meslek Lisesi ve Kız Meslek Lisesi'nin bir arada bulunduğu binalarda sınıf sıkıntısı yaşanınca, bazı öğrenciler zorunlu olarak okul bahçesinde ders yapmaya başladı. Yeni eğitim öğretim yılında, yaklaşık bin öğrencinin 2 binada eğitim gördüğü 3 meslek lisesinde, sınıf sayısı yetersiz kalınca bu okulların bazı branş dersleri bahçede yapılmak zorunda kaldı. Sınıf sıkıntısı nedeniyle bazı sınıflar öğretmenleri eşliğinde okulunun ön kısmındaki bahçede bulunan kamelyada eğitim görürken, bazı sınıfların ise okul kantininde ve dersliğe dönüştürülen öğretmen odalarında ders yaptığı öğrenildi.

Rezillik Kamelyada eğitim gören öğrenciler, bahçede eğitim görmek istemediklerini belirttiler. Eğitim gördükleri kamelyaya ve bahçedeki bazı ağaçlara "Sınıf istiyoruz", "Bu rezillik ne zaman bitecek", "Sınıfımızı aldınız, ruhumuzu bırakın" gibi yazılar asan öğrenciler, bir an önce sınıf sorunlarının çözüme kavuşturulmasını istediler. Önceki yıllara göre bu okullara talebin artması sonucu sınıfların yetersiz kalması nedeniyle sorun yaşandığını belirten okul yetkilileri ise, konunun çözüme kavuşturulması için gerekli çalışmaların başlatıldığını öne sürdüler. Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri ise okulun B bloğunun alt katında boş bulunan salonun, meslek bölümleri için atölye yapılacağını ve pazartesi günü geçici olan bu sorunun ortadan kalkacağını bildirdi. Atatürk Sağlık Meslek Lisesi'nin de bu okula geçici olarak taşınması kararının çıktığını belirten yetkililer, ancak bu durumun önümüzdeki günlerde netlik kazanacağını ifade etti. Bu arada, Sivas Vali Yardımcısı İlker Haktan Kaçmaz ve Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Murtaza Epsileli de okulda incelemelerde bulundu.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Demiryolları masaya yatırıldı İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Ankara Şubesi tarafından düzenlenen "Demiryolu ulaşımı" başlıklı panelde, demiryolları ve demiryollarında yaşanan sorunlar masaya yatırıldı. İMO'nun ısrarlı başvurularına rağmen panele TCDD'yi temsilen katılan olmadı. Ankara Milli Kütüphane'de önceki gün yapılan panelde konuşan Yıldız Teknik Üniversitesi Ulaşım Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Erel, Ulaşım Ana Planı'nın uygulanmaya başlanmasını isteyerek, demiryolları için "Acil Eylem Planı" önerdi. Ulaşım konusunda çok sayıda yetkili ve birim olduğuna değinen Erel, bu birimlerin arasında eşgüdüm olmadığını, kimi zaman bu birimlerin birbiri ile çelişen kararlar aldıklarını kaydetti. 1983-1993 yılları arasında yapılan ulaşım ana planının uygulamaya sokulmadığını anlatan Erel, demiryollarının geometrik özelliklerinin, alt ve üstyapının, taşıt filosunun ve personelin bilgi ve deneyiminin yetersiz olduğunu bildirdi. Erel, TCDD'nin yolcu ve yük taşımadaki payının sıfıra yaklaştığını belirtti. Hızlandırılmış Tren'de kullanılan vagonların titreşim analizini yapmak için vagonu imal eden kurumlardan bilgi istediğini anlatan Erel, kendisine Fransızca dosya gönderildiğini, neden Türkçeye çevrilmediğini sorduğunda ise imalatta bu bilgilerin kullanılmadığı cevabını aldığını kaydetti. Yönetim yapısının işleri yavaşlattığına dikkat çeken Erel, çözüm olarak ise uzun vadede merkezi yönetime bağlı Ulaştırma Koordinasyon İdaresi (UKİ)'nin yeniden kurulmasını ve ulaşım ana planının uygulamaya sokulmasını önerdi. Kısa vadede personelin eğitilmesi gerektiğini bildiren Erel, Türkiye'yi tanıyan uzmanlar tarafından oluşturulacak bir "Acil eylem Planı"nın uygulamaya sokulması önerisinde bulundu.

'Sorumlu TCDD değil' Türkiye'de 50 yıldır yeni teknoloji ile demiryolu yapılmadığına dikkat çeken TCDD eski Genel Müdürü Tekin Çınar ise yol olmadan işletmecilik olmayacağını bildirdi. TCDD'nin altyapıdan ve yatırımdan değil işletmecilikten sorumlu olduğunu dile getiren Çınar, bu konudaki sorumlunun Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde bulunan Demiryolları Limanlar Hava Alanları (DLHA) Genel Müdürlüğü olduğunu kaydetti. Çınar, yatırım yapılmamasının sorumlusunun Ulaştırma Bakanlığı ve hükümetler olduğunu söyledi. UKİ eski Başkanı ve İnşaat Yüksek Mühendisi Mete Orer de ulaştırmanın bir hizmet olduğunu ve fazla ya da eksik üretilmesi durumunda zarara neden olacağını söyledi. UKİ'nin 2.5 milyon anket yaparak ulaşım ana planı yaptığını anlatan Orer, Cumhuriyet ve öncesi dönemde yapılan hatların farklı amaçlar taşıdığını söyleyerek bu hatlarla demiryollarının gelişemeyeceğini ifade etti.

Personel yetmiyor Türkiye'de 1995 yılında Dünya Bankası kredisiyle uygulanmaya başlanan bir projenin geçerli olduğunu anlatan BTS Genel Başkanı Fehmi Kütan proje için yazılan rapor doğrultusunda makas, travers, vagon fabrikalarının işçileri ve makinaları olduğu halde üretim yaptırılmadığını dile getirdi. Rapor uyarınca personel sayısının azaltıldığını, TCDD'nin ticarileştirilmek istendiğini dile getiren Kütan, yılda 50 ile 100 arası personel yetiştiren demiryolları meslek okullarının kapatıldığını ve TCDD emekçilerinin yüzde 80'inin emekliliğinin geldiğini belirtti.

www.evrensel.net