17 Eylül 2004 01:00

Paris'ten Doğu'ya bakmak!

François Dupeyron'un; ünlü oyuncu Ömer Şerif'in başrol oynadığı filmi "Mösyo İbrahim ve Kuran'ın Çiçekleri", Batılı aydının Doğu'ya bakışını gösteriyor biraz da. Şerif'in bir Türk'ü canlandırdığı film; Paris'te başlıyor ve Türkiye topraklarında devam ediyor.

Paylaş
Özellikle 11 Eylül'den sonra Avrupalıların Doğu'ya bakışları yeni bir biçim kazandı. Bugün Avrupa kültürünü de tehdit ettiği öne sürülen "terör"' dalgasının, birçok Avrupalı üzerinde etkili olduğunu ve Doğu'ya bakışı değiştirdiğini söyleyebiliriz. Ama "terör" konseptti hasıl olmazdan önce; Doğu, Avrupalılar için mistik olanı ve bilinmeyeni çağrıştırıyordu. İnsanoğlunun onbinlerce yıllık birikiminin olanaklarını bugün ellerinde tutanlar; "medeniyet" denilen olgunun ilk kez hayat bulduğu Doğu'ya biraz da imrenerek meraklı gözlerle bakıyorlardı. Son on yılda, benzer bir durumun sinema için de geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Avrupa'da, Türkiye ve İran sinemasına ilginin artması; kitapçı raflarını şeyhlerin, sultanların, prenslerin hikâyelerinin doldurması bunlara işaret sayılabilir. François Dupeyron'un bugün gösterime giren filmi "Mösyo İbrahim ve Kuran'ın Çiçekleri"ni de bu kapsamda ele alabiliriz pekâlâ.

Ben Arap değilim Çeşitli dinlerden insanların, fahişelerle birlikte yaşadığı 1960'ların Paris'inde bir sokakta başlıyor hikâye. Annesi ve babası ayrılan Yahudi Moses, babasıyla birlikte yaşamaktadır. Günlerini babasına hizmet ederek geçiren Moses; bir süre sonra sokağın karşı tarafında dükkân işleten yaşlı Müslüman İbrahim ile arkadaş olur. Yönetmen Dupeyron'in ilk işi "Arap ile Müslüman'ı " birbirinden ayırmak oluyor. Moses; dükkânın içinde İbrahim'in Arap olduğunu düşünürken; İbrahim bu iç sesi duyuyor ve "Ben Arap değilim" diyor. Yönetmenin bu tespitinin yanlış olduğunu söyleyemeyiz. Ama zamanlamasının başarılı olduğu kesin. Zira malum "terör" konsepti nedeniyle "Müslümanlık iyi, ama Araplar kötü" söylemi sıkça tekrar ediliyor. Ama Dupeyron bu konsepte daha fazla ilgi göstermiyor ve kamerayı ikilinin dostluğuna çeviriyor.

Moses'in anlama çabası Bu ayrımın farkına varan Moses, İbrahim'in hayatını daha fazla merak etmeye başlıyor. Bir Sufi olan İbrahim; Kuran'ı egemen yorumları dışında; daha içsel bir yorumla ele alıyor. Kutsal Kitap'ta yer alan metinleri aşk ve mutluluk ekseninde yorumlayan İbrahim'in bu yaklaşımı; Yahudi kurallarına göre yetişmiş Moses'i de derinden etkiliyor. Babasının intihar etmesinin ardından İbrahim tarafından evlat edinilen Moses için yepyeni bir deneyim kapısı aralanıyor. Yönetmen Dupeyron'un; Müslüman olan İbrahim'i "iç huzura kavuşmuş" bir bilge olarak tasarlarken; Yahudi Moses'in arayış içinde olmasını da çeşitli biçimlerde yorumlayabiliriz. Bu durumun filmde, Müslümanlarla Yahudiler arasında oluşan sıcak bir dostluk dışında anlamları da var.

Mistik yolculuk Artık-baba oğul olan ikili; İbrahim'in yıllar önce ayrıldığı ülkesi Türkiye'ye gelmeye karar verdiklerinde; yönetmenin Doğu'ya bakışı daha da netleşiyor. Batılının Türkiye denildiğinde ilk aklına gelen İstanbul camileri, Kapadokya ve semah dönen Mevleviler teker teker giriyor kadraja ve yolculuk İbrahim'in köyünde sona eriyor. "Mösyo İbrahim ve Kuran'ın Çiçekleri", iki "düşman" dinin unsurlarını büyük bir dostluk ekseninde birleştirmeye çabalasa da; Avrupalı kimi aydınların Doğu'ya biçtikleri "huzur veren" payesini aşmayı fazlaca başaramıyor. Ne garip değil mi; İbrahim'in filmde "Altın Hilal" olarak adlandırdığı; yönetmenin "aşk, huzur ve mutluluk" gördüğü Mezopotamya coğrafyası; dünyanın en huzursuz bölgesi şimdi. Ama bunda yönetmenin bir suçu yok tabii ki. Onun yaptığı olsa olsa Doğu'ya bir saygı duruşu sadece. Bu saygı duruşu Ömer Şerif ve genç oyuncu Pierre Boulanger'in performansıyla vasatın üzerine çıkıyor ve izlenmeyi hak ediyor.
Mösyo İbrahim ve Kuran'ın Çiçekleri; Orijinal Adı: Monsieur Ibrahim et les Fleurs du Coran; Yönetmen: François Dupeyron; Oyuncular: Ömer Şerif, Pierre Boulanger, Gilbert Melki, Isabella Renauld, Isabella Adjani, Eric Caravaca, Lola Naymark, Anne Suarez; Senaryo: François Dupeyron; Görüntü Yönetmeni: Rémy Chevrin; Yapım: 2003, Fransa; Tür: Dram; Süre: 94 dk.

ÖNCEKİ HABER

1 Ekim'de perde

SONRAKİ HABER

Halime Encu: Veli kalmıştı elimde, onu da aldılar

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa