12 Eylül 2004 01:00

Yaşayan satırlar...
   yargıçlar

Şilili büyük ozan Pablo Neruda, yalnızca kendi ülkesinin insanlarını konu edinmedi şiirlerinde. Önce Latin Amerika'nın daha sonra da dünyanın her köşesindeki haksızlıklar, adaletsizlikler şiire dönüştü onun kaleminde.

Paylaş
Ne hakkın olacak, Ne, bir şeyciğin. Sen, Amerikaların, Terkedilmiş oğlu, Sen ey yoksulluk kadehi: Aşağı Peru'da, Patagonya'da, Şehirlerde ve Nikaragua'da, Korumak için toprağını, Ve ufacık evini, mısırlarıyla; Ne yargıç var sana, Ne kanun.
Efendilerinin, Seni yenenlerin sultanlığı, Geldiği çağda; Yeni unutulmuştu daha, Bıçaklı, Pençe tırnaklı eski düş. Göğünü, ıssız komak için, Geldi kanun; Tapılmış toprağını, Çekip almak için geldi; Nehirlerinin suyunu, Kapışmak için; Ağaçlarının hürlüğünü, Çalmak için geldi.
Yalancı tanıklar, Tuttular. Vura vura deldiler, Yüreğini: Celplerle, kağıtlarla, Soğuk fermanlar altına, Gömdüler seni. Acının sınırında, Ayıkınca bir: Odsuz ocaksız, kimsesiz, Tığ teber, şah-ı merdan; Al dediler zindan, Al dediler zincir, Vurdular kelepçeyi; Yüzüp te bir yoksul can, Kurtarmayasın diye, Boğulasın diye boğulasın, Debelene, debelene.

ÖNCEKİ HABER

11 eylül 1973, santiago

SONRAKİ HABER

Halime Encu: Veli kalmıştı elimde, onu da aldılar

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa