11 Eylül 2004 01:00

Adana'dan Paris'e
   YILMAZ GÜNEY

Melike Demirağ, Yılmaz Güney'in çok titiz ve özenli çalıştığını ve gerçekçi olduğunu belirterek, kendisine Arkadaş filminde oyanaması için teklif getirdiğinde bunu babasının karşı çıkmalarına rağmen kabul ettiğini söyledi.

Paylaş
Yılmaz Güney, önceki gün Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde, bir söyleşi ve belgesel film gösterimiyle anıldı. Pera Fest 2004 Beyoğlu buluşması kapsamında gerçekleştirilen anma, iki bölümden oluştu. Birinci bölümde, yönetmen Ahmet Soner, oyuncu Aytaç Arman, Melike Demirağ ve Çetin Öner'in katıldığı bir söyleşi yapıldı. Söyleşiden hemen sonra ise Ahmet Soner'in çektiği Yılmaz Güney belgeseli gösterildi.

Ölüm ona yakışmadı Yılmaz Güney'le ilgili anıların, yaşanmışlıkların anlatıldığı söyleşide ilk olarak konuşan Aytaç Arman Yılmaz Güney'in kendi oyunculuğu üzerindeki etkisinden bahsederek, "Yılmaz Güney Türkiye'de sinema oyunculğu kişiliği taşıyan nadir sanatçılardan biri olmuştur. Ben de onun duruşundan, oyunculuğundan etkilenerek bugünlere geldim. Biz kendi kimliğimize doğru bakmayı ondan öğrendik. O, bu ülkedeki sinema oyunculuğu anlayışı üzerine balyoz gibi inerek, birçok şeyi değiştirmiştir. Daha önce göremediğimiz bir anlayışı getirmiştir" dedi. Aytaç Arman'dan sonra konuşan oyuncu Çetin Öner ise herşeyin giderek daha çok kirlendiği bir toplumda, Yılmaz Güney gibi isimlerin önemli olduğunu ve devamlı hatırlanarak, baştacı edilmeleri gerektiğini söyledi. Melike Demirağ ise Yılmaz Güney'in çok titiz ve özenli çalıştığını ve gerçekçi olduğunu belirterek, kendisine Arkadaş filminde oyanaması için teklif getirdiğinde bunu babasının karşı çıkmalarına rağmen kabul ettiğini ve ilk olarak çalıştıklarını söyledi. Ama ortaya çıkan filmin ise birtakım yanlışları içinde barındırdığını ifade etti. Demirağ, "Arkadaş filmi küçük burjuva yaşantısını bence çok yanlış anlatan bir filmdi. Ama daha sonra benim de oynadığım Sürü, inanılmaz senoryosuyla beni büyülemişti. Roman gibi bir senaryosu vardı" dedi. Demirağ son olarak ondan sonra Türk sinemasının bir boyutunun hep eksik kaldığını belirterek, "Ölümün kendisine yakışmadığı insanlardan biri oldu" dedi.

Adana-Paris belgeseli Son olarak konuşan Yılmaz Güney'in bir dönem asistanlığını da yapmış olan yönetmen Ahmet Soner ise Yılmaz Güney'in yaratıcılığı, çalışma şartları ve tekniği hakkında bilgi verdi. Soner, "Yılmaz Güney senaryosuz çalışırdı. Ertesi gün çekeceğimiz sahnenin ne olacağını, hatta nerede çekileceğini bilmezdik. Acı filmini bir sayfalık öyküden yaptık. Ağıt filmi için yazılı hiçbir malzeme yoktu. Bu da bize ayrı bir heyecan ve çalışma şevki verirdi." dedi. Soner yönetmen olarak da, oyuncu olarak da yaratıcılığını öne çıkardığından bahsederek, beraber birçok filmde çalıştıklarını söyledi. Soner, Yılmaz Güney'in Türk sinemasında o güne değin el atılmamış konuları elt attığını ve yönetmenliğin de, oyunculuğun da çıtasını yükselttiğini belirtti. Ahmet Soner, "Ölümünden 10 yıl sonra onun için bir belgesel film yaptık" dedi. Söyleşinin ardından Ahmet Soner'in yönetmenliğini ve Şanar Yurdatapan'ın ise müziklerini yaptığı "Adana-Paris" isimli Yılmaz Güney belgeseli gösterildi.

ÖNCEKİ HABER

Orfeus cehennem dönüşünde

SONRAKİ HABER

AKP, defalarca bastığı Maltepe Seçim Merkezini 'güvenli değil' diye taşıttı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa