10 Eylül 2004 01:00

Spielberg usulü 11 Eylül

11 Eylül, Amerika ve dünya tarihinde olduğu kadar Hollywood için de bir milat sayılıyor. Saldırıların hemen ardından en çok tartışılan konulardan birisi Hollywood'un nasıl tepki vereceği idi.

Paylaş
11 Eylül, Amerika ve dünya tarihinde olduğu kadar Hollywood için de bir milat sayılıyor. Saldırıların hemen ardından en çok tartışılan konulardan birisi Hollywood'un nasıl tepki vereceği idi. Michael Moore'un Fahrenheit 9/11'i kadar olmasa da Steven Spielberg'in bugün gösterime giren filmi "Terminal" de dolaylı olarak 11 Eylül'le bağlantılı bir film. Talihsiz kahramanımız Viktor Navorski, Doğu Avrupa'da bir ülke olan Krakozya'dan New York'a gelmek için uçağa bindiğinde başına geleceklerden haberi yoktur. Ama o gökyüzündeyken ülkesinde darbe olur ve pasaportu geçersiz hale gelir. JFK Havaalanı'nın uluslararası terminalinde mahsur kalan Navorski, ne ülkesine geri dönebilmekte ne de Amerika'ya girebilmektedir. Spielberg, 11 Eylül sonrasında Amerika'nın sınır kapılarında yaşanan halleri ve yabancılara karşı uygulamaları masaya yatıracağı izlenimi veriyor önce. Amerika'ya sokulmayan bir Doğu Avrupalı, temizlik işleri yapan Hintli, mutfakta çalışan Latin, siyahlar ve diğerleri. Spielberg küçük bir New York'a çevirdiği terminalde en altta kalarak fazla dikkat çekmemeye çalışan, böylece durumlarını sağlama alan insanların hikâyelerini de anlatıyor. Bu insanların Navorski ile kesişen öyküleri yavaş yavaş rayına oturmaya ve "Amerika'nın göçmen politikasına dokunmaya" başladığı anda Spielberg Hollywood tarzı bir dönüş yaparak, melodrama sığınıyor. Esas kız devreye giriyor. Kahramanımız aşık oluyor. Sonra Navorski, bir anda terminaldeki herkesin kahramanı haline geliyor vs. vs. Böylece Spielberg, yine çok şey söyleyecekmiş gibi yapıp, hiçbir şey söylemeden Hollywood'a dair ne kadar kalıp varsa kullanıyor ve mutlu son... Ama hakkını yememek lazım. Bütün hikâyenin bir havaalanında geçtiği düşünüldüğünde böyle bir hikâyeyi sıkmadan anlatmak -ki filmin süresi iki saati aşıyor- ancak Spielberg'in işi olabilir. Spielberg, hikâyeyi mümkün olduğunca dallandırıp budaklandırarak temposunu yükseltiyor. Yan öyküleri ihlal etmeden, seyircinin sıkılmasına izin vermiyor. Yine'de "Terminal", 'hoşça vakit geçirilebilicek" bir yapımdan öte değil.

ÖNCEKİ HABER

'Kolay olanı seçmeyin!'

SONRAKİ HABER

Harmandalı Geri Gönderme Merkezinde hukuk ayaklar altında

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa