'Grev hakkı grev ile kazanılır'

KESK Danışma Meclis'inde, işyerlerini esas alan, 5 koldan Ankara yürüyüşleri, merkezi bir miting ve işbırakmalara kadar varan mücadele hattının örülmesi önerileri getirildi. Toplugörüşme süreci, saldırı yasaları ve 2005 bütçesine karşı mücadelenin ancak bu şekilde kazanıma dönüşüceğine vurgu yapılan toplantıda, 1 Eylül Dünya Barış Günü'nün de barışın öne çıkarıldığı bir gün olması istendi.KESK Danışma Meclisi'nin Ankara'da bir gün süren toplantısına, KESK yönetimi ile bağlı 11 sendikanın merkez yöneticileri katıldı. 15 sendikacının söz aldığı toplantıda, işyeri komitelerinin örgütlenmesi, saldırı yasalarına karşı aydınlatma faaliyetleri için grupların oluşturulması ihtiyacı, Ankara yürüyüşleri ve mitingi, işbırakma önerileri getirildi. Edindiğimiz bilgilere göre toplantıda 1 Eylül Dünya Barış Günü'nün konjenktür olarak bu dönem daha da önemli olduğu vurgulandı. Birçok konuşmacı, başta Irak'taki işgal olmak üzere ABD'nin Ortadoğu'daki işgalci politikasını, Büyük Ortadoğu Projesi'ni eleştirdi. Kürt sorununda geleneksel tutumun sürdüğüne işaret eden konuşmacılar, KESK'in barış ve demokratik çözüm konusunda taraf olduğu, iktidarın tüm ezilen kesimlere yönelik saldırısına karşı, emek ve demokrasi güçlerinin birleştirilmesi gerektiğini dile getirdiler. "Sermayenin stratejisi ile emek örgütlerinin stratejisinin karşı karşıya geldiği, başını ABD'nin çektiği işgal, Büyük Ortadoğu süreci, yeni savaş bölgelerinin yaratılması, Kürt'lere yönelik saldırılar ile bu sürecin birleşmesi" tespitlerinin de yapıldığı toplantıda, 5'inci Ordu'nun konuşlandırılmasının Kürt, Türk ve komşu halklara yönelik yeni saldırıların habercisi olduğu da vurgulandı. MİT-Yargıtay-Çakıcı ilişkisinin teşhirinin yapılması, cezaevlerinde üst boyutlara tırmanan tecride karşı duyarlı olunması da istendi. 15 Eylül'de başlayacak TİS sürecinin, 2005 bütçe dönemine denk geldiğini, bunun da hükümetin "Henüz ortada bütçe yok" ya da "Bütçe hazırlandı, artık yapacak bir şey yok" gerekçelerini ortadan kaldırdığını kaydeden konuşmacılar, Anayasa'nın 90'ıncı maddesinde yapılan değişiklik doğrultusunda toplusözleşme ve grev haklarını öne çıkarmaları gerektiğini ifade ettiler. "Grev hakkının grev yapılarak kazanılacağı" ilkesine işaret eden konuşmacılar, grevin saldırıları püskürtmede etkin bir silah olduğunu dile getirdiler. Saldırıları püskürtmek için kararlı bir mücadeye ihtiyaç duyulduğunu belirten konuşmacılar, bunun için önce kadroların kararlı olması gerektiğini de dile getirdiler. 1.5 milyon kamu emekçisinin işgüvencesini kaybedeceğini, kuralsız, esnek çalışma, performans uygulamaları ile adeta kölelik koşullarının dayatıldığını kaydeden konuşmacılar, başta Kamu Personel Yasa Tasarısı, Kamu Yönetimi Temel Yasası olmak üzere, sosyal güvenlik, genel sağlık sigortasının da içinde yer aldığı saldırı yasalarına karşı mücadeleyi örgütlemenin vazgeçilmezliğini belirttiler. Kapatılma davasına karşı tüm sendikaların Eğitim Sen'i sahiplenmesi gerektiği tüm konuşmacılar tarafından ifade edildi. Bu nedenle sendikal dayanışmanın önemli olduğunu kaydeden konuşmacılar, bu mücadeleyi diğer emek örgütlerine de yaymanın gereğini ifade ettiler. Bazı konuşmacılar da "küreselleşme saldırılarının mağdurları ve ezilenlerle birleşmeyi hedefleyen bir mücadele sürecinin örgütlenmesini" istediler. Toplantıda yapılan öneriler doğrultusunda KESK MYK'sı önümüzdeki hafta yeni eylem takvimini ve KESK'in programını açıklayacak. Bu doğrultuda işyerlerinden başlayan eylem ve etkinlikler, yasalar konusunda bilgilendirme toplantıları, bölge gezileri, Ankara yürüyüşleri, miting ve işbırakma eylemlerinin gerçekleştirilmesi bekleniyor.
www.evrensel.net