27 Ağustos 2004 01:00

Aydın Doğan'ın kölelik sözleşmesi

Aydın Doğan'ın sahibi olduğu Doğan Yayın Holding'in Hürriyet gazetesi çalışanlarına imzalattığı sözleşme bir ibret belgesi olarak tarihe geçecek nitelikte.

Paylaş
Doğan Yayın Holding, Hürriyet gazetesinde gazetecilere tam anlamıyla kölelik koşulları dayatan sözleşme getirdi. Geçmişe dönük hak kayıpları getiren, gazeteciyi mesleğinden soyutlayarak, "ücretli" konumuna getiren, gazeteciyi istediği an istediği yerde ve şekilde görevlendirebilme yetkisini işverene veren sözleşme, IMF'nin kamu kurumlarında dayattığı "performans"ı da getiriyor. Sözleşme bu hali yetmezmiş gibi, işverene sözleşmeyi tek taraflı olarak değiştirme ve değişikliği sonradan ücretliye bildirme yetkisi de tanıyor. Türkiye medyasının en büyük bölümünü elinde bulunduran Doğan Yayın Holding, çalışanlarına adeta ortaçağ kölelik koşullarını hatırlatan içerikte sözleşme dayattı. Hürriyet gazetesinde baskı ile, çalışanların tamamına yakını sözleşmeyi imzaladı. Milliyet, Radikal, Posta gibi gazetelerde ise çalışanların ortak tavrı sonucunda birkaç maddesi değiştirilen sözleşme, işverene sözleşme metni üzerinde istediği an, istediği şekilde değişiklik yapma yetkisi veriyor. Sözleşme, "İşbu genel şartları tadile veya değiştirmeye sadece yönetim kurulu yetkilidir. Bu durumda ücretlilere bilgi verilecektir" ifadesi ile sona eriyor. Bu, işverene sözleşmenin unutulan birkaç çalışanı koruyan maddesi varsa onları değiştirme yetkisi de getiriyor. "Doğan Yayın Holding İş Sözleşmesi Genel Şartları" başlığı altında bir dosya içerisinde gazetecilere imzalattırılan belge, 6 ve 2 sayfalık iki ayrı metinden ibaret. Sözleşmede gazeteciler "ücretli" olarak tanımlanıyor ve Hürriyet gazetesinin adresi verilerek, işverenin ücretliyi o il içinde istediği yerde görevlendirebileceği belirtiliyor. Başlangıç süresi 12/5/2004 olup, süresiz olarak akdedileceği de vurgulanan sözleşmede ücretlilerin tek tek ücretleri belirlenip, ayrıca hiçbir haklarının bulunmadığı belirtilerek, ileride tazminat ya da başka bir hak istemelerinin önü kapatılıyor. "İşveren, ücretliye görevinin devamı süresince yukarıda belirtilen maaşına ek olarak aşağıdaki katkılarda bulunmayı kabul etmiştir" ifadesinin yer aldığı sözleşmede, katkıların ne olacağı ise (.....) şeklinde boş bırakılmış.

Gazetecinin performansı nasıl ölçülecek Sözleşmenin en vahim maddesi ise, işten atılma gerekçelerinde sayılan "performans" kriteri. "İş ilişkisinin sona ermesi-fesih" başlıklı bölümünün (e) maddesinde yer verilen, "Personel Yönetmeliğinde belirlenen ilke ve yöntem doğrultusunda yapılan performans değerlendirmesi sonucunda yetersizliğinin anlaşılması" ifadesi, performansı yeterli görülmediği gerekçesiyle bir gazetecinin kolayca işten atılabilmesini sağlıyor. Performansın kriterlerinin ne olduğuna, kimin, neye göre performansı ölçeceğine yer verilmeyen sözleşmede, medya patronlarına, unuttukları bir şey kalmışsa sonradan eklemeleri için hak da verilerek, sözleşmenin son maddesinde "Şirketin yönetim kurulu tarafından onaylanan işbu İş Sözleşmesi Genel Şartları tüm mevcut ve müstakbel iş sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olmak üzere....... tarihinde yürürlüğe girer. İşbu Genel Şartları tadile veya değiştirmeye sadece yönetim kurulu yetkilidir. Bu durumlarda ücretlilere bilgi verilecektir" hükmü getiriliyor. Geçmişe dönük ciddi hak kayıplarına yol açan, gazeteciyi "köle" konumuna getiren sözleşme doğrultusunda Hürriyet gazetesinde şimdiden performans testlerinin yapılmaya başlandığı da öğrenildi. Sözleşmeyi imzalamayan ancak, tazminat ödememek için de işlerine son verilmeyen Kadir Ercan ile Sedat Uluergin'in yıpratılarak istifaya zorlandıkları belirtilirken, "performans testi"nden geçemeyenlere de şimdiden yol göründüğü ifade ediliyor.

ÖNCEKİ HABER

KORKULACAK BİR DURUM YOKMUŞ

SONRAKİ HABER

EMO ve Haber-Sen: Deneyimli kadrolar TRT’den tasfiye ediliyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa