23 Ağustos 2004 01:00

Memê Alan sahnede...

Kürtlerin ünlü aşk destanı Memê Alan dansın ritmi ile sahneye taşınıyor

Paylaş
Kürt halkı arasında yüzyıllardan bu yana söylenen ve dengbêjler tarafından kuşaktan kuşağa aktarılan ünlü aşk destanı "Memê Alan", Ada Kültür Sanat Merkezi (AKSM) Folklor Birimi tarafından ilk kez müzik ve dansın ritmi ile ekimde sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Büyük bir aşk öyküsünü işleyen Memê Alan destanı, zengin bir içeriği ile folklor malzemesi sunması ve Kürtlerin gelenek ve göreneklerini, sosyalitesini yansıtan bir özelliğe sahip olması itibariyle de ayrı bir öneme sahip. Ünlü Kürt bilgesi Ehmedê Xanî, 3 yüzyıl önce bu destandan esinlenerek tarihi bir öneme sahip olan "Mem û Zin" adlı eserini yazarak bu destanın ne kadar güçlü ve edebi bir içeriğe sahip olduğunu gösteriyor. Bugüne kadar batılı doğubilimciler tarafından Fransızca ve Almanca olarak kaleme alınan Memê Alan destanını çağdaş Kürt yazarlarından Nurettin Zaza dışında hiçbir Kürt edebiyatçısının kaleme almayışı ise dikkat çeken ayrı bir nokta olarak görülüyor.

İlk kez sahneleniyor Destanın sahneye taşınması projesinin mimarı ve aynı zamanda gösterinin de yönetmeni olan Hamide Yüksel, daha önce hiçbir şekilde destanın bu türden sanatsal bir projelendirmesinin yapılmadığını söyledi. "Yaptığımız araştırmalar sonucunda hiçbir şekilde Memê Alan destanının film ya da tiyatro olarak sergilenmediğini gördük" diyen Yüksel, bunun bir ilk olması açısından da oldukça heyecanlı. Kendilerinin hazırladıkları gösteri süresince kesinlikle metne bire bir bağlı kalmadıklarını ifade eden Yüksel, "Metine kesinlikle bağlı kalmadan gösterinin kimi bölümlerine doğaçlama olarak hazırladığımız kısımlar da ekledik. Ancak özüne kesinlikle dokunmadık. Aslında metnin orijinaline ulaşmak da biraz zor gibi. Çünkü eser günümüze kadar yalnızca sözlü edebiyat sayesinde ulaşmıştır. Bunda da dengbêjlerin rolü büyüktür ve dengbêjler de farklı yönler ortaya koymuştur. Yani her dengbêj bu destanı yorumlarken ya da hikâyelendirirken kendi düşüncelerine göre şekil vermiştir. O nedenle ulaşamadığımız bölümleri de olabilir" dedi.

Tüm karakterler güçlü Gösteriyi hazırlarken özenle metnin aynısını yansıtmamaya gayret ettiklerini dile getiren Yüksel, çeşitli doğaçlama yöntemleri ile kimi karakterleri güçlendirmeye ve ön plana çıkarmaya çalıştıklarını belirtti. Gösteride Memê Alan'ın savaştan kaçmasının onun korkak bir karakter olduğu anlamına gelmediğinin altını çizen Yüksel, aslında Memê Alan'ın bunu aşkı için yaptığını kaydetti. Ayrıca Memê Alan ile ilgili tek eser olan "Memê Alan" isimli kitapta sadece küçük bir bölümde yer alan Beko'nun kızına ise önem vererek onu daha fazla ön plana çıkardıklarını dile getiren Yüksel, "Metinde anlatılan olayın özüne ters düşmeden ancak kimi doğaçlamalarla oyunu hem zenginleştirdik, hem de farklı bir renge büründürdük. Onun için de Memê Alan'ın sevgilisini güçlendirmek için cılız bir karakter olarak yansıtılan Beko'nun kızını ön plana çıkardık" diye konuştu.

'Uzun zamandır çalışıyoruz' AKSM bünyesinde çalışmalarını sürdüren Folklor Birimi üyeleri ile gösteriyi hazırlamaya çalıştıklarını dile getiren Yüksel, bunun için gösteride görev alan dansçıların yaklaşık 7 ay ritm, mimik, oyunculuk, estetik ve Latin dansları eğitimi gördüğünü söyledi. Bu eğitim süresinin ardından hemen vakit kaybetmeden gösterinin provalarına hazırlanmaya başladıklarını ifade eden Yüksel, yaklaşık 4 aydır provalarını sürdürdüklerini ancak başta ekonomi olmak üzere çeşitli nedenlerden ötürü zorlandıklarını kaydederek, "Gösteride emeği geçen tüm arkadaşlar gündüz işe gidiyorlar. Akşam da saat sekiz gibi provalara başlıyoruz. Haftanın iki günü yapıyoruz ancak yine de zorlanmalar yaşanabiliyor" dedi.

Gala ekimde Yaklaşık bir saat sürecek olan ve 11 sahneden oluşan gösterinin müzikleri AKSM bünyesinde çalışmalarını sürdüren Koma Tovarajin'in solisti Mahir Bakıray'a ait. Bakıray, müzikte daha çok geleneksel bir duruş sergilemeye çalıştıklarını belirterek, "Aslında oyunun bir Mezopotamya kültürünü yansıttığını düşünürsek müziğin de geleneksel olmasını istedik. Ancak tamamen buna bağlı kalmadık. Batı soundu ile de müziği güçlendirmeye çalıştık" diye konuştu. Her şeyin tamamen vücut diliyle anlatılacağı gösterinin galasının ekim ayında yapılması hedefleniyor. Yönetmen Yüksel, galanın ardından gösteri ile Türkiye ve Avrupa turnesine çıkmayı düşündüklerini ifade etti.

ÖNCEKİ HABER

Rock'ın İstanbul halleri

SONRAKİ HABER

Çaycuma Uçurtma Şenliği'nin 15'ncisi 26 Mayıs Pazar günü yapılacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa