21 Ağustos 2004 01:00

Sorun dolaylı dinleme mi?

MİT ve Yargıtay'ın da adının karıştığı, telefon kayıtlarıyla ilişkilerin ortaya döküldüğü Çakıcı skandalında şimdi de 'dolaylı dinleme' tartışması yaşanıyor

Paylaş
MİT ile Yargıtay'ın adının karıştığı ve ikisi arasında çatışmaya dönüşen, telefon kayıtlarında kaçacağı sinyalini veren Çakıcı'nın kaçmasını engelleyemeyen polisin de dahil olmasıyla derinleşen süreçte şimdi de "dolaylı dinleme" tartışması yaşanıyor. Tüm kirli ilişkiler ortaya dökülmüş ve hükümetten adım atılmamışken, Yargıtay Başkanı'nın izinsiz dinlenmesinin "delil" olup olmayacağı tartışılıyor. Çakıcı'ya aracılık ettiği öne sürülen Müteahit Hakkı Süha Şen ile Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ve Yargıtay Genel Sekreter Yardımcısı Ercan Yalçınkaya arasında yaşanan telefon görüşmelerinin soruşturmada delil olup olmayacağı tartışmalara neden oldu. Şen ile Yargıtay Başkanı Özkaya'nın yaptığı konuşmaları değerlendirecek olan Yargıtay 1. Başkanlık Kurulu, daha önce "Yargıtay üyelerine ait dolaylı dinleme kayıtlarının hukuken delil oluşturmayacağına" karar vermişti. Yargıtay kaynakları ise "Kurulun delil takdir yetkisi yok, karar hatalıydı" değerlendirmesinde bulunuyor. Yasalara göre Yargıtay Başkanı ve üyeleri ancak özel izin ile dinlenebiliyor. Şen'in teknik takibi sırasında dolaylı olarak dinlenen Yargıtay Başkanı hakkındaki iddialara kaynak olan telefon konuşmalarının delil olup olamayacağına Yargıtay 1. Başkanlık Divanı karar verecek. Özkaya'nın başkanlık ettiği kurul 3 Mayıs 2004 tarihinde Neşter 2 operasyonuna ilişkin verdiği bir kararda "Yargıtay üyelerine ait dolaylı dinleme kayıtlarının hukuken delil oluşturmayacağına" görüşünü bildirmiş, eski HSYK üyeleri Ergun Güryel ve Hüseyin Demirörs'ün yargılanması talebini geri çevirmişti. Bu kararın tarihinin, Müteahit Şen ile Özkaya arasında geçtiği öne sürülen telefon görüşmeleri ile aynı tarihe rastlamasının ilginç bir tesadüf olduğu ileri sürülüyor. Bir yandan da Neşter 2 operasyonu için verilen karar eleştiriliyor. Kurulun kendini, hem savcı hem de yargıç yerine koyduğunu savunan aynı kaynaklar kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca verilmesi gerektiğini savundular. Öte yandan, Yargıtay Genel Sekreter Yardımcısı Ercan Yalçınkaya hakkındaki iddialarla ilgili olarak görevlendirilen iki adalet müfettişi, Çakıcı operasyonunu yürüten, Emniyet Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'ndan bilgi aldı. Müfettişlerin, Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya'nın Müteahhit Hakkı Süha Şen ile tanışmasında rolü olduğu kaydedilen Ercan Yalçınkaya'nın, Yargıtay'da yürütülen kulislerde herhangi bir etkisinin olup olmadığı yönünde emniyet yetkililerinin bilgisine başvurduğu belirtildi. Yargıtay Başkanı Özkaya, Milas'daki yazlığının onarım işlerini yapan Müteahit Hakkı Süha Şen ile Yargıtay Genel Sekreteri Ercan Yalçınkaya aracılığı ile tanıştığını açıklamıştı.


SEZER VE HÜKÜMET SORUNA EL ATSIN Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ertan Yülek, Yargıtay Başkanlığı ile MİT Müsteşarlığı'nın birbirleri ile ilgili iddialarına, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve hükümetin "el atması" gerektiğini söyledi. Yülek, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, bir süredir Yargıtay Başkanlığı ile MİT Müsteşarlığı arasında adeta "Horoz dövüşü" yaşandığını belirtti. Hükümetin ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in bu "dövüşü" seyrettiğini kaydeden Yülek, bu konuya, Cumhurbaşkanı Sezer ile Hükümetin "el atması" ve halkı aydınlatması gerektiğini söyledi. "Bazılarının kaprisleri uğruna devlet rencide edilmemelidir" diyen Yülek, MİT-yargı-mafya arasında bir çatışma varsa hükümetin gizlice bu meseleye "el atmasını" ve bu sorunu çözmesi gerektiğini ifade etti.

ÖNCEKİ HABER

Tiyatro ile yaz tatili

SONRAKİ HABER

TRT’nin ‘yandaş medya’ peşkeşi TBMM gündemine taşındı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa