21 Ağustos 2004 01:00

Batıçanakçı ebe bekliyor

250 nüfuslu köye hizmet veren Batıçanakçı Köyü Sağlık Ocağı'na personel atanmayınca kapısına kilit vuruldu. Geçen yıl atanan ebenin tayin istemesi üzerine, personel atanması girişiminde bulunan köylülerin çabaları da sonuçsuz kaldı.

Paylaş
Diyarbakır merkeze bağlı Batıçanakçı köyünde görevli ebenin bir yıl önce tayin isteyip gitmesinin ardından personelsiz kalan köydeki sağlık ocağı'na kilit vuruldu. 30 haneli 250 nüfuslu Batıçanakçı köyünde 1952 yılında yaptırılan sağlık ocağı, son birkaç yıldır personel olmadığı için kapalı tutuluyor. Geçtiğimiz yıl köylülerin girişimi sonucunda atanan ebenin de birkaç ay kaldıktan sonra, köyde su olmadığı gerekçesiyle gitmesinin ardından sağlık ocağının kapısına yeniden kilit vuruldu. Ebenin tayininin çıkmasının ardından Diyarbakır Sağlık Müdürlüğü nezdinde girişimlerini sürdüren köylülerin, sağlık ocağına ebe ve doktor atanması için yaptıkları girişimler sonuçsuz kaldı. Girişimlerinden sonuç alamayan köylüler, sağlık ocağının kapısına kilit vurdular. Köylülerden Ahmet Işık, köylülerin ebeye her konuda yardımcı olduğunu belirterek, "Köydeki suyu içmeyince kendisine paramızla su alıyorduk. Ona gözümüz gibi baktık. Ebeye eşeklerle başka köylerden su getiriyorduk. Ama o bizi bırakıp gitti. Biz köyümüze personelin atanmasını istiyoruz.Buna rağmen tayin isteyip gitti. Hamile kadınlar doğum için kentte gitmek zorunda kalıyor. Yine köyden kentte iğne vurdurmak için gidiyoruz" dedi.

Ebe tayin istedi Sağlık ocağının açılması için girişimlerine devam edeceklerini belirten Batıçanakçı Köyü Muhtarı Selahattin Dağdelen, ebenin su olmadığı için tayinini isteyerek ayrılmasının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hâlâ personel atanmadığını söyledi. Çevre köylerde de sağlık ocağı bulunmadığını belirten Dağdelen, sağlık ocağının sadece kendi köylerinde bulunduğunu dile getirdi. Ebenin gitmesinin ardından köye içme suyu getirildiğini belirten Muhtar Dağdelen, köye ebe atanmasını beklediklerini vurgulayarak, "Kış aylarında yollar çok kötü. Kardan dolayı hastalarımızı şehire götüremiyoruz. Sağlık Müdürlüğü'ne personelin gelmesi için dilekçe yazdım, bir daha yazacağım. Biz ebe ve personel istiyoruz" diye konuştu.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


İTO: Roche zararı karşılamalı Büyük tepkilere neden olan Roche firmasının SSK'ya yüksek fiyatlarla ilaç satmasının ardından devlet yetkililerinin "Neden SSK'ya yüksek fiyatlarla ilaç satıldığı" sorusuna cevap veremediklerini söyleyen İstanbul Tabip Odası Başkanı Gencay Gürsoy, "Devlet yetkilileri suçu birbirine atıyor" dedi. Roche firmasının aynı ilacı bazı ecza depolarına 88 milyona satılırken SSK'ya 230 milyona satılmasına ilişkin İstanbul Tabip Odası'nda dün basın açıklaması düzenlendi. Bu operasyonun da 'Beyaz Önlük Operasyonu"na, "Neşter Operasyonu"na birer örnek olduğuna değinen Gürsoy, "Giderek kronikleşen bu tür yolsuzluklar, SSK'da her türlü yolsuzluğa zemin oluşturan politikaların tartışılmaya açılması gerekir" diye konuştu. Sağlığın ticaretin malzemesi olmayacağını ve piyasanın insafına bırakılmayacağını vurgulayan Gürsoy, "İnsan sağlığı üzerinde pazarlık yapılmamalı. Böyle bir durumda 'kamunun' araya girmesi gerekiyor. Yetkililer suçu ihale yasasına atıp işin içinden çıkmaya çalışıyorlar. Madem suç ihale yasasındaydı neden şimdiye kadar ihale yasasını düzeltmediniz" diye sordu. Ortaya çıkan olayın özelleştirmenin bir parçası olduğunu belirten Gürsoy, Bu sistemin uluslararası ilaç tekellerinin Dünya Bankası aracılığıyla empoze ettiği bir sistem olduğunu belirtti.

SSK'yı koruyamadılar Toplumun en yoksul kesimin pirimleriyle kurulan SSK'nın zarara uğratıldığını kaydeden Gürsoy, SSK'yı yönetenlerin kurumun çıkarlarını korumak için gerekli beceriyi gösteremediklerini söyledi. SSK'nın idari ve mali olarak bağımsız olduğunu dile getiren Gürsoy,"Ancak bu özerklik kağıt üzerinde kalmaktadır; SSK fiili olarak siyasi iktidarlar tarafından yönetilmektedir. SSK'nın siyasi iktidarlar tarafından yönetilmesi yolsuzluklara yol açmaktadır" diye konuştu

'İhale yasası' mazeret Gürsoy, Roche ilaç firmasının SSK'yı uğrattığı zararı karşılaması gerektiğni söyledi. İlaç alım yolsuzluklarının da 'İhale yasası' gibi gerekçeler ilere sürülerek örtbas edilmemesi gerektiğinin altını çizen Gürsoy, "Benzer olayların yaşanmaması için Sağlık alanındaki hizmetlerin sunumundan ilaç alımına kadar tüm aşamalar piyasaya terkedilmemeli kamusal bir hizmet olduğu akıldan çıkarılmamalıdır" diye konuştu.

ÖNCEKİ HABER

GÜNDEMDEKİ DOSYA -2

SONRAKİ HABER

İSKİ'de 124 yönetici, 874 makam aracı var!

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa