21 Ağustos 2004 01:00

Petrol fiyatlarını artıran ABD

Petrol fiyatları tırmanışını sürdürüyor. Petrol ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Tufan Erdoğan, fiyatların artmasının arkasında petrol şirketlerinin ve ABD'nin olduğunu ifade ederek, petrol şirketlerinin son birkaç ayda net kârlarını belirgin bir şekilde artırdıklarına dikkat çekti.

Paylaş
Jeoloji Mühendisleri Odası Bilim Teknik Kurulu üyesi, Petrol ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Tufan Erdoğan, petrol fiyatlarının yükselmesinin arkasındaki gerçek nedenlerin uluslararası şirketlerin ve ABD'nin kâr hırsında yattığını söyledi. Petrol ticaretinin dolarla yapıldığını hatırlatan Erdoğan, ABD'nin bilinçli olarak piyasadan petrol çekerek, fiyatları yükselttiğini vurguladı. Petrol fiyatlarının yükselmesinin ABD'nin daha fazla dolar basarak ihraç etmesi anlamına geldiğini ifade eden Erdoğan, ne kadar çok petro-dolar sürüme çıkarsa, ABD'nin o kadar çok piyasayı kontrolü altında tuttuğunu söyledi. Erdoğan, petrol fiyatlarındaki yükselişin arkasındaki gerçekleri gazetemize değerlendirdi. Petrol fiyatları sürekli artıyor. Buna da çeşitli nedenler gösteriliyor. Bu nedenler ne kadar gerçekçi? ABD'nin son terör alarmı, en çok gösterilen nedenlerden biri. Tarihsel gelişime bakıldığında aslında, fiyatlardaki gelişim bunun tam tersini söylüyor. Ne zaman tüketici ülkelerde terör alarmı verilse, o zaman halkın petrole olan talebi ve petrol fiyatları düşmüştür. 12 Eylül saldırılarında petrol fiyatlarında inanılmaz bir düşüş yaşandı. Terör alarmlarında yine petrol fiyatları düşmeye başladı. Huzurlu bir ortam geldiğinde normal seyrine döndü. Yani terör alarmı söylemi tamamen bir kılıf. İkincisi, Çin Halk Cumhuriyeti'nde müthiş bir petrol talebi olduğu ve ülkenin piyasalara saldırdığı iddiasıyla 'petrol bitiyor ve bu yüzden fiyatlar yükseliyor' deniyor. Bu da tabii ki palavra. Çin petrol ihraç ediyor, petrol ithal eden bir ülke değil. Çin'de petrol sıkıntısı bekleniyor, ancak bu durumun 2010 yılında tepe noktasına vuracağı söyleniyor. Çin de zaten bu sıkıntıyı gidermek için Azerbeycan'da hemen hemen tüm kara sahalarını satın aldı, Kazakistan'da yatırımlar yapıyor. Yani Çin 2010'daki şoku azaltmak için bir gayret içinde. En sık gösterilen nedenlerden biri de hava durumu. Havalar soğuduğu için, çok fazla petrol kullanılır, petrol fiyatları artar, havalar ısındığı için insanlar tatile gidiyor, petrol tüketilmiyor o nedenle petrol fiyatları düşer denir, mutlaka kılıf bulunur yani. Bakıldığında bu yıl bahar ve yaz aylarında dünya petrol tüketimi günde 2 milyon varil azalmış. Bahar ve yaz aylarında 2 milyon varil azaldığına göre bunun petrol fiyatlarını artırıcı bir etken olması mümkün değil. Gerçek nedenler neler? ABD kaynaklı medyanın gösterdiği nedenler de bunlar. Ancak rakamlara bakmak lazım. Uluslararası şirketlerin nisan-haziran aylarında kârlarına bakalım. Çokuluslu şirketlerin geçen yıla göre 2004 yılının ilk çeyreğinde kârı yüzde 24 artmış. Bu da yaklaşık 71 milyar dolara denk geliyor. Halbuki bunların aynı dönemde üretimleri yüzde 1.5 oranında artmış. Shell şirketi aynı dönemde kârının yüzde 54 arttığını, 4 milyar net kârı olduğunu söylemiş. Aynı dönem için BP şirketi 6 milyar dolar net kâr açıklamış. Bu şekilde petrol fiyatlarının artmasından uluslararası şirketler nemalanmış. Gelelim ABD'ye. ABD ne yapıyor; 125 bin varil, petrol çekti çok yakın dönemde. 'Stratejik rezervlerimi yükseltiyorum' bahanesi ile yapıyor bunu. Geçen 12 ay içinde 1.2 milyon varil rezerv yapmış durumda. Toplam 300.5 varile yükseldi bu yıl aldığı petrol. Halbuki geçen yıl bu rakam 280 milyon varildi. Arada 20 milyon varil gibi bir fazlalık var. Peki niye böyle yapıyor ABD? Piyasada böyle bir talep patlaması yarattığınız zaman petrol fiyatları tabii ki yükselir. Yani ABD, fiyatları yükseltmek için bilinçli bir şekilde piyasadan petrol çekiyor. Peki niye yapıyor bunu; petrolün ticareti dolar ile yapılıyor. Ne yapıyor ABD, petrol fiyatları yükseldikçe daha fazla dolar basıp, daha fazla dolar ihraç ediyor. Hiçbir karşılığı olmadan habire basılıp ihraç edilen bu dolarla, ABD petrol satın alıyor. Bu şekilde petrol fiyatlarını ayarlayabiliyor. Buradan sağladığı kâr ile Irak'taki, Afganistan'daki saldırılarını finanse ediyor. Bir de yan nedenler var. Asya ülkelerinde yapılan bütün araştırmalar, bu fiyat artışlarının Asya ülkelerini müthiş etkilediğini gösteriyor. Örneğin, Tayland'ın GSMH'sının yüzde 2 düştüğü, Filipinler'de yüzde 1.5 düştüğü, Hindistan'da yüzde 1 düştüğü gözleniyor. Bu durum ülkelere 29-30 milyar dolarlık ek bir yük getiriyor. Dolayısıyla ABD, Asya kaplanlarının kulağını çekerek, 'ben sizin gelişiminizi istediğim zaman engellerim' diyor. Bundan sonra ne olacak? Bundan sonra ABD'yi de acıtacak noktaya gelir fiyatlar. 50 dolar ABD'yi de acıtacaktır. ABD bu noktaya gelmeden petrol alımını azaltır. Aralık ayından itibaren fiyatlar düşecektir. Normalde aralık ayında artması gerekir. Yani o zaman da anlayacağız ki petrol fiyatlarının ne rezervlerle ne de hava durumu ile ilgisi var. 35 dolar seviyesine çekilir fiyatlar. ABD canı istediğinde yine önümüzdeki sene bir ara, petrol varil fiyatlarıyla oynayacaktır. Türkiye gibi petrol ithalatçısı ülkelerin ödediği bedel... Her varil petrolde 13 dolarlık artış, milyarlarca dolar kayba neden oluyor. Türkiye gibi ülkelerde, dış politikası olmayan, buna bağlı olarak da enerji politikası olmayan ülkeler bunun bedelini ağır ödüyor. Yarınki enerji politikasını garanti eden ülkelerin dış politikası ciddiye alınır. Yarınki enerjisini garanti edemeyen, ABD fiyatlarla oynadığında ah vah eden bir ülkenin zararı çok daha fazla tabii, Türkiye gibi örneğin.


ORTADA FAZLA PETROL VAR

OPEC'in petrol arzını azalttığı söylemleri... 'Arz talebi karşılamıyor', 'OPEC petrolü kesiyor, bu nedenle fiyatlarla oynanıyor' deniyor, bu da yalan. OPEC'in böyle bir şey yaptığı yok. OPEC olması gerekenden fazla petrol pompalıyor. Şu anda petrol, talebin değil, arzın lehine. Yani ortada fazla petrol var, ama o kadar talep yok. Normalde petrol fiyatlarının düşük olması gerekiyor. Dünya petrol ürünleri, 82 milyon varil, günde 83.1 milyon varil, petrol üretimi var, yani günde 1 milyon varil fazla üretim var. Bunlar şubat rakamları, kışın en şiddetli geçtiği zaman. Yazın normal koşullarda fiyatların yüzde 25 düşmesi bekleniyordu, ama arttı.

Dünya rezervleri ne durumda? Dünyada toplam petrol rezervleri 4 trilyon varilin çok üzerinde. Bugüne kadar harcanan miktarı 700 milyon varil. 3.3 trilyon varil petrol var, bunun da 1 milyon varilden fazlası stoklanmış. Diğerleri muhtemel rezervlerde çok rahatlıkla çıkartılabilir. Petrol konusuna tarihsel gelişimi düşünerek bakmak lazım. Petrol doğal tarihsel sürecini tamamladığı zaman, yeraltında binlerce varil petrol olmasına rağmen petrol devri bitecek. Yani petrol tamamen tükenmeden zaten devri kapanacak.


PETROL FİYATLARI 50 DOLAR YOLUNDA Asya piyasasında eylül teslimi ABD hafif (Batı Teksas) petrolünün varil fiyatı, 48.98 dolara ulaşarak yeni bir rekor kırdı. Londra'nın Brent petrolünün varil fiyatı da düne göre 17 sent yükselerek 44.50 dolarla kendi rekorunu buldu. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) Başkanı Purnomo Yusgiantoro, örgütün eylülde Avusturya'nın başkenti Viyana'da gerçekleştireceği olağan toplantıyı beklediklerini söyledi. Purnomo, ham petrol fiyatlarının 50 doların hemen altında olmasını "Petrol fiyatlarındaki yükselişin devam etmesini görmek beni endişelendiriyor. Fakat yüksek fiyatlar şu an için maliyet enflasyonu oluşturmadı" diye değerlendirdi. OPEC'in 13 Eylül'de Viyana'da toplanacağını hatırlatan Purnomo, "Yeni bir girişim söz konusu değil. Eylüldeki olağan toplantıyı bekliyoruz. İzleme alt komitesi 13 Eylül'de, OPEC petrol bakanları ise bir gün sonra toplanacak. Üyelerimizle diğer petrol üreticileri arasındaki görüşme ise 15 Eylül'de yapılacak" diye konuştu. "Toplantıda mevcut gelişmeleri konuşacağız. Umuyoruz ki bu problemi çözebiliriz" diyen OPEC Başkanı Purnomo, Viyana'daki toplantıdan önemli sonuçlar beklediğini ifade etti.

ÖNCEKİ HABER

Nikaragua'da sağlık emekçileri hükümeti uyardı

SONRAKİ HABER

İngiltere’de Avam Kamarasından sorumlu bakan istifa etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa