20 Ağustos 2004 01:00

GÜNDEMDEKİ DOSYA -1

"Kamunun yeniden yapılandırılması" adı altında bir dizi yasal düzenleme yapıldı, yapılmaya da devam ediliyor. Son nokta ise halen çalışmaları büyük bir gizlilikle yürütülen Kamu Personel Yasa Tasarısı ile atılacak.

Paylaş


KAMU PİYASA İÇİN
    YENİDEN YAPILANDIRILIYOR Gerek önceki hükümetler, gerekse AKP Hükümeti'nin aslında birer saldırı olan "reform"ları şirin göstermek için başvurduğu yöntem ise bu çalışmaların vatandaş için yapıldığı yalanı. Oysa bu yapılanların arka planında, IMF, Dünya Bankası politikaları, stand by, GATS anlaşmaları var. Dünyayı, engelsiz egemenlikleri altına almak isteyen ulusal ve uluslararası tekellerin dayatmaları ile yapılmak istenen bu düzenlemeler, kamuoyuna, geniş halk kesimlerine şirin geleceği düşünülen söylemlerle hayata geçirilmek isteniyor.

HİZMETLERİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ 1996 yılında Türkiye'nin altına imza koyduğu Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS) ile eğitimden sağlığa, sosyal güvenlikten haberleşmeye, ulaşımdan yeraltı kaynaklarının, ormanların, tarihi alanların kullanımına, çöplere kadar her alanda kamu hizmetlerinin yerini özelin alması, bu hizmetlerin ticarileştirilerek özel sektör eliyle gördürülmesi garanti altına alındı. Kamu Yönetimi Temel Yasası ile sosyal devletin görevi olan ve devletin görmesi zorunlu hizmetlerin "özelleştirme şartı" ile belediyelere ve İl Özel idarelerine devrinin altında yatan da "yetkinin yerele devri" değil, kamu hizmetlerinin parayla alınıp satılan, parası olana hizmetin götürülmesi anlayışının egemen kılınması demek. Kamu Yönetimi Temel Yasası'nın bazı maddeleri veto edilse de hükümetin aynen çıkarmakta kararlı olduğu, bu konuda IMF'ye taahhüdün bulunduğu da unutulmaması gereken bir gerçek.

YÜRÜRLÜKTEKİ YASALAR AKP Hükümeti işbaşına geldiğinden beri hep sermaye, tekeller için yasalar çıkardı. Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları Yasası ile "yatırım" adı altında ülke toprakları, yeraltı zenginlikleri tekellere altın tepside sunuldu. "Yatırım" yapacak tekeller devletin tüm olanaklarından, teşviklerinden en üst derecede yararlanacağı gibi, SSK primleri ve vergi de vermeyecekler. Hele "endüstri bölgeleri" ilan edilen alanda faaliyet göstereceklerse adeta özerkliklerini ilan edip, istedikleri gibi at koşturabilecekler. Bununla da yetinmeyen AKP Hükümeti, "Kamunun tasfiyesi"nin bir parçası olan Büyükşehir Belediyeleri ile Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasası'nı çıkardı. Kamu Mali Kontrol Yasası, Kamu Yönetimi Temel Yasası ile bütün olarak ele alındığında, Teftiş Kurulları kaldırılıp, denetim bürokratların, yöneticilerin kendilerini denetleyecek kişileri kendilerinin atamasını getiren düzenlemeler içerdi. AKP denetimi kaldırmasına gerekçe olarak da müfettişlerin yolsuzlukları önlemede yetersiz kaldığını gösterdi.

BELEDİYELERE YENİ BİT'LER Yürürlüğü giren Büyükşehir Belediyeleri Yasası ile büyükşehir belediyelerinin sınırları, nüfuslarına göre, valilik merkez kabul edilerek çizilecek daire içinde kalan alan olacak. Belde belediyeleri ortadan kalkarken, ilçe ve ilk kademe belediyelerinin birçok yetkisi elinden alınıp, büyükşehir belediyesine verildi. Büyükşehir belediye başkanlarına çok geniş yetkiler tanıyan, adeta birer kral yaratan yasa, belediyelerin şirket kurmasını ve belediye yönetimlerinin şirket yöneticisi olmasının da önünü açtı. "Kamunun sırtında yük" olarak gösterilen KİT'lerin yerine belediyelere sınırsız BİT kurma yetkisi veren yasa, böylece yeni yolsuzluklara da yeşil ışık yakmış oldu. Denetimin ortadan kaldırıldığı düşünüldüğünde, artık yolsuzluklar gözönünde yapılacak, ancak bunları ortaya çıkaracak müfettişler olmayacak. Halen belediyelerin Hazine'ye trilyonlarca borcu var. İşçilere de borcu olan belediyeler, bunlar yetmezmiş gibi, şimdi yasa ile sınırsız dış borç alma yetkisini de elde ediyor. Üstelik hepsi de hazine garantili borçlar olacak.

DEVLETİN SADECE SOPASI KALIYOR "Yeniden yapılanma"nın en önemli ayağı olan, veto edilse bile aynen yeniden çıkarılma kararı alınan Kamu Yönetimi Temel Yasası, yönetişim, özelleştirme, sözleşmeli personel istihdamı, performansa göre ücret gibi düzenlemeleri içeriyor. Adalet, Milli Savunma, İçişleri, Maliye ve Milli Eğitim bakanlıkları dışında kalan tüm bakanlıkların taşra teşkilatları ve hizmetleri özelleştirme şartı ile yerele devrediliyor. Anayasa'da yer alan sosyal devlet tümüyle ortadan kaldırılıp, asker, polis, yargı gibi devletin sopasını temsil eden 'hizmetler' merkezi idarede bırakılıyor. Üstelik yerelin bu hizmetleri yapamadığı koşullarda, söz konusu kamu kurum ve kuruluşlarının "kendilerine açıkça görev verilmeyen ve kuruluşun amacı ile doğrudan bağlantılı olmayan alanlarda işletme kuramayacağı, mal ve hizmet üretemeyeceği, bu amaçla personel, bina, araç, gereç, kaynak tahsis edemeyeceği" sermaye lehine güvence altına alınıyor. YARIN: Personel sistemine köklü değişiklikler geliyor


Neleri ele alacağız IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü gibi uluslararası sermaye kuruluşlarının talimatları doğrultusunda, Özal'ın ilk tohumlarını attığı kamunun tasfiyesi; onun izinden yürüyen AKP Hükümeti tarafından hızla hayata geçiriliyor. "Kamu çok hantal, küçültüp vatandaşın işini kolaylaştıracağız", "Vatandaşın işi yerelde çözülecek", "Yetkiler yerele devredilerek, merkez küçültülecek" gibi söylemlerle gündeme getirilen yasalar ile kamu hizmetleri piyasaya sunulmaya, özelleştirme öne çıkarılmaya, "devlet memuru" yerini "hükümetin memuru"na bırakırken, işgüvencesi, örgütlenme özgürlüğü yok edilmeye çalışılıyor. "Kamunun yeniden yapılandırılması" adı altında bir dizi yasal düzenleme yapıldı, yapılmaya da devam ediliyor. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol, Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları, Kamu Yönetimi Temel Yasası, İl Özel İdareleri, Belediyeler, Büyükşehir Belediyeleri yasaları ile büyük oranda gerçekleştirilen kamunun tasfiyesinde son nokta ise halen çalışmaları büyük bir gizlilikle yürütülen Kamu Personel Yasa Tasarısı ile atılacak. Bunları ise sosyal güvenliği, sosyal devleti tümüyle yok edecek olan "Sosyal Güvenlik Reformu" izleyecek. Gelir İdaresi ve Vergi Sisteminin yeniden yapılandırılmasıyla ise "reform"ların hayatın her alanını etkileyecek şekilde genişletilmesi ve artık tümüyle "parası olanın düdüğü çaldığı" bir sistemin egemenliği söz konusu olacak. Bu yazıda, "Kamunun yeniden yapılandırılması" adı altında getirilmek istenen düzenlemelerin içeriğini vermeye çalışacağız. İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Kamu Yönetimi Temel Yasası'nın bazı maddeleri cumhurbaşkanlığınca veto edilmekle birlikte yeniden gündeme gelecek. "Yeniden yapılandırmanın" önemli parçaları olan Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları, Kamu Mali Yönetimi Kontrol Yasaları ile Büyükşehir Belediyeleri yasası ise yürürlükte. Kamu Personel Rejimi, Gelir İdaresi'nin Yeniden Yapılandırılması üzerinde ise çalışmalarını sürdüren AKP Hükümeti, bu konuda en büyük desteği de TÜSİAD, TOBB gibi yerli sermaye örgütleri ile TESEV'den alıyor. Bu yazıda, ilk adımları son 20 yıllık süreçte atılan "Kamunun yeniden yapılandırılması"nı daha çok personel, kamu çalışanları, memurlar açısından ele alacağız. Diğer düzenlemelere ise kısaca değinilecek.


VETO EDİLSELER DE AYNEN GEÇECEK Kamu Yönetimi Temel Yasası, İl Özel İdareleri ve Belediyeler Yasası'nın bazı maddeleri veto edildi. Ancak, "reform"u tamamlamakta, "kamuyu küçültmekte" kararlı olan AKP Hükümeti, Meclis'in yeni döneminde söz konusu bu yasaları aynen geçirerek, IMF ve büyük sermayeye taahhüdlerini hızla gerçekleştirmekte kararlı. Veto edilen İl Özel İdareleri Yasası da İl Özel idarelerine, valilere geniş yetkiler getirdi. Belediyelerde olduğu gibi "hizmet"in gereği olarak sınırsız borçlanma yetkisi olan İl Özel idareleri, üstelik önceden Hazine'den izin alma şartı olmadan borçlanabilecek. Cumhurbaşkanı'nın veto gerekçesinde de belirtildiği gibi kamu hizmetlerinin tümüyle yerelleştirilmesi ve özelleştirmesi öngörülen yasa ayrıca, kamu personel rejimine ilişkin ciddi hak kayıplarını da içeriyor. Başta Belediyeler Yasası olmak üzere "yeniden yapılandırma" yasalarının tümü özelleştirmeyi ön plana çıkardığı gibi, yerelleşmeye de özelleştirme şartı olarak izin veriyor. Belediyeler Yasası'ndaki "Belediye öncelikle imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel altyapı; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehiriçi trafik, defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor; sosyal hizmet ve yardım, evlendirme, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar ve yaptırır" ifadesi, "yeniden yapılanmanın" kimler ve ne için olduğunu açıkça gösteriyor. İçme suyundan ağaçlandırmaya, ulaşımdan sağlığa, temizlikten ölü gömmeye kadar hayatın her alanı özel sektöre teslim edilirken, İstanbul'da sel ile yaşanan felaketlerin kat be kat artacağının da işaretini veriyor.

ÖNCEKİ HABER

Adaletsizliğin itirafı

SONRAKİ HABER

Abdullah Öcalan'ın avukatları saat 11.00'de açıklama yapacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa