16 Ağustos 2004 01:00

'Hedefimizi seçimle sınırlı tutmuyoruz'

Almanya'da iktidardaki SPD'yi sarsan yeni parti girişiminin Stuttgart sözcüsü Ver.di Sendikası Şube Başkanı Bernd Riexinger, sadece seçim için bu girişimi başlatmadıklarını söyledi.

Paylaş
Almanya'da çoğunluğunu sendikacıların başlattığı yeni parti girişimi, büyük yankı uyandırdı. Girişim, iktidardaki SPD'yi sarsıyor ve art arda istifaları beraberinde getiriyor. Emekçilerin her pazartesi sosyal hakları için başlattıkları eylemlerle birleşen bu girişimin Stuttgart sözcüsü, Ver.di Sendikası Şube Başkanı Bernd Riexinger ile hedeflerini konuştuk. Neden yeni bir partileşme çabası olarak tanımlanan İş ve Sosyal Adalet için Seçim Alternatifi'ne (AGS) katıldınız? Bunu üç maddede açıklayabilirim. İlk olarak şunu belirtmekte yarar var; sermayenin saldırılarına karşı ekonomik talepler için mücadele eden, ve mücadelede grev dahil olmak üzere bütün olanakları değerlendiren güçlü sendikalara ihtiyacımız var. İkinci olarak bu güçlü sendikaların yanı sıra politik bir alternatife ihtiyacımız olduğunu da düşünüyorum. Sermaye örgütlerinin, neoliberal ideologlarının politikalarına karşı alternatif geliştirebilen ve bugün işçi düşmanı politikaları uygulayan partilere karşı çıkan bir oluşuma ihtiyacımız var. Üçüncü neden olarak ise, sol ve demokratik çevreden bir alternatif ortaya çıkmaması durumunda aşırı sağ popülist parti ve grupların sosyal politik konuları daha farklı işleyip güçlenebileceğinden kaygı duyuyorum. Böyle bir politik oluşumu seçimlerle sınırlamak sizce ne kadar doğru? Bu oluşumu salt seçim alternatifi olarak görmek ve göstermek çok dar ve kısa vadeli bir bakış açısını ifade eder. Bence bugün açıklanması gereken en merkezi soru, şüphesiz bir seçim alternatifine ihtiyaç duyulduğu ancak hedeflenen politik değişim ve dönüşümün parlamento dışı hareketle sağlanacağı ve bu seçim alternatifinin attığı bütün adımlarda bu harekete dayanması gerektiğidir. ASG barajı aştı ve parlamentoya girdi. Sözünü ettiğiniz parlamento dışı hareketle ortak çalışma nasıl gerçekleşecek, ASG kendine hangi rolü biçiyor? Bence ortak politik çalışma çok sıkı olmalı. Politik güç dengesini parlamentodaki sandalye sayısı belirlemiyor. Emek ve sermaye arasında, sokakta verilen kısa ve uzun vadeli politik mücadele belirleyici oluyor. Ama son 30, 40 yılın mücadele tecrübesine baktığımızda hareketlerin sürekli iniş çıkışlarla sürdüğünü görüyoruz, ki bu hareketlerin ortak özelliğidir. Ve bu nedenle güvenilir ve uzun vadeli siyaset yapabilecek politik örgütlere, yani partiye ihtiyaç var. Bu süreç aynı zamanda sendikaların yeniden işçilerden yana politika yapmaları için verilen bir mücadele süreci mi olacak? Öyle olması için çabalıyoruz. Sendika yönetimleri, bu saldırıların gelip geçici olmadığını kavramalı. Bugün yaşananlar çok geniş çaplı ve uzun vadeli bir saldırı dalgasının başlangıcı. Saldırı dalgalarının önüne geçilmediği müddetçe yeni dalgalar gelecek, bu kesin. Sermaye saldırılarını daha yıllarca böyle azgınca sürdürme yanlısı. Kapitalizm öyle bir noktaya geldi ki artık ekonomik büyüme yoluyla sosyal dengesizliği hafifletmeyi başaramayacak durumda. Sendikalar bunu böyle kavramalı ve geçici yenilgileri de içeren uzun vadeli mücadeleye hazırlanmalılar. Eğer karşı koymak, var olan durum değiştirilmek isteniyorsa o zaman bütün üyelerin politikleşmesi için çalışmalı ve neoliberal saldırılara karşı bütün alanlarda mücadele edilmeli. ASG, yeterince antikapitalist programı olmadığı yönünde eleştiriliyor. Diğer yandan ASG ise en geniş çevreyi birleştirme hedefi olduğunu ilan ediyor. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu oluşumun henüz bir programı yok. Bu nedenle programı hakkında fikir belirtmek için henüz erken olduğunu düşünüyorum. Kurulacak olan partinin programı üyelerin mümkün olan geniş kesiminin katılımıyla belirlenecek. Bence öncelikle görülmesi gereken, bu parti girişiminin geldiği yerin sosyal hareket olduğudur. Bu sosyal hareketin içinde en önce ve en güçlü olarak sendikalar gelmekle birlikte Attac ve benzeri oluşumların çevreleri de var. Diğer yandan bugün sosyalist bir hareket yok, sosyal bir hareket var. Bu nedenle de, sosyal bir hareketin partileşme sürecindeki ifadesi sosyalist parti olamaz. Ama bu parti içinde sosyalist bir kanadın olacağı kesin. Bundan sonraki sürecin ise açık olduğunu düşünüyorum. Ancak her kim olursa olsun, bu parti girişimini baştan sosyalist bir partinin inşa girişimi olarak görenler, bunu öyle kavrayanlar ve öyle olması için çalışanlar, sosyal hareketin en geniş bileşiminin kendini bir parti içinde örgütleme fırsatını değerlendirememesine neden olacaklardır. Tabii ki, bu ekonomik sistemin kendisi, alternatifleri ve bunların nasıl olabileceği üzerinde de durulacaktır. Ama bu, belirttiğim gibi bir sürecin ürünü olmalı ve yerinde ele alınmalı, bazıları başka türlü düşünüyorlar diye acele edilmemeli, sabırlı olunmalı.

ÖNCEKİ HABER

CHP'de üç vekile ihraç

SONRAKİ HABER

Cannes Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa