14 Ağustos 2004 01:00

Operasyonlar açıklansın!

Yüzlerce faili meçhul cinayetin çözülemediği Türkiye'de, eski MİT'çi Yavuz Ataç'ın bahsettiği 200 operasyonun ne olduğu merak ediliyor.

Paylaş
MİT'çi Yavuz Ataç'ın gazetelere demeç verip, "Gladio'yu dört yıl boyunca ben yönettim" demesine rağmen, devlet yetkililerinden çıt çıkmıyor. Kendisiyle yapılan röportajda onlarca itiraf, dava açılmasını gerektirecek delil olmasına karşın, gazeteler yalnızca Yargıtay Başkanı ile bir MİT'çinin yaptığı görüşme üzerine odaklanıyorlar. Araştırılması gereken bir konu olmakla birlikte birçok cinayet, suikast, sabotajla birlikte anılan kontrgerilla konusunda tek soru sorulmayışı oldukça anlamlı. NATO sözleşmeleri gereği, NATO üyesi her ülkede kurulan ve onlarca cinayetten sorumlu olan Gladio'nun, genel tanımıyla kontrgerillanın, Türkiye'de de var olduğu ve karanlık eylemler gerçekleştirdiği yıllardır iddia edilmekteydi. Birçok kanıt ortada olmasına rağmen her dönem bu örgütün varlığı ısrarla inkâr edilmekteydi. Ama şimdi bu örgütü dört yıl boyunca yönettiğini ve yüzlerce operasyon düzenlediğini itiraf eden birisi karşımızda. Başta 1 Mayıs 1977 katliamı, Kahramanmaraş katliamı, Ecevit'e, Özal'a suikast olayları olmak üzere kontrgerillayla anılan tüm operasyonlar bu yetkili kişiye yeniden sorulmalıdır. Kendi zamanında gerçekleştirdiğini söylediği 200 operasyonun ne olduğu açıklanmalıdır. Devletin yetkili kademelerinin bu örgüt karşısındaki suskunluğu artık son bulmalıdır. Yıllar önce TBMM tarafından kurulan Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu'nun incelemeleri sonucunda hazırladığı raporda yazılanlar yeniden tartışılmalıdır.

TBMM raporunda her şey var Büyük çoğunluğu Güneydoğu'da olmak üzere işlenen 15 bin faili meçhul cinayet üzerine kurulan TBMM Araştırma Komisyonu yaptığı incelemeler sonucunda son derece çarpıcı ilişkilerle yüz yüze gelmişti. Ancak araştırmaları her seferinde birtakım güçler tarafından engellenmişti. Bunun üzerine Komisyon raporuna şunları yazmıştı: "Bir merkezden yönetiliyormuşçasına gizli örgüt şeklinde örgütlenen bu oluşumlar devletin seçimle işbaşına gelmiş organlarınca denetlenememektedirler." Yine başka bir yerde Komisyon şu tespiti yapmaktaydı: "Devletin seçimle gelmiş organlarınca denetlenemeyen ve yargı organlarınca da soru sorulamayan bu örgütler istedikleri gibi devlet idaresindeki organların hakimi olmakta ve devleti her türlü emellerine alet edebilmektedirler." Seçilmiş milletvekillerinin bu yazdıkları üzerine o dönem devletin hiçbir yetkilisi tek kelime söylememişti. Bu yazılanlar sesizce örtbas edilmişti.


YANIT BEKLEYEN SORULAR Yavuz Ataç, hem Gladio'yu yönettim hem de 200 operasyona imza attım diyor. Şimdi şu sorular yanıt bekliyor:
  • Gladio devletin bilgisi dahilinde kurulmuş bir örgüt müdür?
  • Devletin bilgisi dahilinde kurulmuş ise hangi kuruma bağlıdır, emirleri kimden almaktadır?
  • Birçok katliam sanığının bu örgüt tarafından operasyonlarda kullanılmasında hangi makamların onayı bulunmaktadır?
  • Yurtiçinde ve yurtdışında gerçekleştirlen operasyonlar hangileridir? Bu operasyonlar için herhangi bir makamdan izin alınmış mıdır?
  • Tevfik Ağansoy'un Belçika'ya DEP milletvekillerinin basın toplantısını bombalamak üzere gönderilmesi, Haluk Kırcı'nın turizmi baltalamak için Yunanistan'da orman yangınları çıkarması, Azerbaycan'daki darbe girişimi bu uluslararası operasyonlar içinde midir?
  • Gladio'nun başında bulunduğunu itiraf eden Yavuz Ataç'ın Mikail Sarı ile yakın ilişkisi olduğu iddia edilmişti. Sarı'nın ismi de Akın Birdal suikastında geçmişti. İHD Başkanı Akın Birdal'a düzenlenen suikast da Glaido'nun gerçekleştirdiği bir operasyon mudur? Bu emri veren makam kimdir?

  • ÖNCEKİ HABER

    Can Yücel dostları
       Datça'da buluşuyor

    SONRAKİ HABER

    Samsun'daki 19 Mayıs töreninde Kılıçdaroğlu ile Bahçeli tokalaşmadı

    Sefer Selvi Karikatürleri
    Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa